3 Aralık 2017 Pazar

3 Aralık Engelsizlerin Hatırlama Günü


Blog haritam takipçileri, bugünün konusu 3 Aralık Engelsizlerin hatırlama günü yazımı hepimiz için hazırlamak istedim.

Engelli-engelsiz, sevgili-sevgisiz, ilgili-ilgisiz, duyarlı-duyarsız, anlayışlı-anlayışsız, siyasetçi-siyasetsiz, engelli çocukları olanlar-engelli çocuğu olmayanlar, bize yakın olanlar olmayanlar, yardımcı olanlar olmayanlar, dostları olanlar-dostları olmayanlar, komşusu olanlar-komşusu olmayanlar, dayıları olanlar-dayıları olmayanlar, acıyanlar-acımayanlar, vicdanlılar-vicdansızlar, duygu sömürüsü yapanlar-duygu sömürüsü yapmayanlar, merhametliler-merhametsizler, bizleri kullananlar-bizleri kullanmayanlar, reklamcılar-reklamsızcılar, tribünleri oynayanlar-tribünleri oynamayanlar, bizlerin haklarını savunanlar-bizlerin haklarını savunmayanlar, bizleri görmezden gelenler-bizlerin yanındaymış gibi kendileri gösterenler, Sosyal Devlet anlayışını benimsemeyenler-Sosyal Devlet anlayışını benimsiyor muş gibi yapanlar, kanunsuzlar-kanuncular, kanun çıkaranlar-kanun çıkardığını zannedenler, Vali olanlar-Vali olduğunu sananlar, Belediye başkanları-Belediye başkanlık görevini yapanlar, sivil toplum örgütleri-sivil toplumun ne olduğunu bilmeyenler, dernekler-dernekte derlenip boş boş oturanlar, eğitimliler-eğitimsizler, bu gün 3 Aralık engelsizlerin hatırlama günü yazıma hoş geldiniz.

Eliniz Dolu Ruhunuz Boş mu Geldiniz ?

Bugün sizlerin-bizlerin günü olduğunu iddia edenler acep günler bu gün bir torbaya mı girdi ? Yoksa benim bilmediğim başka bir torba var da günler-geceler o torbaya mı giriyor ? Torbanın ağzını açan bizleri dolduran ve sadece 3 Aralık gününde bizleri hatırlayanlar.

Her sene kendi vicdan torbalarından 3 Kasım ve 16 Mayıs engelliler gününde sürpriz engelli arkadaşlarımızı hediyelerle donatım içlerinden çıkaran kendini bilmez siyasetçiler… ayrıca bütün reklam ve pazarlama işlemini bizlerin üzerinden yapanlar bağnazlık gününüzü kutlu, mutlu ve canınız sağ olsun demek istiyorum.

Bugünü bende sizler için 3 Aralık bağnazlık günü olarak kutlamak istiyorum. Engellilik kutlanacak veya hatırlatılacak bir şey değildir. Umarım vicdanlarınız ve ruhunuz sağlıklı başınız yastığınızda rahat uyuyorsunuzdur.

Sosyal Devlet Anlayışı Çalıştı


Bugün çekiliş yapıldı. Özlük haklarımız kanunlaştı, Sosyal Devlet anlayışı mekanizması bir kez daha çalıştı. Daha ne isteyelim değil mi engelli dostlarım ?

Doğa güzel, yaşam güzel, hava güzel, su güzel, nefes almak güzel, yaşam standartlarımızı ferah, güzel … Bir kefeye bir torbaya konulmak daha güzel. Torbanın içinde 3 Aralık Dünya Engelliler Günü çekilişinde yer almak en güzeli değil mi engelsiz dostlarım ?

Engelli gününü Dünya ayakta sevgi ve saygıyla alkışlıyor. Siyasete ve bürokrasiye takılan engelliler sokağa çıkamıyor. İş bulamıyor, evlenemiyor, düşüncelerini özgürce aktaramıyor, sağlık ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayamıyor, hastanede, yolda, ulaşımda, düşünce özgürlüğünde, ötekileştirilmeye, dışlanmaya, ayrıştırılmaya devam ediliyor.

Kendinden Üretken ve İletken Kimler Olabilir ?

