12 Aralık 2017 Salı

Blogger 0 Bilgisizliğinin Sonuçları Nelerdir

 1. Teknoloji ve Yaşam Zayıflığımızın Bilgisizliği

Söz ağacımızın etkinliğinin takipçileri,
Blog haritam kategorisinde blog dünyasında yolun başında olan blog kullanıcılarına veya kendisine bir blog sayfası açmak isteyip, ne yapacağını bilmeyen fakat idealleri doğrultusunda yazma tutkusu olan insanlar için blogger 0 bilgisizliğinin sonuçları nelerdir içeriğini hazırlama ihtiyacı hissettim.

Bilgisizliğimizin parametrelerini veya sonuçlarını yaşadıklarım ile birleştirip aktardığım bir yazı olacağını inanıyorum. Bakalım verdiğim bilgiler sizlerin işlerine ne kadar yarayacak. O zaman buyurun hep beraber okuyalım, konuşalım, paylaşalım, yorumlayalım ne dersiniz ?

1. Teknoloji ve Yaşam Zayıflığımızın Bilgisizliği

0 Teknoloji bilgisizliği + 0 Bilgisayar ve klavye kullanımı bilgisizliği +  Cep telefonu bilgisizliği + Ekran görüntüsü alma bilgisizliği + Kamera bilgisizliği.

0 sosyal yaşam  bilgisizliği + 0 sosyal iletişim kurma bilgisizliği + 0 sosyal ağları kullanma bilgisizliği + 0 Okuma alışkanlığı kazanamama bilgisizliği + 0 yazma bilgisizliği + 0 kelime hazne yetersizliği ve imla kuralları bilgisizliği = Karşılığı Nedir ? 

Bilgisizliğini öğrenme ve araştırma yöntemi ile kendine yenilememe, geliştirememe ve modern kültürün dayatması olan yaşamlarımıza giren blog sayfalarına ayak uyduramamak blog dünyasında var olamayacağımızın bir göstergesidir.

Bu doğrultuda blog sayfalarını güncel tutmaya çalışanlar bir daha değil + bin defa değil + bin bir defa düşünmeleri gerektiklerinin bilincinde olmaları gerekir.💁🙆🙅

2. Blogger Kullanım ve Yönetim Bilgisizliği


0 Blogger kullanımı ve yönetim sonuçları bilgisizliği + ( 0 Seo Bilgisizliği + 0 Site hızı bilgisizliği + 0 Banclik alma bilgisizliği + 0 Harita doğruma ve doğrulama eklentileri bilgisizliği + 0 İstatistikler bilgisizliği + 0 Dizin ekleme bilgisizliği + 0 Blog bilgisizliği ve blog açma bilgisizliği ( .com alan adı almak yerine blogspot.com olarak blog sayfamızı açmaya teşvik edilmesinin bilgisizliği )

0 Banner bilgisizliği + 0 Küçük hilelerle ziyaretçi çekip hit  kazanma bilgisizliği + 0 Kod bilgisizliği + 0 Yayın ve içerik bilgisizliği + 0 Site içi link verme bilgisizliği.

0 Eklenti bilgisizliği + 0 Kategori bilgisi ve etiket bilgisizliği + 0 Resim ve görsel program bilgisizliği + 0 Konum bilgisizliği + 0 Kalıcı bağlantı bilgisizliği + 0 Arama açıklaması bilgisizliği + 

Resimlerimize alt etiketi ekleme bilgisizliği + 0 Ücretsiz Hazır tema bilgisizliği + 0 Yorum kuralları bilgisizliği + 0 İmza bilgisizliği ) = Karşılığı Nedir ?

Blogger bilgisi olan blog kullanıcılarının elinde sizin ve blog sayfanızın bir oyuncak gibi oynanılması veya yararlanılması sonucunda her zaman sizlerden milyonlarca defa üstlerde google algoritmalarının üst seviyelerinde yer almaları.

Blog sayfası açmak isteyen veya aktif olarak blog yazan kullanıcılar eğer Google'da sadece özgün yazılar yazarak bir yere gelebileceğinizi sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz demektir.


Bu parametreleri bilmedikten sonra istediğiniz kadar ben özgün, özgür ve tutkulu yazılar yazıyorum deyin.


Bu tamamen blog dünyasında Blogger'ın
 kaymağını, pastasını, reklamını, parasını sizlerin ve blog sayfalarınızın Üzerlerinden ekmek yer gibi yemek isteyen bilgisi olan bloggerlar tarafından uydurulmuş bir safsata ve bir yanıtma teorilerinden başka bir şey değil.


Bu konuda bir çok araştırma yaptım ve bir doğruluk payı olduğunu görmedim. Bunun aksine düşünen veya kendi araştırmalarında ellerinde net doğru ve ispatlanmış birer örnekleri veya uygulamaları var ise bizlerle paylaşsınlar bizlerde bir bilgi sahibi olalım.👍

Onların anlattığı gibi olsaydı her özgün, özgür ve tutkulu yazı yazanlara google da bırakın üst seviyelere çıkmayı.

Blogger, blogger yazarları için ayrı bir bölüm oluştururdu. Herkes orada kendini + konumunu ve yerini görebilir veya okurlarına göstere bilirdi. Benim bildiğim kadarı ile blogger'ın böyle bir uygulaması yok.💬

Bir de söyle düşündüm özgün yazılar yazan blog sayfalarının yazılarını okudum. Hemsi bırakın google yükselmeyi doğrulama programlarına bile yer alamıyor.😉


Ama işin hilesine hurdasına kaçarsanız, birilerine yalakalık, iki yüzlülük yaparsanız işiniz kolay olduğunu düşünüyorum. 👍👏


3. Blogger Toplulukları ve Etkinlikler

0 blog toplulukları bilgisizliği  + 0 blog okuma bilgisizliği + 0 blog kullanıcılığı bilgisizliği + 0 blog yazarlığı bilgisizliği + 0 kişisel bloggerların bilgisizliği + 0 blogger bilgisi olmayan blog yazarlarını kullanan bloggerlar.

0 Blogger'ın çoğunluğunu bayanların oluşturması + 0 Blogger bayan avcıları bilgisizliği + 0 Blogger bağımlılığı yaratılma bilgisizliği.

