20 Mart 2016 Pazar

Fizik Tedavisini Kaybedenler





  Sizlere fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavisi hakkında bilgiler vermek istiyorum. Bu tedaviyi almak için öncelikle sut tebliği kanunu denilen bir yasa var. Daha doğrusu, mağduriyetler kanunu. Bende omurilik felçlisi olarak nasibimi almış bulunmaktayım. Bir mağdur olarak araştırmalarda bulunurken, sut kanunu ile tanıştım.

 Şimdiye kadar bihaber olduğum bir kanundan bahsediyorum. Belki de çoğumuz böyle kısıtlayıcı bir yasa ile yeni tanıştık. Bazılarımızın hala bu süreçten haberleri yoktur. Belkide bazılarımız hiç bilmeyecek. Gelelim asıl konumuza... Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavisi için hastaneye giden felçli kişiye, tedaviniz için hastanemiz tedavi imkanı sunuyor ama kısıtlı bir şekilde diyor.

  Sizi biz bölgelere ayırırız; sağ tarafınız bir bölge ve sol tarafınız diğer bölge ve bunlar için 30 seans veriyoruz. Yani iki bölge için 30+30 seans=60 seans. Bu tedavi süreci bitince tıp fakültesine gidip "Ben fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavisi almak istiyorum bunun için bir 30 seans hakkımız varmış, bize bir 30 seanslık bir rapor verebilir misiniz?" diyecekmişiz.

  Durum böyle olunca bizde kanunun bize verdiği yetkiyle önce 30 seanslık hakkımızı kullandık. Birinci bölge ve sonrasında ikinci bölge için doktorumuza başvurduk. Orada da sistem karşımıza çıktı. Biz 30 seanslık tedavi hakkımız olduğunu düşünürken, bize sistem 18 seans verdi.

  18 seanslık tedavimize gördükten sonra, sistem beni tedavi için hak tanımadı. Sistem ne derse biz onu yaparız diyor doktorumuz. Gidip tıp fakültesinden sağlık raporu getireceksiniz, yoksa size giriş yapamayız diyerek devam etti.

  Doktorumuz, daha ikinci 30 seans hakkımız dolmadığından, bizim yapabileceğimiz bir şey yok, giriş yapamam, dedi. O zamanlar, benim idrar yollarım da enfeksiyon oluşmuştu, hem enfeksiyon için üroloji doktoruna bakınalım hem de fizik tedavi ve rehabilitasyonu için sağlık raporu alıp gelelim, dedik.

  Tıp fakültesi hastanesine gittik. Önce enfeksiyon için üroloji doktorumuza gittik. Daha önce Dr. Taylan Bey'le görüşmüş olduğumuz için şikayetlerimi biliyordu. Sabah erkenden gitmiştik. Onun için sıra beklemek zorunda kalmadık. Taylan Bey'de koridorda hastalarını muayene etmek için odasına geliyordu, bizde odasının önünde bekliyorduk, yanımıza geldi. Hoş geldiniz dedi, selamlaştık. Hadi o zaman gelin odaya, dedi.

   Bir hafta önce yaptırmış olduğumuz kan tahlili, kültür tahlili ve ultrason tahlillerine baktı. Sonra muayene için tekerlekli sandalyeden yatağa çıkmamı istedi. Abim ve eniştem beni yatağı yatırdılar. Taylan Bey beni muayene etti, herhangi bir şey yok ama bir daha kültür tahlili aldıralım ona göre bakarız, dedi.

   Zaten sabit sonda da takılı olmazsa sonda bir on gün daha kalsın, sonra normal taka döneriz, sonuçlar çıksın, ona göre bir daha değerlendiririz dedi. Tamam deyip, odasından ayrıldık. Idrar tahlili için, hemen bir küçük su aldık. Ben suyu içtim ama ona rağmen hemen gelmedi. Biraz bekleme sonucunda geldi,  kültürü aldık ve onları laboratuvara abim teslim etti. Sonra fizik tedavi raporu için, fizik tedavi ve rehabilitasyonun yolunu tuttuk.

 Sekreter hanımın masasına geldik, fizik tedavi gördüğümüzü ve 30+30 seans sürecimizin bittiğini onun için sağlık raporu almamız gerektiğini durumumuzu anlattık. Sekreter hanım giriş için bize yönlendirdi ama ben yeşil kartlı olduğum için ne giriş yapabildik ne de rapor alabildik.

   Saatlerce bekledik, o kadar koşuşturma ve mücadele sonucu yorgun can sıkıcı bir şekilde ilçemize geri dönmek zorunda kaldık. Bir kağıt parçasının yaptığı şeylere bakın... diğer bir kağıt parçası olan yeşil kart ise, elimizde kırmızı kartta dönüşüyordu. Devlet baba, engelli vatandaşına hastanemizde geçiş hakkı yok, siz en iyisi 40 km gidin ve on gün sonra bir 40 km daha gidip geleceksiniz diyordu, ne güzel bir sosyal devlet anlayışı!

   Abim idrar tahlili sonucunu alınca Taylan Bey'in odasının yolunu tuttuk. Saatler ilerlemiş idi, bende ise enfeksiyonun etkisiyle olsa gerek halsizlik ve yorgunluktan dolayı başım dönmesi olmuştu. Biraz su içtikten sonra Taylan Bey'le görüştük. Herhangi bir operasyona ihtiyaç yok, sabit sondayla devam edelim dedi ve enfeksiyon için ilaç yazdı.

  Perşembe günü kültür sonucu çıkınca bir daha bakarız ona göre bir şeyler yaparız da dedi. Bizde kendisine teşekkür edip, vedalaştık. Yapabilecek bir şeyimiz kalmadığı için evimizin yolunu tuttuk. Bir sonraki yazım ise, sağlık raporunu neden alamadık onu yazacağım. 

                    
Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

1. Söz ağacımızın panorama sayfasına vereceğiniz bir söz, yapacağınız bir yorum, paylaşacağınız bir konu, kendinize neler kattığınıza bildirir.
2. İstediğiniz her konuya öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
3. Rica ediyorum yorum yapmak için yorum yapmayın.
4. Ben takipteyim ve yorum yapıyorum size de beklerim demenize gerek yok ! zaten arif olan anlar ve gereğini yapar.
5. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
Saygılarımla.