20 Mart 2016 Pazar

Adı Yeşil Kart İmkanları Kırmızı




  Bugünkü yazımı yeşil kart sorunun devamını olarak anlatmaya çalışacağım. Tedavim için bir sağlık raporu almam gerekiyordu. Neden sevk almaya ihtiyaç duydunuz diye sorarsanız yeşil kart sahibi olmamdı. Evet doğru duydunuz devlet hastanelerinde tedavi olabilirsiniz. Fakat siz tıp fakültesi hastanesinde tedavi görmek istiyorsanız sevk almalısınız. Dahi diyelim ki, sevki aldınız tedavi oldunuz.

  Buraya kadar normal diyelim. Benim anlamadığım devlet hastanesinden bir sevk alıyorsanız. Neden devlet hastanesinden, almış olduğunuz rapor iki hastalığı veya rahatsızlığı olan bir kişi aynı anda tedavi göremez. Neden tedavi imkanı sağlanmaz. Benim  de başımdan şöyle bir olay geçti. Önce üroloji bölümünden randevu aldığım için oraya gittik. Doktorumla görüştük tedavimi oldum. Sonra sağlık raporu almak için fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümüne gittik. Asıl sorunlar buradan sonra başlıyor. Abim Sekreter hanıma, hakkımda bilgi ve kimliğimi verdi. İşlemler yapılması için sekreter bilgisayara baktı.

"Size bakamayız" dedi. Nedenini sorduğumuzda bir sevkle iki bölüme muayene olamıyorsunuz. Devlet hastanesine gidip üroloji bölümünden giriş sevkini sildirme işlemini yaptırmalısınız. "Ancak o zaman işlem yapabiliriz dedi."

Saat 11.45 devlet hastanesine gitsek mesai saati yaklaşmış. Memurların öğle yemeği saati olduğu için gitmedik. Abim, ben ve eniştem kendi aramızda durum değerlendirmesi yaptık.  Yeni çözüm yolları için beyin fırtınası yaptık.

 Sonra yemek yemek için abim ve eniştem birlikte hastanenin lokanta bölümüne gittik. Orada yemeğimizi yedik. Yemekten sonra eniştem sağlık raporu için devlet hastanesine gidecekti.

  Ben ve abim öğle arası tatili bitmesini bekliyorduk. Saat 13.30 oldu. Abim kan ve idrar tahlilleri sonuçlarını alıp üroloji doktoru Taylan Bey'e gösterdikten sonra eniştemden gelecek bir telefon haberini bekleyecektik. Artık mesai başlamıştı. Abim ve ben tahlil sonuçlarını aldık. Taylan Bey'e gösterdik. Üroloji bölümündeki işimizi bitirdik.

 Oradan fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümünün olduğu yere doğru ilerlemeye başladık. Fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümüne geldik. Artık eniştemden gelecek telefon haberini beklemeye başladık eniştem hala aramamıştı. Abim'de eniştemin bir yanıt gelmeyince biraz meraklanmış olmalı ki enişteme arayalım mı dedi, ben ise gerek yok nasıl olsa eniştem bizi arar dedikten sonra eniştem aradı.

  Abim ve eniştemin telefon trafiği başladı. "Eniştem devlet hastanesinde ben ve abim, tıp fakültesinde eniştem abime yapması gerekenleri telefonla abime anlatıyor abim de elinde telefon bir oraya bir buraya koşuşturuyor  ne yaptılarsa ne denedilerse bir türlü giriş işlemini yapılamadı."

Eniştem önce devlet hastanesinin hastane müdürüyle bir görüşme yapıyor. Beni durum hakkında bilgi veriyor. Sizin yapabileceğimiz bir işlem var mı diye hastane müdürüne soruyor, hastane müdürünün cevabı sistem böyle benim yapabileceğim bir şey yok diyor. Enişteme isterseniz bir de başhekim yardımcısı ile görüşün  belki o size bir yol gösterebilir, diyor.

  Eniştem son olarak başhekim yardımcı ile görüşmek için odasına gidiyor. Başhekim yardımcısının dediği şey hastane müdürü ile aynı doğrultuda sistem böyle yapacak bir şeyimiz yok isterseniz hastane müdürü ile bir görüşün diyor.

 "Eniştemde hastane müdürü ile görüştüm sizinle görüşmem için beni size yönlendirdi bende onun için sizin yanınıza geldim" demiş, başhekim yardımcısı o zaman yapacağımız bir şey yok eniştemde bugün bu sevk işlemini gerçekleştiremedik peki yarın gelsek yeni bir sevk alsak tıp fakültesine sevk alabilir miyiz diye sormuş.

 "Başhekim yardımcısı maalesef onu da gerçekleştiremeyiz bir sevk süresi on gün geçerli on gün dolmadan bir sevk işlemi gerçekleştiremeyiz. On gün sürenin dolmasını bekleyeceksiniz sonra gelip sevkiniz alıp tıp fakültesine gidip orada rahatlıkla girişinizi yapabilirsiniz demiş. Eniştemde başhekim yardımcısına teşekkür edip odasından ayrılmış.


 "Artık yapılacak bir işlem olmadığı öğrenen eniştem devlet hastanesinden çıkmadan önce abimin cebini aramış. Abime sevk işlemi maalesef olmadı. Yanınıza gelince konuşuruz demiş." "Abimde tamam o zaman bizde buradaki işlemleri yaptık seni bekliyoruz demiş."