Otur oturduğun yerde ayağımıza bağ yolumuza yoldaş olma anlayışı her platformda benimseniyor. Bizleri evlerimizde, odalarımızda yalnızlığa bırakılarak kendi imkanlarımızla ve düşüncelerimizle daha üretken ve daha iletken olabileceğimiz düşünülüyor.

Yaşamlarını kendi emekleri ile sürdürmeye çalışanlar, zorlukları-sıkıntıları, engelleri aileleri ile aşanlar, sorunlarına çözüm yolları bulanlar, hiç kimsenin düşünemediğini ailesi için düşünenler, varını yoğunu satanlar, işleri bozulan aileler veya işlerini bırakmak zorunda kalan aileler, tek bir kelime ile mutlu olanlar, hunharca kalpleri kırılanlar, üzülenler kendilerini sabrı-şükre saranlar, davranışlarını kontrol etmeye çalışanlar, kendi değerlerini ve kültürlerini özgürce yaşamak isteyenler nasıl üretime katkı sağlayabilir ? bütün okurlarım sizlere soruyorum ? böyle kaç tane babayiğit vardır ? bizim ülkemizde sizce kaç kişi bu saydıklarımı düşünüyor olabilir ?

Bence devletin bizlere taktığı engelli ismini taşıyan kişiler yani bizler Abdullah, Hasan, Hüseyin, Ayşe, Fatma, Zeynep bizi bizden başka kimler düşünür. Bunlar ne yer ne içer, kimi gezer kimi sezer imtihan dünyasında hepimiz tek başına yaşarken sen, ben, onlar, bunlar, şunlar ayrımı niye ?

Bu Ülkede Ne Zaman 2'inci 3'üncü Sınıf Vatandaşı Olmaktan Çıkacağız


Bu ülkede ne zaman kendi uzuvlarının belli ölçüde kullanamayan insanlar 2'inci, 3'üncü sınıf vatandaş olmaktan çıkacak ? Bilen, duyan, gören var mı ? Bizler kendi hayat yolculuğumuzda ne zaman ayaklarımızın üzerinde durmaya başlayacağız ?

Bizlerin içinde olanlar var olamayanlar var bizlerin içinde gönül var gönül dağı var, yüreğini engelline sığdıran var sığdıramayan var yüreğini susturan var susturmayan var var oğlu var… Tabi imtihan dünyasında sende olan ben de yoksa vay haline arkadaş diyen var, demeyenler var.

Kendi Dünyanıza Açılan Bir Kapı Açın

Ben engelsiz renkler kişisel web yolculuğu blog sayfamızda dünyaya açılan bir kapıda hem kendimi hem de düşüncelerimi ayakta ve hayatta tutmaya çalışıyorum.

Yüreğimi sırtladım bilgimi, nezaketimi, cesaretimi, azmimi, kararlılığımı heybeme koydum yoluma ekiyorum anlamak ve anlaşılmak isteyenlerin yoldaşlığında.

Bizler sözlü ve yazılı her mecrada kendimizi özgürce ifade edebilmeyi kendimize ilke edebilmeliyiz. Kendi öz kültürümüzü oluşturmak için eşit haklara ve eşit yaşam tarzlarına ihtiyacımız var.

Engelli dostlarım bizlerinde bu toplumda yaşadığımızı ve bu ülkenin bir ferdi ve bir bireyi olduğumuzu ancak kendi kültürümüzü oluşturarak başlayabileceğini düşünüyorum.

Yola Devam : Engelsiz yarınlar için haydi kendi kültürümüzü oluşturalım. Yaşadığımız sürece engelsiz kültürüne devam ettirmek için çabalayalım. Bizden sonra gelecek nesillere, toplumlara ve topluluklara miras bırakalım.

Engelsizler sizlerde yüreğinizi ortaya koyun bu kültüre ortak olun ! Engelimizi hatırlamayın, kutlamayın farkına varın ve hep beraber bir farkımız olsun.

Bu farkı okuyan okumayan, duyan duyman, paylaşan paylaşman bir birine bir tık ile ulaştırabilir-katkı sağlayabilir. Fark yaratmak için tabi bir de paşa gönüllerin istemesi lazım.