0 Blogger blog keşif etkinliği bilgisizliği + 0 Blogger blog mim etkinliği bilgisizliği + 0 Blogger plus etkinlikleri bilgisizliği + 0 Reklam etkinlikleri bilgisizliği + 0 Para kazanma etkinlikleri bilgisizliği + 0 Çekiliş etkinlikleri bilgisizliği+ 0 Bilgisizlik + deneyimsizlik etkinlikleri bilgisizliği = Karşılığı nedir ?

Gönül vermek + zaman ve emek harcamak + sabretmek + çalışmak + araştırmak + yıpranmak + ve en sonunda blog dünyasından tası tarağı toplayıp blog sayfalarını kapatmak veya güncel tutmamaya adete teşvik edilmesi.👎✋

4.  Blogger Türk Dünyası

0 Blogger Türk Dünyası bilgisizliği +  0 Blog'un ne olduğu bilgisizliği + 0 Blogger'ın rant tekeli bilgisizliği + 0 Blogger hırsızlarının bilgisizliği + 0 Blogger sömürücülerinin bilgisizliği + 0 Blogger  kopya yapıştır emek hırsızlarının bilgisizliği

0 Blogger'ın sözde yorumcuları + takipçileri + yardım severleri + özgün paylaşım yapanları + uzlaştırmacı ve birleştirici olan bloggerların olduğunun bilgisizliği + 0 İki yüzlü bilgisizliği + dedikoducular + iftira atanlar + kaprislerini tatmin etmek isteyenleri bilgisizliği + kendi başarısızlığını kabul etmeyenlerin bilgisizliği + yardım severlik kisvesinin altına saklanan bloggerların para ve reklam hırsı ile yanıp tutuştuklarının bilgisizliği = Karşılığı nedir ?

Zaman kaybı + ideallerinizden uzaklaşma + doğru bilgi verememe, fikir özgürlüğünü meyan edememe + yaptığımız işten soğuma + blog dünyasına olumsuz bakış açısına sahip olma + blog okuma ve blog yazmaya bırakma + işleri yazmaktan ve iletişim kurmaktan başka bir niyeti olmayanları ötekileştirme, hepsi ne uğruna reklam, para ve şöhret olma uğruna.

Hayal kırıklığı ve kalp kırıklığı hemsi ne uğrana blog sayfalarına reklam veren firmaları kendilerini gösterip boy boy reklam alma uğruna...

Peki nerede kaldı sizin yazarlığınız, yazarak paylaşma tutkunuz yardım sever anlayışınız ? Sadece yazı ile yazık ve yine yazı ile yazık milyonlarca yazık, kazık yazılar demek istiyorum.👏👌


4. Blogger'da Para Kazananlar

0 Blogger'ın para kazananları + ( 0 blogger bilgilerini ince ayar çekenler +  0 blogger  popülerleri +  youtbecuları + reklamcıları + fikir çalanları + blogger ayakçıları + yandaşları + sahtekarları + menfaatçileri + iki yüzlüleri her şeyden nemalananlar + fırsatçılar = Karşılığı nedir ?

Emeklerinizi ve ideallerinizi çalanlar + paranızı çalanlar + zamanınızı çalanlar +  duygularınızı ve hislerinizi çalanlar + google da yerinizi çalanlar + yeteneğinizi çalanlar + bunların hepsine değer mi ? insan üzerine var mı bir velinimet. 

Sağlık, huzur, mutluluk, sevgi, saygı, hoş görü, sadakat, vefa, ahde vefa, adalet ve vicdan terazilerimizi nereye koydunuz. Kalpleriniz niye bu kadar nasır bağladı bencillikle ?💁😔

5. Türk Blog Dünyasının % 1'de Birlik Oranı

0 Blogger elit ve şeffaf ortamın % 1'ni oluşturması + 0 Blogger'da polemikçi olmayanlar + 0 Blogger magandaları + 0 Blogger'ın paylaşma, uzlaşma, tartışma, bilgi ve tecrübelerin ortamı değilde hakaret ve kavga ortamı sananların bilgisizliği + 0 Blogger zaman kaybı yaratanlar  = Karşılığı Nedir ?

0 Blogger sorumluluğu + 0 Blogger sabrı + saygısı + nezaketi + hoş görüsü + anlayışı + inancı + kararlığı + sağ duyu + düşünme + üretme + sorgulama + empati kurma + araştırma + bilgiye ve önerilere açık olma + bilgilendirici ve öğretici olmak + okuma ve yazma + kendini yenileme ve geliştirme + uyum ve dayanışma ortamında hareket edip yazılarımızı bu doğrultuda yazmalıyız.

Blogger kültürü ve işini oluşturmak % 1 birlik oranına kaldıysa vay halimize blog kullanıcıları. Bizden ne köy olur ne de kasa olsa olsa ikiyüzlü, fitneci ve dedikoducu modern kültürün Müridleri olur.🙌💣


Bilgisizlik Kervanına Katılmak İster misiniz ?

6. Bilgisizlik Kervanına Katılmak İster misiniz ?

Sevgili okurlarım, blogger'da bir blog sayfası açtığım zaman veya blog sayfası açmayı düşünmeden önce yukarıda saydığım durumlardan ve özelliklerden bir haberdim.

Blog dünyasında aktif oldukça okudukça, yazdıkça, araştırdıkça, blog kullanıcılarını takip ettikçe blog sayfamda bir blog haritam kategorisi olmasını karar verdim. Bu konudan diğer blog haritam yazılarımı okursanız daha detaylı bilgi alabileceğinizi umuyorum.

Blogger'ın bu kadar geniş bir perspektifi sahip olduğunu ve normal yaşamın üstünde " yazı cadı kazanı " bir yaşamın olduğunu da maalesef bilmiyordum.

Engelli bir yaşamın standartları halinde tek şeritli bir yolda 0 bilgi ile çıktığım blogger yolculuğunda anca bu kadar yol gelebildim.

Bu geldiğim noktadan da şimdilik memnunum başarısızlarla dolu bir blogger yolculuğunda blog kullanıcısı olmak hiç bir şey yapamadan ve üretmeden yaşamaktan ahvaldir diye düşünüyorum. 

