6 Şubat 2018 Salı

Geriye Kalan Eser Yorumu İnsanca Yaşamak

Gerçek Çocuk Öyküleri

Engelsiz renkler kişisel web yolculuğu sessiz takipçilerim,
Blog haritam kategorisinin konusu Uçun Kuşlar Blog Sahibesi Makbule Abalı Hocam'ın, çıkarmış olduğu Geriye Kalan Kitabından bir bölümünü yorumlamaya ve aktarmaya çalışacağım. Konu başlığını " geriye kalan eser yorumu insanca yaşamak olarak seçtim. "

Makbule Hocam'ın, " geriye kalan kitabında " çocuklarımızı veremediğimiz önemlerden bahsetmek istemiş. İnsanca yaşamak için doğruyla-yanlışların karıştığını, iyi ile kötüyü algılamada ne kadar zorluk çektiğimizi, insanca yaşamak-istem dışı-insan dışı yaşamaya dönüşüyor. Gerçek dışı olaylar yaşam tarzımız oluyor.

Hiç tanımadığımız, bilmediğimiz, görmediğimiz gerçek çocuk öyküleri gerçekler dünyasının acımasızlığı ile yeniden şekil buluyor…  " Makbule Abalı Hocam, Geriye Kalan Kitabında  " vermiş olduğu olayların örneklerini bir okuyalım.

Gerçek Çocuk Öyküleri


Ayaz Bebek: Konya’da 8 aylık Ayaz bebek yatağında ölü bulundu. Annesi yazları tarım işinde çalışıyor. Babası askerde. Evin pencerelerinde cam yok, plastik örtülerle korunmaya çalışılmış.

Doktor zatürre  tanısı koymuş ancak ölümü “ kuşkulu ölüm sayıldığından otopside yapılacak. O minik bedene ) Şimdiye kadar hiçbir yardımda almamışlar. Gecenin ayazı, rüzgarı savunmasız bir bebeğe vurmuş.
  • Ayaz bebeğin ebeveynlerinin resmi nikahları yok. Sözde bir yuva kuruluyor, bir aile oluşturuluyor ve bütün yükü daha dünyadan haberi olmayan Ayaz Bebeğe yükleniyor.
  • Bizler hangi dünyada yaşıyoruz hangi insanlıktan bahsediyoruz. Savunmasız ve korunaksız bir evde hangi mantıkla, hangi anne, babalıktan bahsediyoruz.
  • İnsan hayatı bu kadar ucuz mu ? Ayaz Bebeğe biçtiğimiz değer bu mu ? İnsanca yaşamak ve yaşama olanakları sağlamak çocukların değil bizlerin sorumluluğu altında değil mi ?

Kader : Bir Kader daha kaderine yenik düştü. Kayıp gitti aramızdan. Nufus cüzdanına göre 2000 doğumlu ve henüz 14 yaşına bile gelmemişti. Okula 5. Sınıfa kadar gitmiş. 

Kocası 8. Sınıftan yarılmış. Kocasına sorulduğunda şöyle diyor; “ İkimizde okuma-yazma biliyorduk. “ Kocası “ Ben onu 18’inde sandıydım” diyor.

Kader okul çağında çocuk yaşta evlendiriliyor… Çocuk yaşta anne oluyor… Daha genç kızlığını yaşamadan anneler gününü çocuk yaşta kutluyor…

Bebeği ile çocuk yaşta yaşamın acımasızlığı ile  başa çıkmaya çalışırken bir bebeğe daha hamile kalıyor.

İkinci çocuk 7 aylık ölü doğuyor. Kader bir gün vurulmuş olarak ölü bulundu. Nasıl öldüğü daha açıklanmadı.

Türkiye İstatistik Kurumu Türkiye’de halen 182.000 çocuk gelin olduğunda bahsediyor. Kader Çocuk ve kızı bebek insanca yaşamak ellerinden alınıyor.
  • Kader çocuk eğitimini ve öğretimini okulda değil. Hayat okulunda tamamlamış. Bir eşi ve bir bebeği çocuk yaşında kısa ömrüne sığdırmış. Ama bizler bununla da yetinememişiz.
  • Kader çocuğu bu dünyaya sığdıramamışız. Kader bu dünyadan giderken bir parçasını koyup gitmiş.
  • Kimin o bebeğe ne olduğunun ve ne olacağının hakkında bir bilgisi var.
  • Kader ağlarını o bebek için örmemesi için bizler neler yapmalıyız ? Bu ülkede çocuklarımıza verdiğimiz önem ve değerleri gözler önüne açıkça seriyoruz.
  • Çocuklarımızı ilgi ve yetenekleri ile değerlendirmiyoruz. Onların hayatlarını küçük yaşlarında ellerinden alıyoruz Üzerlerinden nemalanıyoruz ve vantuz gibi sömürmeye devam ediyoruz.
  • Bir de kendini bilmez bir aymazlıkla üretmelerini istiyoruz. Bunu adına da " bizler " insanca yaşamak diyoruz.

