20 Mart 2016 Pazar

Hekim Hasta ve Hasta Yakını ile Karşı Karşıya





  Değerli sağlık bakanı Ayşegül İslam Hanım'a ve onunla çalışan Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü İsmet Köksal ile Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı Erman Ceyhan'la beraber yürütmeye çalıştıkları sosyal sağlık sistemi politikasını bir türlü hastaların sağlığı ferahı huzuru rahatlığı için gereken mücadeleyi ve düzenlemeleri yapamamaktadırlar. Hastanın tedavi koşullarını tedavi masraflarını ameliyatta kullanılacak platinleri, malzemeleri bir türlü hastayla bir bütün halinde bulunduramamaktadır.

 Sistem adı altında yapılan yeni düzenlemeler birçok değişikler yapılıyormuş gibi bizlere sosyal medya veya görsel medya aracılığı ile bizlere sunuyorlar. Sizlere sadece yapılan bir değişikliklerden bir tanesini anlatayım.

 Sağlık bakanlığı diyor ki obezite ile mücadele programı başlattık çok güzel yerinde atılan bir adım derken bir bakıyorsunuz obezite rehabilitasyon listesinden çıkarılmış olduğunu belirtiliyor diğer yandan bir bakıyorsunuz. SGK’nın ameliyatını ödediği pek çok hastalığın fiziksel tıp ve rehabilitasyon tedavi edilmesini engellediğini öğreniyorsunuz.

  Yani her değişiklikte ödeme dışında kalan hasta grupları mağdur ediliyor, bu kapsam dışında kalan hastalar hayretler içinde kalıp şaşkın bir şekilde ne yapacaklarını bilmeden kala kalıyorlar oldukları yerde. Sonuç itibari ile hastalar tedavi masraflarını kendi ceplerinden ödemek zorunda kalıyorlar.

 Sonra bir bakıyorsunuz sosyal politikalar bakanlığı yapmış oldukları hatayı görüyor ve yeni düzenlemeler adını verdikleri değişikleri yapıyorlar. "Hastaların yaşam kalitelerini yükseltiyoruz onlar için çalışıyoruz onlar için varız" diye bizlere yutturuyorlar.

  Bizler ise eskiden var olan düzenlemeyi kaldırıldığından habersiz sanki yeniden yapılmış düzenlenmiş ve kapsam içine alınarak yaşam kalitemizi yükselmiş olduğumuzu sanıyoruz.

  Bu işten hekimlerimizde nasiplerini  alıyorlar nasıl mı hasta bir önceki sene veya altı ay öncesinde almış olduğu tedaviyi bir yıl sonra hastaneye gittiği zaman hastaya almış olduğunuz tedaviyi şimdi devlet ödeme yapmıyor dediklerinde hasta ve hekimler arasında bir tartışma bir sürtüşme neden oluyor.

  Bazı durumlarda ise hekimlerimiz hasta veya hasta yakınları tarafından darp ediliyor şiddete ve tehditlere maruz kalıyor kimi zamanda ölümle sonuçlanabilen durumlarla da karşılaştığımızı gerek sosyal medyadan gerekse medyadan televizyonlarda ana haber bültenlerinde görebiliyoruz.

  Hiç düşünüyor muyuz bu olaylar neden çoğaldı sık sık hekim ve hastalar karşı karşıya geliyor burada sadece hasta veya hasta yakınlarında mı suç yoksa sadece görevlerine icra etmek isteyen hekimlerimiz mi? Daha ne yapsın hekimlerimiz tedavi için hastaneye gelen hastaları mu aniye edip sağlıklarını kavuşturmak isteyen hekimlerimize bu olaylar ödül olabilir mi yoksa hiç hakketme dikleri bir ceza mıdır?

  
 Peki devlet nerededir bu noktada devler hekimin yanında olduğunu gösterip hastaya veya hasta yakınına suçu atıp tek suçlu sanki hasta ve hasta yakınları olduğu söyleyen sağlık bakanı ve hekimler birliği çıkıp söylemlerde bulunacaklarına sisteme, kanunlara ve  diğer karşılaştıkları durumları niye dile getirmezler.

 Tabi ki olayları tasrif etmiyorum bir hekimine şiddet, hakaret tehdit edilmesi ve bir hekimin öldürülmesi suç olarak kanunda yerine alması gerekiyorsa bir hastanın da hastaneye gittiği zaman tedavisini için gereken koşulların imkanların sağlanması gerekmektedir.

 Canı yanan hasta veya hasta yakınlarının hakları korunması ve gereken tedavilerine yapılması gerekmektedir. Bunun için devletin bir an önce sağlık sistemini baştan aşağıya değiştirmesi geliştirmesi hekim hasta ve hasta yakınlarının arasındaki ilişkileri mutlu huzurlu seviyelere ulaştırmalı yoksa bu sistemle devam edilirse daha büyük olaylar pek çok olumsuz neticelerle veya sonuçlarla karşılaşmak zorunda kalırız.




                                               
Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.