Yola Devam :♿Sanırım blog dünyası bilgisi olmayan tek bir blog var oda engelsiz renkler kişisel web yolculuğu blog sayfası bilgisizlik ve cahillik ikisi bir arada olunca anca bu kadar anlatabiliyorum.

Bilgisizlik kervanına ulaşan bu makanda yazı yazan blog kullanıcıları var ise yorumlar bölümüne küçük bir not bırakabilirler.

Bu içerik Engelsiz Renkler-Kişisel Web Yolculuğu tarafından hazırlanmıştır.
Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

15 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece Teyzem, eleştiri ve uyarımı herkes dikkate alacak diye bir şey yok ve deneyimlerim sonucunda birkaç blog kullanıcıları uyarılarımı kendilerine iletmeye çalıştım. Bazıları herkes senin gibi dikkatli blog okumuyor diye yanıt aldım. Blog okurken okumadan yorum yapıldığının bir başka göstergesi.
      Sonra yorumlar ve gmail üzerinden iletişime geçmeye çalıştım. Kimi önemsemedi kimi de hiç cevap vermeye tenezzül etmediler. Herkes kendi düşüncesini söyleyebilir veya söylemeye bilir.
      Bunun için hiçbir kimseye bir şey söyleme hakkına sahip değiliz. Dikkate almayanlar son bir kez daha uyarıyorum. Tercih ve karar onların.
      Sizin düşüncelerinize gelince : küçüklüğümden beri bir yerde aynı yerde yaşıyorum. Söyle bir değim vardır bizim buralarda “ ev alma komşu al “ buralarda yani önce komşu alınır ve komşuluk o andan itibaren dostluğa ve ahiret kardeşliğine kadar uzanır.
      Buradaki komşu kavramı bunun yanından bile geçmez. Burada komşuluk neden ziyarete gelmedin bir ben geleyim bir sen gel yada para, şan, şöhret,reklam hiç konuşulmaz.
      Benimde blog dünyası da komşularım yok. Gönül dostlarım var ve onlardan çok memnunum, benim için çok değerliler. Gönülden gelen dostluğun gönlü alınmaz.
      Böyle isteyenler de sanırım gönül dostu değildir. Bizde komşuluk hal hatır sorma ile başlar. Burada komşumuzdan bir beklentimiz olamaz.
      Eğer bizler ekranın başında blog yazarken biri haksızlığa uğrayacak ta biz de bilgi, deneyimize hak yolunda söyleyeceğiz diye beklersek daha çok bekleriz.
      Blog dünyası banka kuyruklarında sıra bekleyenlerden hiçbir farkımız olamaz.
      Her yiğidin bir yoğurt yemesi vardır. Bende bilgisayar başına geçtiğim zaman yaşadığım, araştırdığım, deneyimlediğim şeyleri yazmakla mükellefim. Kendi adıma saygı çerçevesinde dile getirmeye çalışıyorum.
      Eğer blog dünyasında bu bir suç ise ben her yazımda bir suç işliyorum. Bu sucuda hiçbir kimseye alet etmiyorum. Mausenin yolunu istikametini kendi komşularına çevirip onlarla iletişim kuruyorum.
      Ece Teyzem, demek ki yaşadıklarınızdan ve hırpalandığınızdan hiç ders almadığınız gibi sanırım bu yorumunuz ile blog dünyasından çokta memnun olduğunuzu ifade etmeye çalışıyorsunuz.
      Bilmiyorum yanlış mı algılıyorum ? Sizin kendi hakkınızı savunmak ve dile getirmek gibi bir niyetiniz yok ise size hiç kimse yardım edemez.
      Blog sayfası üzerinden hepimiz bir şeyler yapmak için hedeflerimizi, amaçlarımızı, bir çoğumuz hakkımda bölümünde yazdığında okuyorum. Meğerse kazın ayağı öyle değil. Bilmiyorum sizler benden daha fazla komşulara sahipsiniz hiç komşuluk ilişkilerinizi sorguluyor musunuz ?
      Kuru kuru komşuluk olmaz ilgi alanımıza girmeyen paylaşımlarını güvenmediğim, inanmadığım bir kişi ile nasıl bir bağ kurmayı bekleyebilirim ki kendi adıma mümkün değil. Böyle düşüncesi olanlar için yorum kuralları bölümünde açık ve net yazdım. Bu kişiler benden uzak dursunlar.
      Ece Teyzem sizin demek istediğiniz bile isteye lades dememiz anlamına geliyor.
      Ece Teyzem, bizler kendimizi teknik anlamda geliştiremiyorsak o zaman bu mecrada ha varlığımız ha yokluğumuz hiç fark edilemez. Yeteneklerimiz daima sığ bir okyanusta kanon-uzun içinde saklı kalır. Kendi kabuklarımızı hiçbir şekilde kıramayız. Bir de kendi kabuklarını kırmak isteyenlere de yardımcı olamayız.

      Sil
    2. İnsanların her şeyi bilmesi tabi ki mümkün değildir. Bende blog dünyasında 0 bir bilgi ile çıktığım bu yolda hiç araştırmasam, sorgulamasam, fikirlerimi ve duygularımı ifade etmemiş olsam yukarıdaki öğrenmiş olduğum bilgileri nasıl öğrenebilir veya yazabilirdim.
      Bu bilgileri yeni blog sayfası açmak isteyen veya bilgisi olmayan blog kullanıcılarına nasıl aktara bilirdim. Size blog sayfası konusunda destek vermeyen bir kişi olmasa ve sizde hiç araştırma yapmasanız bu geldiniz noktaya nasıl gelebilirdiniz ?

      Eğer bir bilginiz olmuş olsa idi veya bir araştırma ve bir sorgulamaya kendinizi tabi tutmuş olsaydınız. Umuyorum ne demek istediğimi daha iyi algılayabilirsiniz?

      Bilgisizliğinizden yararlanmak isteyen herhangi bir blog yazarlarının ne yapmak istediklerini görebilirdiniz.

      Blog dünyasında öğrenmek bilgi edinmek, sormak, araştırmak veya okuduğumuz blog sayfalarına bilgimiz doğrultusunda bir uyarı ve bir eleştiride bulunup iletişime geçmek suç ise dediğim gibi ben her zaman gerek yazılarımda gerekse özelden veya blog sayfalarının yorumlar bölümüne düşüncelerimi aktardığım için bir suç işliyorum.

