21 Mart 2016 Pazartesi

Gelecek İçin Şu Anı Yaşamak




 2016 yılının ilk blog yazımı yazmaya çalışacağım. Heyecanlı ve tutkulu bir şekilde yazı yazmak için acele ediyorum. Bir yıl önce blog yazılarımı yazmaya başladığım zaman farklı bir düşünce ve farklı bir amaç için yazmaya düşünmüş ve vermiş olduğum kararla harekete geçmiştim. Çok şükür azmim ve kararlılığım sayesinde bir çok blog yazılarımı hayata geçirdim.

 Blog yazılarımı yazdıkça farklı bir bakış açısı kazandım. Yeni düşüncelerimin oluşması aynı zamanda var olan düşüncelerimin de gelişmesine sağladı.

 Şair söyle demiş yaş otuz beş yolun yarısı eder. Hangi duygu ve hislerle yazmış bilmiyorum onuda sorgulamıyorum. Ben de otuz beş yaşımın son günlerini yaşamaktayım. Benim için hala yol uzun. Ömrüm çetrefilli bir yol ayrımının başında renk cümbüşünün tam ortasında geçiyor.

 Blog yazılarımı ilk defa okuyan engelli arkadaşlarımın desteği dışında ne yazık ki fazla bir ilgi alaka görmedim. İstediğim kadar bir okuyucu kitlesini ulaşamadım. Benim için blogum yazılarımın popülerliğinden çok vermiş olduğum mesajların doğru ve anlaşılır olması idi. 

 Belkide yazılarım bazı kişiler için vasat veya kasvetli olabilir. Sonuç olarak bende bir yazar değilim. Blog yazılarımı yazmaya devam edeceğim. Eksiklerimi, hatalarımı tesbit edip onları bir daha tekrarlamamaya çalışacağım. İsteyen okur alır bir hisse istemeyen geçer gider istediği diyara... 

 Zaman zaman yazı yazmak benim için güzel bir duygu haline geliyor. Klavyenin üzerinde parmaklarımı hareket ettirmek havada bulutların arasında uçup gökyüzüne doğru yükselerek bir sağa, bir sol, bir aşağı, bir yukarı hareket edip o cendereden çıkıyorum sanki. Harflerin üzerine dokunduğumda farklı bir renk farklı bir ahenk oluşur.

 Kelimeler manayla birleşince hayatım değişti. Her geçen gün değişim sürecine yenileri ekleniyor. Hayatınızda büyük bir değişikliler istiyorsanız hissettiğimiz, yaptığımız, söylediğimiz hatta düşündüğümüz her şeyin akıl süzgecimizden geçirmemiz gerekir. Kendimize sormamız gereken soru yeniliğe, değişime hazır mıyız değil miyiz sorusudur.

 Ben bu soruları kendime sordum. Hatalarımla kusurlarımla hesaplaşıp yeni bir bakış açısı kazandım. Bakalım kısa vadede neler yapacağım. Neler düşünüyorum. Nasıl yapacağım.

 Geleceğe dair planlar yapmayı seviyordum. Lakin o zaman şu anı yaşayamıyor o anın güzelliklerini göremiyordum. Toprağa nadasa bırakır gibi bir başka bahara bırakıyordum. 2016  yılı için geleceğe dair planlar yapmayı bırakıyorum. Artık şu anı yaşamayı ve günü birlik planlar yapmaya tercih ediyorum.

   İlk olarak İnternet'ten sekiz adet kitap siparişi verdim. Zamanım oldukça kitap okumaya çalışacağım. Blog yazılarımı yazabildiğim kadar yazacağım. Ara vermiş olduğum fizik tedavime yeniden başlayacağım. Uzun vadeli tedavilerden günü birlik tedavilere benimseyeceğim. Ev ortamından doğa ortamının güzelliklerini yaşamak istiyorum. Sohbeti muhabbeti gereği gibi yaşamak.

    Belkide etrafımızdaki kişilerin görüş açılarına ancak bu şekilde girebiliriz. Ben hedefler koydum ve hayat planlarımı günü birlik olarak yapmaya çalışacağım. Bir tekil kişi olarak anca bunları yapabiliyorken. Sayın büyüklerimiz bizler için neler yapıyor diye düşünmeden edemiyorum. 1 Kasım seçimlerini geride bıraktık. Engelliler için hala bir  adım atılmış değil. Umarım 2016 yılında engelliler adına, ülke adına ve herkes adına var olan sorunlar, sıkıntılar, çözümlenir. Her kesime hitap eder.  Köklü, verimli, değişikler yapılır ve en kısa zamanda hayata geçilir.


Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.