 "Abim beni yanıma geldi sevk işlemi olmamış dedi. Eniştem on beş dakikaya buraya gelir dedi. Abim istersen biz yavaş yavaş hastane kapısının önüne gidelim dedi." "Tamam abi dedim." Eniştem geldi. Bizi gördü kapının önündeyiz. Arabaya beni bindirdiler.

 Eniştem, ben ve abim arabada ile bir meçhule gider gibi yola çıktık. Zihin fırtınası başladı. Bizi bu fırtına nereye götürecek bakalım.

 Tıp fakültesi hastanesinden yola çıkıp şehir merkezine gelirken bir yandan da arabada konuşuyoruz. Aklıma ilaç saatim geldi. "Enişteme ilaç içmem gerektiği söyledim arabayı müsait bir kenara çekelim dedim. hemde  daha rahat konuşabiliriz dedim."Eniştem de hemen arabayı sağda bir kenarda durdurdu ilacımı içtim.

 Eniştemde abim ve bana devlet hastanesindeki yaşamış olduğu durumu anlattı. Eniştemin anlattıklarını sizlerde anlamışsınızdır. Eniştemin bizlere neler anlattı bir düşünelim. Yeşil kartlı bir hasta tıp fakültesinde tedavi görmek ister ise,  devlet hastanesinden sevk almadan tedavi olamıyor. Almış olduğu bu sevk tıp fakültesine hastanesinde sadece bir bölüm için geçerli.

 Yani birden çok hastalığınız var ise, benim gibi tedavi göremiyorsunuz. Sağlık raporu almak isterseniz devlet hastanesinde alamıyorsunuz. Sevksiz de tıp fakültesinde de alamıyorsunuz. Peki ne yapacağız. Önce devlet hastanesinde işkence çekeceğiz. Sevk alabilmek için. İki rahatsızlığınız olduğunda elinizdeki sevk bir tedavinizi karşılıyor. Tıp fakültesinde tedavi olmak için ısrarlıysanız. Bir on gün daha bekleyeceksiniz. Çünkü sistem bir daha sevk  işlemi vermiyor.

  Hasta olan bir kişiye nasıl olur da senin tedavilerini  sisteme bağlı denilebilir. Nerede hasta hakları nerede özgürlük. Bir hasta istediği yerde istediği şekilde tedavi olamaz. Evet yalnız bizim Türkiyemiz' de bunlar olabiliyor değil mi okuyucularım. Değerli okuyucularım bir önemli bir husus da neden yeşil kartlı olan bir hasta doğrudan tedavisi için tıp fakültesine gelemiyor.

   Diyelim ki illa sevk almalıyız. Peki sevki de aldık. Hepimiz insanoğluyuz  birden fazla rahatsızlığımız olamaz mı? olabilir değil mi? Velevki onu da kabul edelim. Neden sevk aldıktan sonra bir süre sınırlaması getiriliyor. Hasta olan kişi gitsin ertesi günü yine devlet hastanesinden sevkini alsın, tıp fakültesinde tedavisini görsün değil mi yok bu da olmazmış. Buradan nedenini sormayalım mı. Soralım değilmi değerli okuyucularım. Eniştem de tam da  bu noktada sormuş aldığı cevabı hatırlayalım. 

 Hastane müdürünün ve başhekim yardımcısının verdiği cevap nasıldı. Sistem böyle beyefendi. Mecbur on gün bekleyeceksiniz sonra gelip sevki alabilirsiniz demiş. Eniştemde abim ve bana eğer yarın sevk verilseydi bugün bizde kalın yarın sevki alırız. Bir daha gelmenize gerek kalmazdı diyecektim dedi.

 Böyle bir durumla karşı karşıya gelince kalmamızı gerek yok dedik enişteme abbas yolcudur bağlasan durmaz o zaman biz gidelim yine geleceğiz mecbur. Enişteme seni istediğin yerde bırakalım bizde evimize gidelim. Bir de tedavi gördüğüm hastanenin doktora söyleyelim bakalım o ne diyecek dedik. Fizik tedavime ara vermek zorunda kalacak mıyız? kalmayacak mıyız diye eniştemle konuştuktan sonra vedalaşıp memleketimizin yolunu tuttuk.

Siz de yeşil kartlı iseniz böyle bir sistemle  her an karşı karşıya gelebilirsiniz. Sağlık raporu almak başka bir durum rahatsızlığınız olduğunda  tedavi olmak başka bir durum olarak mantığıyla hareket ediliyor.

  Eğer tıp fakültesi hastanesine tedaviniz için gitmek istiyorsanız sevksiz gidemezsiniz bir tane daha rahatsızlığım var onu da gelmişken bakını vereyim demeyin. Çünkü hasta olacaksanız on günden on güne olun on günden önce sakın olmayın tabi bu durum sizin elinizde olmasa da tıp fakültesinde tedavi hizmet koşulları sistemi böyleymiş.

 Tıp fakültesinde tedavi görmek istiyorsanız bir daha düşünün.Neden sadece tıp fakültesinden sağlık raporu veriliyor? Neden sadece tıp fakültesinde sağlık raporu veriliyorken böyle bir zorunlulukla karşı karşıya kalıyor hastalar? Neden sağlık raporunu tıp fakültesinde üç tane ayrı ayrı fizik tedavi ve rehabilitasyon hocaları imza ve mührü gerekli? Neden hastane müdürünün imzası ve mühürleri gerekli ne güzel bir sağlık sistemimiz var değil mi?

  2015 Türkiye'sinde sağlık raporu için başvuru yapıyorsunuz 21 Nisanda yeşil kartlı olma sürprizi ile karşı karşıya kalıyorsunuz.

                      


Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.