      O zaman blog sayfalarında yazdıklarımız okunmuyor diye bir eleştiride getiremeyiz. Okumadan yazalım okuyormuş gibi yapalım rica ederim, teşekkür ederim diye yazalım yorumlar bölümlerimize haydi devam o zaman.

      Blog sayfalarının okunmadığını söylenenlerin de bunu nasıl fark etmiyorlar anlamam veya algılamam mümkün değil.
      Bizler okuduklarımız ve yazdıklarımız ile sorumluyuz. Hep yaz sonra başka yerde olan bir şeyi oku ve okuduğunu, düşündüğünü belirtme uyarma o zaman komşu komşu hu hu demenin ne anlamı var.

      Komşumuza yaptığı hatayı güzel bir dil ile söyleyemezsem benim nerede kaldı komşuluk hakkım nerede kaldı benim okur-yazarlığım. Oku ama ortada bir düzeltilmesi gereken bir şey varsa üç maymunu oyna görmedim, duymadığım, bilmiyorum ne güzel bir blog dünyası.

      Eleştirilere uyarıları dikkate almayan blog yazarı tabi ki kendi seçimidir. İster o kişiye cevap verir isterse hiçbir şekilde yoruma cevap vermez. Bende o saatten sonra hiç kimse kusura bakmasın hiçbir kişiye kucaklamaya çalışmam. Dost doğru yoluma giderim. O kişinin bir daha semtinden bile geçmem.

      Sil
    3. Karşımızdaki insanın blog sayfasında ve yazdıklarından nasıl bir bakış açısına sahip olduğunu az çok bütün blog yazan kullanıcılar bilir. Ben blog sayfam için hiç kimseye mavi boncuk, gülücük dağıtmam ne zamanım nede hevesim var.

      Hiç kimseye kendi görüşümü ve kendimi beğendireceğim diye kapı kabı dolaşıp kısa sahte yorumlar yapıp vaktimi boş yere harcayacak değil. Nedeni de ne reklam almak ne şan şöhret beşinde koşmak. Böyle olanlar zaten blog sayfasına girince hemen dikkat çekiyor. Bilmiyorum sanırım benden başka hiç kimse bunu görmüyor. Herkesin kendi taktirine kalmış.

      Blogger sadece blog sayfalarımız üzerinde editör bölümünde yazı yazdığımız bir yer değil. Bilgisi olmayan blog kullanıcıları ilk başta böyle yazmaya başlıyorlar.

      Eğer blogger geniş bir perspektif olmadığını söyleyen bir kişi var ise beni aydınlatsınlar. Çünkü daha benim bilmediğim o kadar çok şey var ki bildiklerimin yanında sönük kalır. Ben de o sayede onların aracılığı ile daha fazla bir bilgiye sahip olacağımı düşünüyorum.

      İkinci olay “ yazı cadı kazanı “ bu kelimeyi de neden telaffuz ettim. Bilmediğimiz ve girdiğimiz her ortamda bir akbabalar vardır. O akbabaların birleştiği yere de cadı kazanı diye söylediğini biliyorum. Burada görülen köylerde maalesef kılavuz istemiyor.

      Ece teyzem blog dünyası bir cadı kazanı olmadığını iddia edenler olursa düşünce ver görüşlerimi her ortam dile getirebilirim. Sizde o kadar hırpalandığınız halde buranın şeffaf ve elit bir ortam olduğunu düşünüyorsanız benimle düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim. Sayenizde bir bilgi sahibi olabilirim.

      O zaman ben size şunları sorayım badem herkes hevesli ve tutkulu yazılar yazıyorlar. Neden blog sayfalarını güncel tutmayan veya blog sayfalarını kapatıp giden tecrübeli ve bilgiler blog yazarları oluyor. Hiç bunu da blog dünyası bunları önce kendileri sorguluyorlar mı ?

      Ece Teyzem gerçekler maalesef acıdır. Bizler içlerimize bir elektrik süpürgesi gibi içimize çekersen. Aman o üzülesin aman o kırılmasın. Haksızlığa uğrayan bilgisiz blog yazarlarının üzüntüsünü yazma heveslerini kapıya kibarca göstermekten başka bir şey kalmıyor.

      Keşke anlamış ve bilginiz olsaydık. O zaman başka konularda yazar ve yorum yapabilirdik. Ece Teyzem ben bir kişi memnun olsun diye yazmıyorum. Öyle yazan ve hatta yorum yapanlar bile var bunlar hep küçük şeyler ama fark eden ediyor. Sağ tarafta istatistik sonuçlarım var. Herkes bakabilir. Öyle bir kaygım da yok.

      Ece Teyzem her seferinde gelişim gösterdiğimi söylüyorsunuz. Nedense gelişimim bazı kişilere memnun etmeyeceğini hatta ve hatta üzeceğini söylüyorsunuz.

      Sil
    4. Ben kendi kendime bir şeyler uydurmuyorum yaşadığım, okuduğum, yazdığım, iletişim kurduğum, bilgi ve deneyimlerimi blog sayfam üzerinden ve blog dünyasına aktarmaya çalışıyorum. Dediğim gibi bu bir suç ise o zaman hiç kimse okuyup, paylaşım yapmasın ne gerek var böyle alavere işlere.

      Ece Teyzem düşüncelerinizi benimle paylaştığınız için teşekküre derim. Memnun ve hevesli olduğunuz bu blog dünyası platformunda başarılar dilerim. Nice mutlu ve hevesli yazılar okumanızı ve yazmanızı dilerim.
      Saygılarımla.

