21 Mart 2016 Pazartesi

Kurban Bayramını 2015 Yaşamak


  

Günler, haftalar, aylar ,yıllar hala geçip gidiyor hiç durmadan duraksamadan beklemeden ertelemeden hayatlarımız akıp giden zamanın eşliğinde ömrümüzü hayallerimizi olanaklarımızı örfümüzü adetlerimizi görmezden gelmemize veya ekonomik şartların zor olması, sağlık sorunlarımızın olması ilişkilerimize yansıması ve böylelikle ilişkilerimizi geliştiremediğimiz bir  dönemi yaşıyor isek bizlere de yeni yaşantı şekilleri oluşturmamız için neden olabilir ve bu durum toplum olarak farklılıklar göstererek kendi isteklerimizin, arzularımızın karşısında yok olmaya mahkum ediyoruz. Kurban bayramını en son yaşamış olan gören insanlar özellikle yaşları 60 yaş üzerinde olan insanlar herhalde diyeceklerdir ki nerede o bizim eski bayramlarımız sevginin, saygının, şefkatin, güler, güzün,  neşenin, aile olmanın beraberliğin, paylaşmanın  olduğu  o güzel bayramlar nerede diye sorarsak herhalde sorun şimdiki bayramların nasıl kutladığımızı değil bayramı nasıl gördüğümüz nasıl yorumladığımız ve günümüz şartlarına koşullarına nasıl öngördüğümüzde değil midir. 

  Demek istediğim şu ki sorun kendimiz de bir birey olarak yaşamlarımızı daha kısıtlayıcı daha sınırlı bir bütünlük içinde bir arada yaşamaya çalışıyor olmamızdan kaynaklanıyor. Belkide bu duyguları eski bayramlardaki gibi o ruh ile yaşayan birleri hala vardır veya yaşıyorlardır. Yaklaşık olarak kurban bayramını kutla yalı bir ay geçti aslında duygu ve düşüncelerimi o günlerde anlatacaktım o yaşamış olduğum anları yazmak ve uzun zamandır yapmamış olduğun sohbetleri paylaşmak isterdim ama o günlerde ülkemizin içinde bulunduğu durum münasebeti ile doğru olmayacağını düşündüğüm için şimdi yazmanın daha doğru olacağını düşündüğüm için kısa ve açık bir şekilde dile getirip yazmak istiyorum.

  Bayram sabahı münasebeti nedeni ile aile bireyleri olarak erken kalkmıştık annem ve ben bayram namazını kılmaları için babam ve abime camiye uğurladık annem de yavaş yavaş bayram ikramı için hazırlıklarını yapmaya başladı.Ben de bilgisayarımı açıp bilgisayarımla yapabileceğim işlerle meşgul oluyordum.İlerleyen dakikalarda babam ve abim bayram namazından  geldiler aile olarak kendi aramızda bayramlaşmalarımızı gerçekleştirdikten sonra babam abim ve annem evimizin bahçesine inerek kurbanımızı kesmek için işe başladılar.

  Allah kabul etsin kurbanımızı babam kesmiş abim de eşlik edip yardımda bulunmuş. Abim  etimizi yemek için dinlendirmeye bıraktıktan sonra yanıma geldi eti nasıl pişmiş yersin diye sordu ve yemeğimi nerede yemek istediğimi nasıl oturmak istediğimi söyledi. Bende yatağımın üzerinde oturmak istediğimi söyledim abim de o zaman eti pişirmek üzere mutfağa gidip pişirme işlemini yapmaya başlayayım ve etin pişmesine yakın gelip seni oturturum deyim mutfağa gitti. Bende olur abi dedim yaklaşık yirmi dakika sonra abimin cep telefonu çaldı. Abim cep telefonu baktı kurbanımızı kesip kesmediğimizi hakkında konuşmalar oluyordu anladığım kadarı ile ve abim de kurbanımızı kestiğimizi ve pişirme işlemini geçtiğini söyleyince dayımın oğlu o zaman bende geliyorum beraber yiyelim demiş abim de buyur gel abi sen gelinceye kadar hazır olur demiş.

