20 Mart 2016 Pazar

Koridorlar Labirent Neden Yol Sancılı, Çileli, Soğuk, Üşümekli...



  Değerli okurlarım nasılsınız umarım iyisinizdir. Bir hastane hikayemle sizlerle birlikteyim.

  Hastanede yaşamış olduklarımı bu yazımda kaleme
almaya çalışacağım. Mr çekilmesi için  tıp fakültesi hastanesinin yolunu tutmak üzereydik. Hasta bakıcı bize sağ taraftan gideceğiz dedi. Abim sen ne taraftan gidiyorsun diye sordu. Hastane içerisinde yol var oradan gideceğiz dedi. Abim de öyle desene kardeşim
tamam hemen bir an önce gidelim dedi.

  Biz sanmıştık ki, ambulansla gideceğiz, meğer binalar yan yana olduğu için binalar arasında bağlantı yapılmış acil durumlarda hastaları bu yoldan geçmeleri sağlanıyormuş. Labirent gibi bir yol yapmışlar... iki bina arasına kestirme yoldan gideceğiz diye seviniyoruz. Sedye üstünde hasta bakıcı eşliğinde düştük koridorlara... Abim, eniştem gidiyoruz. Koridorların yolları soğuk...kimi zaman karanlık kimi zaman serindi.

  En ağırı ise, soğuktan titriyorum ama üstümde sadece beyaz renkte çarşafa benzer bir şey örtü var... bir bakıyorsun yokuş yukarı çıkıyoruz... Çıkarken sedye sarsılıyor, sancı oluyor... hele o küçük tümsekler yok mu, resmen havaya kalkıyorum ve sarsıntıdan düşecek gibi oluyorum... sarsmayın zaten üşüyorum diyorum... desem de yapacakları bir şey yoktu artık, asansörün oraya gelmiştik. Asansörde sedyeye yer yok... milletimiz binmiş, sağ olsunlar. Asansör bir aşağı bir yukarı gidip geliyor, sonunda abim bindi ve asansörü aldı geldi.

  Kaçıncı kata çıktığımızı hatırlamıyorum. Beyin ve sinir cerrahı katına çıktık. Teyzemin oğlu hemen tanımış olduğu beyin cerrahı doktorun odasına gitmiş, konuşmuş. Hemen beraber geldiler. Ayaklarıma baktı... hemen elleriyle vücudumu dokundu ve aşağı yukarı ellerini gezdirdi. Hissetip hissetmediğimi sordu. Ben de  hayır bir şey hissetmiyorum diyorum.

  En son  yukarı bak dedi cebinden çıkardığı anahtarlıkla ayağımın topuk kısmından parmaklarıma doğru  yavaş yavaş yukarıya götürüyormuş ve yine sordu ne yaptığımı hissediyor musun diye, yok hissetmedim herhangi bir şey dedim ve hemen MR çekilmesi gerektiğini söyledi.

  Abim ve biz ortopedi doktoru ameliyat edecek sanıyorduk. Abim başka bir yere götürmemize gerek var mı burada bakılabilir mi diye sordu doktora. O da MR çekilsin, şu an için bir şey söylemem söz konusu değil... nereye götüreceksiniz daha durumu belli değil, MR çıksın ona göre ne yapılacağını söylerim dedi. Siz hemen MR'a gidin dedi hemen MR için yazı yazdı.




  Acil olması için de sekretere talimat verdi, bekletmeden hemen MR'a alsınlar söyle aşağıdakilere dedi. Biz de hemen MR'ın bulunduğu yere gittik, orası da doluymuş herkes önceden sırayla randevu alıp öyle geliyorlarmış. İçeride de bir hasta var o da yeni girmiş. Biraz bekleyeceksiniz, arkasından size alacağız dediler, tamam dedik. Ondan sonraki sırası olan adam da, biz kaç gün önceden randevu aldık diye arıza çıkardı.

  Uzun tartışmalar sonucu  ikna edildi ama içerideki hasta hala çıkmamıştı, sinirler iyice gerilmeye başlamıştım. Bu seferde MR çeken teknisyenlerle kısa bir süre tartışma yaşanırken hasta da içeriden çıktı. MR benim için hazırlanmaya başladı. Meğer içeride hasta varken kısa süreli arıza olmuş, neyse ki MR odasına girebilmiştik...


                                           

Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.