      Sil
    5. (En üstteki ilk yorumumu neden sildiğimi soran arkadaşlar olduğu için yeniden giriyorum)Ani bir atakla sildim, düşünemedim. Ama hep kaydederim. Şöyle yazmıştım:
      Abdullah oğlum. Eleştiriler ve uyarılar içeren bir yayın hazırlamışsın. Şimdi ben de, kendi düşüncelerimi yazayım. Bu mecrada çoğunlukla, ilgi alanlarımızda yazılanları okuyor takibe alıyor ve yorum bırakıyoruz. Yani emeğe değer veriyor ve ziyaret ediyoruz. Sonra da onların da bizi ziyaret etmelerini bekliyoruz normal olarak. Tıpkı komşuluk gibi... Gönlünün alınmasını kim istemez ki? Böylelikle birbirimizi hem mutlu edip, teşvik etmiş de oluyoruz. Şan, şöhret peşinde değiliz. Şahsen ben, birine haksızlık yapılmadıkça (buna ben de dâhilim) sert yazılar yazmam. Ama ben de bu güne gelene kadar çok hırpalandım.Yaşım nedeniyle aşırılıkları, saygısızlıkları ve yazdıklarından giderek, neden ve hangi duygularla bu hâle girdiklerini, anlayabiliyordum. Onca hayat tecrübemden destek alıyorum tabii. Aslında keşke hiç olmasa böyle şeyler. Biz ne kadar birbirimizi kucaklarsak o kadar güven duyar ve sonunda üzülmeyiz de. Kimseyi bilinçlice üzmeyi asla düşünmedim bugüne değin.
      Blog yazanların, teknik bilgiye sahip olma gereklilikleri yoktur. İnsanın her şeyden anlaması mümkün değildir. Bu nedenle bu konuyla ilgili yazdıklarına bir yorum yapamıyorum, zira anlamıyorum.
      Bak mesela, "Bloggerın bu kadar geniş bir perspektifi sahip olduğunu ve normal yaşamın üstünde yazı cadı kazanı bir yaşamın olduğunu maalesef bilmiyordum"
      Buradaki "cadı kazanı" kırıcı bir benzetme olmuş. Herkes bir hevesle blog yazıyor. Bunun değerlendirmesini yaparken, birçok kişiyi üzebileceğimizi ve bunun, ne bizi, ne de okuyanları mutlu etmeyeceğini tahmin edebiliriz.
      Sen bayağı gelişme gösterdin Abdullah oğlum. Ama biraz daha iyimser düşünmen, seni de rahatlatacaktır. Sevgiyle gözlerinden öpüyorum oğlum.

      Sil
  2. "Ece Teyzem, demek ki yaşadıklarınızdan ve hırpalandığınızdan hiç ders almadığınız gibi sanırım bu yorumunuz ile blog dünyasından çokta memnun olduğunuzu ifade etmeye çalışıyorsunuz."
    Ben altmış yedi yaşındayım, artık ders alacak kadar kafam çalışmıyor herhalde. Büyüğün olarak bu cümlelerin beni kırdı oğlum.

    O zaman içim dışım birdir, sana son zamanlardaki izlenimlerimden sonra bende yarattıkları düşüncelerimi yazayım.
    Hiç memnun değilim Abdullah oğlum. Birbirlerini kıranlardan, kötü yorumlar bırakanlardan, kadir/kıymet bilmeyenlerden, sevgimden anlamayanlardan, sürekli eleştiri yazanlardan, herkesin kafasına göre bir yol izlemesinden, Türk halkı olarak hiç bir konuda birlik olamamamızdan, yaşımı düşünmeyerek hakaret edenlerden, velhasıl hiçbir şeyden memnun değilim. Zaten artık sadece kitap yazmaya odaklandım. Böyle bir toplum olduğumuz için inan utanıyorum.
    Sevgiyle gözlerinden öperim. Hep huzurlu ve mutlu ol dilerim yavrum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece Teyzem, ben düşüncelerimi yazılı olarak ilgi duyan okurlarım için bir yazı hazırladım. Sizde kendi görüşlerinizi dile getirdiniz. Ben de sizin yorumunuz üzerine kendi düşüncelerimi dile getirmeye çalıştım. Yukarıda yazmış olduğunuz yorum açık ve net duruyor. İki uç arasında farklı bir yorum yaptınız. Bende bu yorumu dikkate alıp ona göre net ve açık cevap vermek istedim.

      Terazinin bir tarafında yaşadıklarınızın hır-pa-lan-mış-lı-ğı- var terazinin diğer tarafında mem-nun olmuşluğunun var gibi anlaşılıyor. Burada blog dünyasında yaşananlardan, olaylardan veya durumlarından hiçbir şekilde bahsetmediniz ve teknik olarak bilmenize gerektiren bir olay dışında idi.

      Bende zaten dedim ki bu olayları komşularınızdan dolayı sizin benden daha iyi bildiğinizi düşünüyorum. Kimlerin ne yaptığı az çok belli oluyor. Blog dünyasında teknik konuları ve blogger alt yapısını bir blog yazarı bir şekilde istese öğrenir.

      Bizin daha önce vurgulamamız gereken tek şey var ise oda blog dünyasının ortamını anlatabilmektir. Mutlu, hevesli ve sağlıklı ilişkiler ve iletişimler ancak bu şekilde kurabilir diye düşünüyorum. Bu yol benim yolum, o yol senin yolun, ben böyleyim sen öylesin diye değil.

      Onun için dedim her yiğidin bir yoğurt yemesi var. Bir toplumda o yoğurdu yerken bir yemenin adamı ve bir usulü vardır diye düşünüyorum. Eğer siz onu uymazsanız bir şekilde uyarılırsınız. Bunu tekrar ederseniz bir şekilde karşılığını görürsünüz.

      Benim size akıl vermek, ders vermek görevim ve hükümlülüğüm olmadığı gibi haddim de değildir. Biz insanlar yaşayarak deneyimlediğimiz olayları nasıl oluyorsa daha hızlı ve daha çabuk öğreniyoruz. Atalarımızda bin nasihat bir musibetten yeğdir demişler. Bu durum tabi ki kişinin kendisine bağlar. Tercih ve sorumluluk onudur. Başka kimseye de bağlamaz.

      Ece Teyzem sizi bunu nasıl anladınız veya algıladığınız onu bilmiyorum. Benim demek istediğim buydu.
      “ Ece Teyzem, demek ki yaşadıklarınızdan ve hırpalandığınızdan hiç ders almadığınız gibi sanırım bu yorumunuz ile blog dünyasından çokta memnun olduğunuzu ifade etmeye çalışıyorsunuz.

      Bilmiyorum yanlış mı algılıyorum ? Sizin kendi hakkınızı savunmak ve dile getirmek gibi bir niyetiniz yok ise size hiç kimse yardım edemez. “

      Parantez içine aldığınız veya kırıldığınız yerin devamı okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz. Eğer ben yanlış anlamış ve yanlış bir yorum yaptım ise size kırdığım içinde ayrıca özür dilerim. Çünkü benim isteyeceğim en son şey birini kırmaktır. Bunu ister inanın isterseniz inanmayın.