Bu içerik Engelsiz Renkler-Kişisel Web Yolculuğu tarafından hazırlanmıştır.
Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

2 yorum:

  1. Merhaba.makalenizi okudum.yoksa manifesto mu demeliyim? Sarsıcı buldum. Doğru söylüyorsunuz. Yok sayıyoruz engelleri aşıp da aramıza kalabalığa karışa bilmiş şanslı sayabileceğimiz kardeşlerimiz le de göz teması bile kuramıyoruz. Sebebi ne olabilir diye düşünüyorum da. Bizim de başımıza gelir korkusuyla kaçışmı , incitme kaygısı mı yoksa (meclisimizden dışarı) kendi sağlığının baki olduğu garantisi varmış gibi kibir mi ? Bağnazlık de mi arkadaşım her türlüsü!
    Selamlaşmak istiyorum halbuki..

    YanıtlaSil
  2. Öncelikle hoş geldiniz okumaya değer bulup kendi düşüncelerinizi benimle ve bütün okurlarımız ile paylaştığınız için teşekkür ederim.
    Aslında ortada engel yok. Bizler de engelli değiliz. Sadece birlik ve beraberlik, sağduyu, yardımlaşma ve paylaşma yok.
    Kendi yaşantımda ve yaşamımdan ikili, üçlü, dörtlü, beşli katkı hastanelere ve abartmalara kucaklar da ve halk dilinde ebişme tabiri ile söylediğimiz pozisyonlarda çok inip çıkmışlığım oldu.
    Yolları kaldırımları, ulaşımı hiç saymıyorum bile.
    Bir başka şeyde göz teması üzerimizden hiç eksik olmuyor sanki uzaydan gelmiş varlıklarız. Nasıl bir göz teması kuruyoruz yandan yana gizliden gizliye sanki bizler fark etmiyoruz. Çaktırmadan bakmaya çalışanları insanları sadece o anki düşündükleri korkuları halbuki kendilerini bağlıyor.

    Bence eğitimsizlik, bilgisizlik, yanlış yönlendirmeler, ebeveynlerin çocukları üzerinde kurdukları arkadaşlık baskıları. Sosyal iletişimsizlik asıl temel şeyler bunları çoğaltmak o kadar kolay ki ama tek neden insan olduğumuzu her zaman unutup hiç ölmeyecek gibi yaşamamız.

    Kelimeler sadece birer teferruat daha iyi algılanması için diye düşünüyorum.
    Karşımızdaki kişiyi siz istediğiniz kadar kırmak, dökmek isteyin, aşağılamak, hor görmek isteyin beceremezsiniz niye biliyor musunuz.

    Karşısındaki kendisinin insan olduğunun farkında ise, ne durumundan nede söylemlerden hiç bir zaman etkilenmez. Nedense yeni moda mı nedir bilmem ben çok hassasım, ben çok naz-ikim, ben büyüklerime çok vefalıyım.

    Hep bencillik bunu adı ne ego ne kapris tamamen kendimize olan sevgisizliğimiz ve güvensizliğim başka bir şey değil.

    O zaman biz burada ilk adımı atalım bu isteğini yerine getirelim. Sizi beklemeden ben size bir Selam vereyim. Selamünaleyküm sevgili kardeşim günün aydın, işlerin yolunda, gönlün huzurda, bakışların bizimle değil dilinle konuşsun.

    Bundan sonra önünüze gelen bizlerden herhangi bir kişiye selam vermeniz bir isteği olup olmadığınızı söylemeniz yeteli olur.

    İnan sonrası çorap söküğü gibi gelir ve öyle bir bağ kurarsınız ki hiç bir yerde o huzuru ve mutluluğu bulamazsınız.
    Yaklaşmak kaynaşmak sadece atacağımız küçük bir adım ile başlayacağını söyleyebilirim. Siz bunu deneyin sonra gelin bir daha yorum yapın ve aradaki düşünceleriniz arasında ne kadar bir uçurum olduğunu ve şimdiye kadar neden daha önce yapmadığım diye düşünürsünüz.

    Esenlikler dilerim bu düşünce yolculuğunuzda...
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Özelden veya blog sayfalarında sormuş olduğum ve yapmış olduğum yorumlara cevap vermeyenlere yada gelişi güzel cevap verenlere ben de dikkate almıyorum.

4. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.