20 Mart 2016 Pazar

Ders 1 16 Kasım'dan Neler Öğrendim


Ders 1 : 16 Kasım'dan Neler Öğrendim.

Konu : 15 Kasım gecesi ay ışında başladı. Gecenin koynundaki karalıkta her şey güzeldi.


Ne bir felaketin nede bir yazgının senaryosunu gittiğim karanlıkta yazmaya çalışıyordum.


Sadece hayat bana bir sınav sundu. Eksiklerini gör... Kendini düzelt... Hatalarından ders çıkar dercesine... 


Yoluma devam edebilmem için sayısız sınava tabi tutulduğumu anımsar gibiyim.


Zihnim diyor ki, hem kendine hem de hayata bir not al. 


Onun için şuanda yazdıklarım benim için bir ders maiyeti taşımaktadır. 


O gece saatleri sanki ay ıssızı bir geceye dönüşmeye yelken açıyordu.


Yaşamla-ölüm arasındaki ince çizgi. Yani kendi hayatımın, canımın, geleceğimin bağı yavaş yavaş kopuyordu.


Hayatta yapmış olduğum o anki tercihlerim ve seçimlerim beni bulunduğum bu noktaya kadar getirdi.


Kendime Not 1 : Tercihlerimin ve seçimlerimin sayesinde bir daha kendi ihtiyaçlarıma eskisi gibi karşılayamayacağımı öğrendim.




Ders 2 : 16 Kasım'dan Neler Öğrendim.

Konu : Yetişme tarzım, inancım, inadım, kararlığım, başıma buyruk olmam, büyük konuşmalarım, genç olmam, birazda deli dolu söylemlerim ve dahası.. telafisi mümkün olmayan bir dünyaların kapılarını açtı.

.
Kendime Not 2 : Gençliğim baharında sonbaharı yaşadım. Son baharda güller nasıl solup, kuruyorsa hayatımın rengi soldu, kurdu. Sonra engelsiz renkler kişisel web yolculuğu sayfasını doğurdu.




Ders 3 : 16 Kasım'dan Neler Öğrendim.

Konu : Resmi sarı zarf da neler vardı ?


Neler yoktu ki, askere gideceğim şehirden tutunda, görev yerime kadar, hayallerimin ışığında, onur kaynağım, sevinç kaynağım, mutluluğum vardı.


Daha başka neler yoktu ki, o sarı zarfı içinde...


Sarı zarfı elime aldığımda asker eğlencelerinin tozunu ayarlayamamak vardı.


Her Türk gencinin kanuni hakkı vardı. Evet her Türk gencinin a
skere gitmek ve asker olmak gibi bir arzusu vardı.
Komando olarak askere gitmek benim için tarifi olmayan kaymaklı tel kadayıfın tadı vardı.

Vatani görevi yapma yolunda çakı gibi bir komando adayı olmak vardı.


Resmi sarı zarf olarak elime verilen sülüs yol haritamı belirledi.

Aldığım sülüs hayatım pusulasını bir geminin dümeni gibi rotasını ters istikamete çevirdi.


Kendime Not 3 : Böyle bir kombineyi ancak atasözlerimizin öğretici, bilgilendirici sözleriyle zihnim açıklaya biliyor.


Doğmamış çocuğa don biçilmez. Dereye görmeden paçayı sıvama.




Ders 4 : 16 Kasım'dan Neler Öğrendim ?

Konu : Gündüzleri Cafe Evren'de çalışmak. Geceleri ise, alkolde sınır tanımamazlık. Sifon misali ne verirsen içine çeken bir hortum bedenime yüklediğim uykusuz gecelerle birleşti.

Geceleri asker yemekleri, eğlenceler, arabalarla konvoy halinde dolaşmalar, oyunlar oynamalar yavaş yavaş bitap düşen vücuda zemin hazırladı.


Kendime Not 4 :  Alkol, uykusuzluk, y
orgunluk, üçlüsü bir arada buna can mı dayanır a dostlar.

Tabi ki dayanmadı. Serde gençlik olsa da nafile her şey bir yere kadar devam ediyor. Ötesi yok çoğu zarar azı karar.




Ders 5 : 16 Kasım'dan Neler Öğrendim ? Konu : Arkadaşlarımla yedim, içtim, gezdim tozdum. Arkadaşlarımı evlerine bıraktım.


Evimin yolu tutum. Evimizi gördüm.


Arabanın istikameti evimizin yolundan bir anda arkadaşımın evinin yolunu tuttu.


Arkadaşımı evinden aldım.


Tıka basa doluyum ay ıssızı bir gecede.


Koca memleket dar geliyor bana.

Sığamıyorum hiçbir yere..!


Çarşı merkezinde arabayla bir tur attık.


"Arkadaşım hayvanat bahçesine gidelim dedi."


Hatırını kıramadım. "Zaten sevmedim yollara hep sevdiklerim için gitmiştim."


"Bir yenisinden ne çıkardı ki, arkadaşımın gönlü şen olsun dedim."


Arkadaşımla arabayla karanlıktan karanlığa akan bir yola gidiyorum.


Deli miyim divane miyim o saatte, o yolda, o yerde ne işin var.


Köprü başından Konya yolu istikametine kadar sağ tarafa yolun kenarına çukurlar açılmış. 


Topraklardan yolun kenarına küçük küçük dağlar sıralanmış.


Yol dar, ıssız her metresine yaklaştıkça olay yeri sanki beni çağırıyor.


Yolunun sağ kenarlarına açılan çukurların içine elektrik kabloları döşeniyor sanki bilmiyorsun ?


Biliyorsun da ne diye gidiyorsun. Çevirsene arabanın direksiyonuna.


Kalın kırmızı, siyah kablolar karanlıkta ince bir çizgi gibi uzayıp gidiyor.


Sokak lambaları kendine bile aydınlatmıyor. Önümüz karanlık. 

Emniyet kemeri istem dışı koltuğun kenarında duruyor.


Arabanın teybinde keskin bıçak şarkısı çalıyor.


Adrenalin, hız, heyecan, tutku dörtlüsü keyiften dört köşe.


Adeta bir kazanın habercisi. Genç kalbin ve parlak aklın o karanlığa göremiyor.

Arkadaşınla trafik kazası yapacağını ve kaçınılmaz sonu yaşayacağını...


Kendime Not 5  : " Dediler ki alkol ve arkadaş kurbanı oldun. " " Yok dedim kendi tercihlerimin kurbanı oldum." 


Hz. Mevlana'nın dediği gibi. Öyle garip bir dünya. Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur...


" Düşmem " dersin düşersin, " şaşmam " dersin şaşarsın.

En garibi de budur ya, " Öldüm "  der durur, yine de yaşarsın...



Ders 1 16 Kasım'dan neler öğrendim içerik yazımın sonuna geldim. 

Yaşamış olduğum olaydan ders çıkardığım kendime ve hayatıma not aldım. 
Ders 2 16 Kasımdan neler öğrendim yazımda görüşmek üzere.

Not : Trafik kazası yaptığım o süreci merak eden okuyucularım, var ise linke tıklayarak engelle giden yol kategori bölümünde detaylı bilgi alabiliirler.

Esenlikler içinde kalın. Hoş çakalın.



                                    


Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

2 yorum:

  1. Ne güzel her şeyi en ince detayına kadar anlatmışsınız Abdullah bey.. Emeğinize sağlık.
    Her şey gönlünüzce olsun İNŞALLAH.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim Açelya Hanım
    Amin...
    Sizinde her şey gönlünüzce olsun .
    sevgilerimle...

    YanıtlaSil


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.