      Keşke bu yorumunuzu bir önceki yorumunuzda dile getirseydiniz. Bu işin ne sonu var nede ilki var ve ben bunu gördüğüm için dile getirdim.

      Bulunduğumuz ortam sağlıklı ve verimli bir ilişki ve iletişim kurmaya müsait değil. Onun için dedim eğer ben bunları yazıyor isem ve bu da bir suç ise ben bundan sonra hep suç işlemeye devam edeceğim. Yeni yada hevesle bir blog sayfası açan kişilerin bunları bilmeye hakları olduğunu düşünüyorum. Bunlar birilerinin hoşuna gitmiyorsa onlarda kendileri düşünsün.

      Sil
    2. Türk halk olarak demişsiniz aslında bizim burada yaşadıklarımız Türk halkının birer yansıması. Daha dün yani fazla geriye veya geçmişimize gitmeye gerek yok. Haber bültenlerinde bir öğretmenin bir engelli öğrencisine benim dediğim olacak diye neler yaptığı kendi çekmiş olduğu videoyu engelli bir çocuğun annesine göstermesi ve senin çocuğun söyle böyle yaptı diye neler söylediğini gördük.

      Bunu yaban bu işin eğitimini almış okumuş bir eğitimci ve söz de bir öğretmen. Benim dediğim olacak benim doğrum, benim isteklerim ve ben ne dersem o zihniyeti Türk halkının içine ve bu yaşadığımız toplumun içerisine işlenmiş.

      Bu da bize geldiğimiz noktayı gösteriyor. Eğitim alan ile eğitim alamayan insanlar arasında hiçbir fark kalmamış.
      Bencillik ve ben merkezli çalışır olmuşuz. O zaman bunları hiç dile de getirmeyelim. Gerçi her gün neler yaşanıyor da söyleniyor da haberlerde ve programlarda gösteriliyor da bizler hala aynıyız hiçbir şekilde sorgulamıyoruz, ders almıyoruz.

      Artık bu olayların hangi birine yetişebiliriz hangi birine dile getirebiliriz bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey varsa bir yerlerden başlamak gerekiyor. Şu anda onların hızlarına yetişmekte mümkün gibi gözükmüyor.

      Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunu bunu için açmıştım. Blog dünyasında yaşananlar engellilerin yaşam standartlarından inanın daha insafsız yaşanıyor. Yazılarımı yazdıkça ve yaşadıkça nereye el atsak hep aynı şeyleri yaşıyoruz neresinden tutsak hep elimizde kaldığını fark ettim.

      Uyarı ve eleştirilere dikkate almadığımız sanırım buralardan geliyor. Karşımızdaki bir kişiye hiçbir şekilde söz söyleme hakkımız kalmamış. Onun için blog haritam kategorisini oluşturdum. Blog dünyasında bu konular da işlediğim suçlar bittiğinde. Bir de engelli yaşamda işlediğim suçlara veya işleyeceğim suçlara dile getirmeye çalışacağım.

      Şimdi düşünüyorum da eleştiri ve uyarıları yaparken bildiğimiz, yaşadığımız, araştırdığımız, öğrendiğimiz olaylar başka bir kişileri kırabiliyor. Ben de suç işlemeye çok ta meraklı gibi gözüküyorum. Bakalım bundan sonraki yazılarımda kimler kırılacak kimler üzülecek, kimler neler neler söyleyecek hep beraber görüp yaşayacağız.

      Bu ortamdan utananlar veya yapılan haksızlıkları dile getirdikçe yorulanlar şimdi ya blog sayfalarını güncellemiyorlar yada dediğim gibi tası tarağı toplayıp gidiyorlar. Bunu da mesela bilmiyordum. Araştırmalarım sonucunda öğrendim.
      Bakalım ben de nereye kadar bunu dayanıp göğüsleyebileceğimi düşünüyorum.
      Yeni bakış açınızda başarılar dilerim. Güzel dilekleriniz için teşekkür ederim. Ben de bilmukabele dilerim. Elinizde öpüyorum.
      Saygılarımla.

      Sil
  3. Yazmaya doyamıyorsun Abdullah oğlum. Ben aptal değilim. Bu kadar çok anlatman gerekmez. Zira kırıcı şeyler yazıyorsun, belki elinde, belki değil. Sen benim tarzımı, paylaşımlarını beğenmek ve yorum yapmak zorunda değilsin. Ama ben, herkesi aynı tutar, ancak çok ters düşmedikçe o kişilerden elimi, eteğimi çekmem. Beni yıpratanlar olmuştur, sürekli bunlardan bahsederek insanların kişiliklerini mi değiştireceğiz? Üstelik ne haddimize? Biz haddimizi bilerek ancak küçük uyarılar yapabiliriz. Mesela şimdi bu yazışmalar kimin hoşuna gider? Hiç kimsenin tabii...
    E peki, neyi tartışıyoruz biz?

    Bence ikimiz beni masaya yatırdık. Zira kilit cümlen hâlâ şu:Yeni bakış açınızda başarılar dilerim. Benim bakış açımın yenilenmesi, yaşadıklarımı unuttuğum anlamına gelmiyor. Tabii ki değişti. Ama birilerini sürekli suçlarsam ne ben mutlu olurum, ne de onlar kabul ederler. Bak biz kabul ediyor muyuz? Bence bu kadar sıkıntı yapmana gerek yok oğlum. Hayatlarımızı daha da zorlaştırmamız hayrımıza olmaz.

