20 Mart 2016 Pazar

Sistemin İşleyişi Zorunlulukları Ortadan Kaldırmıyor




Merhabalar değerli blog okurlarım, 

    Sizlere bugünkü yazımda bir önceki yazılarımın biraz daha geniş ve daha farklı  bir bakış acısından bakarak yazımı  yazmaya devam etmek istiyorum. Sosyal güvenlik kurumu, hastaların tedavileri için uygulamalar da bulunup sut kanunu tebliği ile hizmet verme görevinde bulunmaktadırlar.

  Devletin kendi kurumları olan hastaneleri veya özel hastanelerin de çalışan doktorlar, fizyoterapistler, hemşireler ve diğer çalışan kişiler bir bütün olarak hastalarla çalışmakta, amaçları ise hastaneye gelen hastalar için onları sağlıklarına kavuşturmak veya tedavileri süresi içerinde ellerinden geleni yapmak hastaların hayatlarını en iyi bir şekilde sürdürmeleri olmaktadır değil mi?

  Böyle bir hizmet anlayışı olunca her çeşit hasta ile karşılaşıyorlar ve tedavilerine sürecinde hastalarla bir uyum içinde olmaları bekleniyor. Hizmet veren kişilerde hastalardan veya hasta yakınlarının da bu tedavi süresinde katkı sağlamaları ve daha hassas daha duyarlı olmaları isteniyor. Buraya kadar çok güzel değil mi? Şimdi aşağıda vereceğim sıralamayı biraz dikkatlice  okuyunca burada aynı güzellikleri göremiyoruz.

 Ben bir engelli olarak fizik tedavi görmek için hastaneye gittim nereye gittim fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümüne orada görev yapan doktora muayene oldum. Bana yönlendirdiği yer neresi tabi ki fizyoterapist. Doktorun bulunduğu yer ile fizyoterapistlerin bulunduğu bölüm ayrı yerlerde neyse ki fizik tedavi bölümüne gittik.

 Fizyoterapist ne yapar doktordan çok farklı bir muayene yapar ve hastanın tedavi sürecinde izleyeceği yolu belirlemek için eline verdiğimiz kart eşliğinde muayene edip belirli bir  gün de belirli saatte size fizik tedaviniz yapılabileceğini söyler ister ayakta tedavi görün isterseniz yatılı olsun bunlar değişmiyor.

  Değişen durumlar ise, bir kalıp içine sunulan tedavi şekilleridir. Evet sıralamalar şu şekilde oluşmakta bir fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimi ve fizyoterapistine sosyal güvenlik kurumu sizler günde sekiz saat çalışacaksınız sonra size gelen (A) grubu hastaların işlemlerinden günlük en fazla 8 saat, (A) ve (B) grubundaki hastaların işlemlerinden günlük 12 hastaya bakabilirsiniz diyor.

  Birde fizik tedavi ve rehabilitasyonu uzman hekimleri bulunmakta onlar ise (C) grubu hastalarındaki işlemlerden günlük en fazla 32 (C) ve (D) grubundaki işlemlerden ise en fazla 64 hastaya bakabilecekler.

  01 Mayıs 2014 tarihli genelge ile doktor başına günlük 16 seans olan A grubu kotası 8 düşürülmüştür ve 2014 yılında art arta 6 ayda 10 değişlikler yapılmıştır ve her bir değişlik hastalar için zorluklarla karşılaşmalarını neden olduğu gibi tedavileri için kendi ceplerinden ödeme yapmak zorunda kalmışlardır.

  Devlet birçok hasta gruplarında o kadar çok değişiklik yaptı ki bütün hasta grupları mağdur oldu. Devlet hastaların beklentilerine karşılayamamış tedavileri aksayan tedavileri için gereken süre ve koşullar sağlanamamış her bir yeni değişilik huzursuzluğa mutsuzluğa mücadeleye yol açmış artık  bu sistem hastaların doktorlarla, fizyoterapistlerle, hemşirelere ve sekreterlerle karşı karşıya gelmelerine sebep oluşturmaktadır.

   Devlet bir an önce sistemde yeni değişiklikler yapmalı ama değişiklik yapmak için değil her hasta grupları için hemde çalışan tüm doktor, fizyoterapist, hemşire, sekreter ve diğer çalışanları kapsayan iyileştirilmeler yapılarak daha ferah, huzuru, mutlu bir şekilde çalışma ortamları sunmalarıdır. Burada devletin de üzerine düşen asri görevlerini hiç unutmaması dileğim ile yazılarımı son vermek istiyorum.


Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.