Yetersiz Besleme Sonucu Bebek Ölümü : Televizyonda ekran başına çıkan anne baba ve üç çocuk… Baba engelli, iş bulamamış, çalışmıyor, zaman zaman komşuların yardımıyla geçiniyorlar.

Aile bireylerinin yetersiz beslemeleri ve özellikle annenin yetersiz beslenmesi bebeğinin ölüm sebebi olabiliyor.

“ Anne sütüm yetmedi sadece çay ve ekmekle besleniyordum “ diyor… Ertesini günü yardım sevenlerden yardım yağıyor. Ama artık bebek yaşamıyor…
  • Her canlının olduğu gibi insanlarında besin takviyesi alması lazım.
  • İnsanız farkımız var... ama ihtiyaçlarımızı tedarik etmede problemler var.
  • Bir bebeği anne sütü ile besleyemiyor-sak insanca yaşamak bunun neresinde...
  • Teknoloji ilerliyor insanlık git gide geriliyor. Yaşam savaşı nüfuslarımızı hükmediyor.

Soma Faciası : Soma faciasında belirlemeler göre 432 çocuk babasız kalmıştır. 432 Çocuğun gözünde en güçlü, en kahraman, her şeyi bilen babaları artık yaşamlarında yoktur. Babasız kalan çocuklar kervanına katılmışlardır.

  • Artık o çocukların tutunacak dalları dayanacakları bir sırtları yoktur.
  • Yaşam denen bu ince ve uzun çizgide kara elmasın altında kalan babalar ekmek parası için mücadele ettiler ve yenik düştüler.
  • Çocuklarının ve ailelerinin yüreklerinde bu olayı anı olarak bırakıp gittiler.
  • Çocukların dünyaları şaşırdı ve kafaları karıştı.
  • Çocukların psikolojini onarmak ve kayıplarının acısını anlamak ne kadar mümkün…
  • Bizler insanca değil insan dışı yaşıyoruz.

Mevsimlik Çocuklar : Türkiye İstatistik Kurumu 2012 Çocuk İş gücü anketine göre 6-17 yaş arası çocukların 900 bine yakını çocuk işçi olarak çalışıyor. )

Okullar henüz kapanmadı. Ama bugünden itibaren ben artık okullu değilim. Ben bir işçiyim... Çocuk işçi... Çocuk muyum... işçi miyim... onu da bilmiyorum. Ama annem babam öyle diyorlar.”  

Mevsimlik işçi olmuşum. Ben hiç çocuk olmadım ki Kardeşime baktım, ev işlerine yardım ettim, yemek bile yaptım.

Bazen büyük, bazen çocuk sayıldım. Öyle çok kılık değiştiririm ki, sorarım kendi kendime. Çocuk muyum, büyük müyüm, öğrenci miyim, işçi miyim… Ben neyim ? “
  • Güçlülerin dünyasında insanca yaşamak isteyen çocuklarımız.
  • Güçlüler ne isterlerse onu yapmanız için programlanabiliyorsunuz.
  • Onların istediği gibi yaşıyorsunuz… onların istediği yerlerde oluyorsunuz ve onlara devamlı sorgusuz sualsiz itaat etmeniz isteniyor.
  • " Haklısınız ne olduğunu bilmeyen, ne olacağını nasıl bilebilir ki. "
  • Sizler sadece geleceğimizin çocuklarısınız…
Dip Not : Eğer sizler de " geriye kalan kitabını " okumak ve onunla tanışmak istiyorsanız Alzheimer Mersin Şübesi Sekreteri Ayşe Hanım'dan, temin edebilirsiniz."
Cep Telefon Numarası : 05385166999

Geriye Kalan eserin " geliri, Makbule Hocam'ın üyesi olduğu Alzheimer Mersin Şubesine aktarılıyor. 

Yola Devam♿ : Bir tarafta bebekler, çocuklar ölürken bir tarafta babalar ölüyor. Hepsinin ortak öyküsü insanca yaşayamamaktan geçiyor.