    "İki uç arasında farklı bir yorum yaptınız" demekle neyi kastettiğini anlayamadım. Ben uçlarda gezmem. Ne düşünüyorsam oyum. Yaptığım, yazdığım, söylediğim hiçbir şeyden pişman olmam. Ama kırılan olur ve bunu ifade ederse, küçük/büyük demem özür dilerim.
    Şurada belirli zamanlarımızı, merakımız olduğu konularda yazarak aslında çok yararlı bir iş yapıyoruz. Arşivler oluşturacak kadar yazdık, çizdik. Her şey düzenli gitmeyebilir ve bazıları blog yazmanın dışında bazı niyetler peşinde olabilirler. Ama bırakalım kim ne isterse yapsın.Bu kadar gerginlik yeter oğlum. Kızım ameliyat oldu, inan benim moralim bozuldu diye üzülüyor. Ben seni üzmeyi asla istemem. Ama sen de bana biraz hassas davran lütfen. Bu konuda bir daha yazmayacağım. Sen de öyle yap istersen. Sevgiyle gözlerinden öpüyorum. Gerçekten hayat zaten yoruyor. Güzel şeyler paylaşalım. Gözlerinden öperim. Allah'a emanet ol. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  4. Ece Teyzem, uyarılarınızı ve önerilerinizi gerçekten dikkate alıyorum yorumlar üzerinden yazışmalarımızdan büyük dersler aldım. Bu yazışmalarımız ile ilgili bir daha ne bir şey derim nede en küçük bir imada dahi bulunmam. Benim için konu burada kapanmıştır.

    Bu paylaşımım dan sonra taslağım da yayımlanmak üzere bekleyen yazılarım var. Blog dünyasında bazı bloggerlara açıklık getirdikten sonra bir daha bu konularda yazmayacağım. Blog konularında yazan veya blog dünyası için bir şeyler yapıyorum diyenlere ne katkı yapacağım nede onları dile getireceğim benim işin sonsuza kadar kapanacak. Benim anlatmak istediğim belki doğrudur belki yanlıştır. Belki de ben eski ve geri kafalıyımdır.

    Blog yazmayı ve blog okumayı bundan sonra o sorumluluğu farklı bir şekilde değerlendirmem gerektiğini görüyorum.
    Bakalım zaman en güzel ilaç. Bende bu yolculukta yolun başındayım. Düşüncelerimi kalem alırken daha derinlemesi ele almak gerektiğini görüyorum. Bu konuda güzel, sağlıklı adımlar atacağım.
    Ece Teyzem, şimdiye kadar engelsiz renkler kişisel web yolculuğum blog sayfasında yaptığınız her yorum ve kelime için canı gönülden teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

    Benim hiç bir kimseye kırmak gibi bir niyetim hiç bir zaman olmadı. Bu şekilde de hiç bir zaman yazmayı aklımın ucundan geçirmedim. Size gerginlik, kırgınlık ve moral bozukluğu verdiğim için özür dilerim.
    Ece Teyzem, kızınıza geçmiş olsun dilerim. Elinizden öpüyorum. Sizde Allah'a emanet olun.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  5. Anlayışın için çok teşekkür ederim Abdullah... Seni sevdiğimi biliyorsun, ben sevmekten hiç vazgeçmem. Ama gerçekten bugünlerde duygusal olarak o kadar zordayım ki, seni kırdıysam özür dilerim. Sevgiyle gözlerinden öpüyorum yavrum.

    YanıtlaSil
  6. Abdullah kardeşim,
    Her birimiz blog yazma macerasına inan senin gibi başladık.Kaç tane blog açtım kaç tane kapattım inan bilmiyorum.Yap-boz tahtası gibi her birini kullandım.Sürekli az biraz ingilizce bilgimle yabancı blogları ve bir kaç Türkçe blog konuları olan blogları okuyarak bu günlere geldim.

    Bu günlere gelmem için de tam 10 yıl geçti.Hiç kimseden birebir anlatım veya ilgilenme göremedim.O yüzden ki bu 10 yıllık zamanımda hep insanlara elimden geldiğince birebir yardımcı olmaya çalıştım.Sabırlar bir yerden sonra tükeniyor.Dostum sandığım öyle kişilerden öyle nankörlükler gördüm ki oturdum, ağlayarak düşündüm.Ufacık bir vefa yeterdi bana.Ama insanlar inan çıkar peşindeler sürekli.Senden çıkarı bittiğinde anında satma yolundalar.

    Yeri geldi çocuklarımın ve eşimin zamanından çaldım sırf karşı tarafa yardım etmek için.TeamViewer bağlanmaları,skype bağlantıları,özel forumlardan bağlantılar v.s birebir yardım ettiğim kişi sayısını hatırlamıyorum bile.Kendi bloguma yazı hazırlamaya vaktim kalmıyordu.O günden sonra kendime bir söz verdim en ufak bir paylaşımından fayda gördüysem bir kişinin ona vefa borcum olmalıydı.Aksi takdirde emeği veren ve zaman veren için çok üzücü oluyor nankörlük.Gördüğüm nankörlükler de blog yazmaktan ve yardımcı olma isteğimden soğudum.Ben ki diğer bloglarımı bir tıkla kendim silen biriyim.

    Bugün Sosyal Medya Kafe'de tek başıma yazarlık yapmış olsaydım çoktan silmiştim blogu.Ama benden başka bir çok insanın yazıları emeği var nasıl silerim onca emeği görmezden gelirim diyerek yola devam ettim.