  Ben konuşmalardan bazılarını duymuş olsam da kimin olduğunu ne konuştuklarını tam anlamış değildim abim odama geldi ve dayımın oğlunun geleceğini söyleyince şaşırdım abime şaka mı yapmıyorsun diye sordum abim de yok gerçekten gelecekmiş değince abime hangi dağda kurt ölmüş ki dedim. Abimle biraz şakalaştıktan sonra abimle tekrar bir organizasyon yaptık.Önce benim odama küçük bir tane masamız vardı onu benim odama abim  getirdi.Böylelikle abimgillerle de bir arada olup yemeklerini benim odam da hep beraber yemelerini sağlamış olacaktık sonra abim hadi seni de yatağın üzerine oturtayım sonra yemek masasını hazırlarım dedi olur abi dedim. Abim beni yatağımın üzerine oturttu bir yandan da etin pişmesini takip ediyordu bir taraftanda masa düzenini oluşturmaya çalıyordu. Bütün işlemleri hazırlıkları yapan abim dayımın oğluna cep telefonu ile arayacağı sırada dayımın oğlu oğlu ile birlikte geldiler. Selamlaştıktan ve bayramlaştıktan sonra hemen masaya geçtik  sohbet eşliğinde yemeğimizi yedik benim için değişik ve güzel bir bayram yemeği gerçekleşmiş oldu.

 Sizlere  2015'de bulunan iki bayramımız şeker bayramı ve kurban bayramını farklı duygular içinde kutlamış olduğumu söyleyebilirim .İki bayram diğer bayramlardan ayıran farklı bir anlamı yoktu benim için sadece bol sohbet güler yüz tebessüm, biraz mutluluk bir tutam neşe, gönülden gelen bir sevgi saygı bunların gerçekleşmesi sebep olan aslında bayramın ötesinde çocuklarla oynamış olup onların istek ve arzularını gerçekleştirmek üzere girdiğim girişimler sonucunda keyifli sohbetler yapıp sormuş oldukları soruları en içten duygularımla samimi bir şekilde cevaplamak benim için özeldi.Aslında o gün küçük çocukların yüzlerinde mutluluğu yaşamak görmek hediye vermek onlarla o anı yaşatmak beni iyi hissettirdi.

 Şu günlerde anladım ki bayramı bayram yapan çocuklarmış onu için şöyle diyebilirim çocuk olmak çocukça kalmak en güzel bayramları yaşamanın yegane varlıkları ve sebepleri şu dünyada çocuklarımız olmaktadır. Her gün en içten gelen duygularla yapılan sevgi, saygı, hoşgörü, şefkat, adalet ,merhametle yaklaşmak ve onlara bugünün çocukları oldukları için sevgi yarının büyükleri olacakları için saygı göstermek bizlerin sorumluluk bilinç içerisinde olmamızı gerektirmektedir .Ancak ve ancak bizleri ileriye götüren böyle bir düşünce ile yarının dünyası için çağdaş, aydın mürebbet bir millet olarak yaşamamızı sağlayacaktır.

  Bugün 29 ekim 2015 ve bugünde bir bayram olduğu için önce çocuklarımızın sonra gençlerimizin ve bütün Türk Milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! 

   








Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

1. Söz ağacımızın panorama sayfasına vereceğiniz bir söz, yapacağınız bir yorum, paylaşacağınız bir konu, kendinize neler kattığınıza bildirir.
2. İstediğiniz her konuya öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
3. Rica ediyorum yorum yapmak için yorum yapmayın.
4. Ben takipteyim ve yorum yapıyorum size de beklerim demenize gerek yok ! zaten arif olan anlar ve gereğini yapar.
5. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
Saygılarımla.