Kendi geleceklerini kendilerine emanet ettiğimiz çocuklarımız gençlerimiz ve gelecekten gelecek çocuk ve gençlerimize bizler ne kadar sağlıklı ortamlar hazırlayabiliyoruz ?

Bizler şimdi çocuklarımıza hangi imkanları sunuyoruz ? Onlar için ne yapıyoruz ki onlardan neler isteyelim ? Bu kadar yükleri geleceğin büyüklerini yüklerken nedense yüzümüz hiç kızarmıyor ?

Not : Uçun Kuşlar Blog Sahibesi Makbule Abalı ve Geriye Kalan kitabı " hakkında yazdığım diğer paylaşımları okumak isterseniz aşağıya bırakıyorum. Keyifli okumalar dilerim.
1. GeriyeKalan Kitap Hediyesi İle Yeni Yıla Girdim
2. Geriye Kalan Eser Yorumu
3. GeriyeKalan Eser Yorumunun  Soruları Neler
4. Geriye Kalan Eser Yorumu Yaşam Kalitemiz

Bu içerik Engelsiz Renkler-Kişisel Web Yolculuğu tarafından hazırlanmıştır.
Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

5 yorum:

  1. Çok geniş ve güzel bir yorum olmuş Abdullah oğlum. Makbule Hanım çok kıymetli ve tanımaktan gurur duyduğum bir kardeşim. Kitap yorumu için teşekkürler. Sanırım devamı gelecek. Aklına, emeğine sağlık. Makbule kardeşimin de kalemine sağlık. Gözlerinden öpüyorum Abdullah. Ece teyzen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geriye Kalan Kitabı okunmaya ve yorum yapılmaya fazlasıyla hak ediyor. Elimden geldiğince yorumlamaya ve tanıtmaya çalışıyorum. Makbule Hocam, hayatımda ve blog sayfamda örnek aldığım, düşünce ve davranışları ile bakış açıma ivme kazandıran ve yazılarımı incelik katan bir büyüğüm.

      Ece Teyzem ben teşekkür ederim okuyup yorum yaptığınız için. Evet birkaç tane daha konuyu yer vermek istiyorum. Makbule Hocam’ı ve Geriye Kalan Eserini tanımak- okumak bir ayrıcalıktır. Herşeyi ile hayatımıza değer katıyor. Ben de elinizden öperim Ece Teyzem.
      Saygılarımla.

      Sil
  2. Geriye kalanlar yaşamın gerçeklerinden payını almaya devam edecek sanki. Duyarlılıkla yazılan satırlar ve vefa duygun için teşekkürler. Makbule hanımın kaleminden ben de okurken keyif alıyorum. Sen de çok içten ve samimi şekilde yorumlamışsın Abdullah kardeşim. Huzurlu bir gün dileklerimle, selam ve sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mukaddes Ablam, " Geriye Kalan " yaşamın gerçeklerini ayna tutan ve gerçekleri bize gösteren bir eser kanaatindeyim. Gerçekten Makbule Hocam'ın kalemi insanı okurken içine çekiyor. Samimiyeti, olayları yaklaşımı, anlatım tarzı ve deneyimlerini Geriye Kalan eserinde o kadar güzel aktarmış. Ben de post yazılarıma sığdırabildiğim kadar, yorumlamaya ve aktarmaya çalışıyorum.

      Mukaddes Ablam, beğenmiş olduğunuza sevindim. Güzel dilekleriniz, yorumunuz ve ilginiz için teşekkür ederim. Ben de huzurlu ve güzel bir gün dilerim. Aleykümselam, hürmetlerimi sunarım :)
      Saygılarımla

      Sil
  3. Geriye Kalan Kitabı okunmaya ve yorum yapılmaya fazlasıyla hak ediyor. Elimden geldiğince yorumlamaya ve tanıtmaya çalışıyorum. Makbule Hocam, hayatımda ve blog sayfamda örnek aldığım, düşünce ve davranışları ile bakış açıma ivme kazandıran ve yazılarımı incelik katan bir büyüğüm.

    Ece Teyzem ben teşekkür ederim okuyup yorum yaptığınız için. Evet birkaç tane daha konuyu yer vermek istiyorum. Makbule Hocam’ı ve Geriye Kalan Eserini tanımak- okumak bir ayrıcalıktır. Herşeyi ile hayatımıza değer katıyor. Ben de elinizden öperim Ece Teyzem.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Özelden veya blog sayfalarında sormuş olduğum ve yapmış olduğum yorumlara cevap vermeyenlere yada gelişi güzel cevap verenlere ben de dikkate almıyorum.

4. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.