    0 tecrübe ile herşeye başladım ve zamanla her detayı araştırarak ve deneme yanılma yoluyla yapan biri olarak diyorum ki en güzeli bu.Evet sana tüm yazdıkların konusunda katılıyorum.0 bilgisizlik çok kötü ama herkes de bu kadar araştırmacı değil öğrenmek için azmi yok.Seni her zaman takdir ettim çok kısa zamanda çok iyi bilgiler edindin.Sorgulama ve araştırmacı düşüncelerini seviyorum.Blog dünyası maalesef son 3 yıldır bu kadar kirletildi.Önceden böyle kirli değildi.Gönlüm seni her zaman iyi yerlerde mutlu görmekten yana.
    Hayırlı akşamlar diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sibel Ablam,
      Benim anlatmak istediğim, kendi maceralarım veya öğrenme sürecinde yaşadığım zorluklar değil. Eğer bir işe baş koyduysanız tabi ki bazı zorlukları göğüs germek zorundasınızdır demektir. Hiç kimse size bir şeyler öğretme mecburiyeti yok. Deneme yanılma yöntemi ile kendiniz çalışarak öğrenirsiniz veya öğrenmezsiniz.
      Bu süreç kişiden kişiye değişebilir. Kimi altı ayda öğrenir kimi bir sende kimi de benim gibi üç senede öğrenebilir. Bu süreç tamamen kişinin algılamasına, öğrenme yeteneğine veya becerisindeki arzusuyla doğru orantıda ilerler.
      Benim anlatmak istediğim, özellikle bunu blog konusunda paylaşım yapan bütün bloggerlar şunu yapıyorlar.
      1.Blog konusunda bir paylaşım yapıyorlar ve o yapmış olduklarımız paylaşımları okunmasını sağlıyorlar.
      2. Blog sayfalarına ziyaretçi çekmek için ufak ufak yem atıyorlar bilgisi olmayan blog yazarlarına.
      3. Bilgisi olmayan blog yazarlarına bir teminat veriyorlar. Eğer kafanıza takılan veya anlamadığınız bir yer varsa gerek yorum bölümden gerekse soru cevap, blogger yardım sayfalarından ve hatta gmail üzerinden özel olarak yardım yapabileceklerini söylüyorlar.
      4. Bir blog okuyorsanız soru sorma hakkınız açık ve net ifade ediliyor ise o kişiye her türlü blogger hakkında soru sorabilirsiniz. Bilgisi olan blog yazarları için sorulan sorular belli ki de kendileri için çok basit ve küçük gelebilir. Ama bilgisi olmayan bir blog yazarının öğrenme sürecinde çok anlam ve önem arz etmekte.
      5. Bilgisi olan bir blog yazarının vakti ve zamanı ne kadar değerli ve kıymetli ise bilgisi olmayan bir blog yazarının vakti de bir o kadar değerli ve kıymetlidir.
      6. Siz emek veriyor iseniz o kişide kendi blog sayfası için emek veriyor. Okurlarını sağlıklı ve ulaşabilir bilgiler vermeye çalışıyorlar.
      7.Bilgisi olan büyük bir çoğunluk kendi bilgilerini öğretirken çok ketum kalıyorlar. Bilgisi olmayan blog yazarlarına kendi istedikleri ölçüsünde, kendi arzuladıkları zaman diliminde, kendi çıkarları doğrultusunda vermeye çalışıyorlar.
      8. Bilgisi olan blog yazarlarının işleri kolay mı diyecek olur sanız ? İşlerinin zor olduğunu açık yüreklilikle söyleyebilirim. Lakin hayatta kolay olan hangi iş var ki.
      9.Bilgisi olan blog yazarları bu işin bu kadar kolay olmadığını bile isteye yapıyorlarsa bilgisi olmayan veya yeni blog sayfası açmak isteyen adaylarında bunları sorgulama hakları vardır diye düşünüyorum.
      • Blog sayfalarında boy boy reklamları sanırım babalarının hayrına almıyorlardır.
      • Bilgisi olmayan blog sayfalarına kendi bannerlerini eklerken de hiçbir çıkarları olmuyordur.
      • Bir de tanıtım yazılarından gelen gelirler sanırım bana vermiyorlar.
      • Okur sayılarının bir anda yükselmesi tamamen tesadüf müdür ?
      • Blog bilgisi olmayan kişilere bu yaptıkları işlerin sizce hiç alakası yok mu ?
      • Bunları yaparken bilgisi olmayan blog yazarlarının blog sayfalarından yararlanmak yerine yardım etme düşünceleri hakim lakin nedense ben şimdiye kadar bu iyi niyete anlayamamıştım.
      • Sözde yardıma çok seven bir milletiz ya her şeyi beklentisiz ve karşılıksız yapıyoruz ya. Doğru doğru şimdi anladım o zaman. Karşılıksız yardımı.
      Sibel Ablam sizin 10 yıllık geçmişinizi sanırım yardım yaptıklarınız değil. Yardım yapamadıklarınız veya bilgisi olan blog yazarlarının blog dünyasına hâkim olması nankörlükleri doğurmasından kaynaklanıyor. Siz belli bir kalıp içinde kalmışsınız. Sizde onlar gibi hepsini yapmış olsaydınız. Şuanda nerelerde olurdunuz bilemiyorum.

      Sil
    2. İnsanlar az çok blog okuyorlar. Bilgisi olan blog yazarlarının kendi çıkarları için yazılar ve paylaşımlar yaptığını bir süre sonra fark ediyorlar.
      Artık onlarda bu durumdan rahatsız oluyorlar ki hiç seslerini çıkarmadan bir şey söylemeden bırakıp gidiyorlar. Bilgisi olmayan insanlarda sizin gibi blog yazmaktan ve yardım yapmaktan soğuyorlar.
      Böylece kurunun yanında yaşlarda yanıyor. Ayırt edebilmek bir süre sonra imkansız hale geliyor.
      Böyle bir ortamda Sosyal Medya Kafe’de tek başınıza olmuşunuz veya tek başınıza olmamışınız değil. Önemli olan sizin ne düşündüğünüz. Böyle bir düşünceniz var ise Sosyal Medya Kafe’yi bir tıkla kapatmanız sizin ve oradaki yazarlar için daha iyi olur.
      İstemeyerek bulunduğunuz bir blog sayfasında hem kendinize zarar verirsiniz hem de sizinle birlikte olan yazar arkadaşlarınıza diye düşünüyorum. Tabi bu seçim size aittir.
      Bilgisi olan blog yazarı da bilgisi olmayan blog yazarı da hep hazıra konma peşindeler. En kolaydan ve en hızlı bir şekilde hiç kimseye fark ettirmeden istediği yere gelmek için her şey yapıyorlar.
      Ben blog dünyasının yapısını ve yapı taşlarını kimlerin oluşturduğunu fark ettim. Ben yine kendi doğrultumda yazacağım. 2018 yılında hayata geçireceğim ufak tefek değişiklikler ve yenilikler olacak inşallah.
      Sibel Ablam, inancınız, güvenceniz, yorumunuz ve güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Bende size şimdiye kadar her konuda inanıp, güvendim ve elimden ne geliyorsa en iyisini yapmak için çalıştım. Her zaman dediğim gibi siz daha fazlalarına ve daha güzellerine layıksınız. Umarım hak ettiğiniz yere en kısa zamanda gelirsiniz.
      Saygılarımla.

      Sil


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Özelden veya blog sayfalarında sormuş olduğum ve yapmış olduğum yorumlara cevap vermeyenlere yada gelişi güzel cevap verenlere ben de dikkate almıyorum.

4. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.