21 Mart 2016 Pazartesi

16 Kasım Engelli Treni Kalkıyor

16 Kasım Engelli Treni Harekete Geçti


Tür : Gerçek Hikaye
Konu : Kendime Not 16 Kasım Treni
Yazan : Abdullah Tığ ( Engelsiz Renkler Kişisel Web Yolculuğu )
Slogan :  Engelleri aşta gel ! yaşadıklarını yazda gel ! ( Alıntı değildir.)
Yazılış tarihi : 16.04. 2015
Düzenleme : 15.11. 2016

Engelli haritam takipçilerim, bu yazımın ana konusu hayatın sınavlarından, tutunda yapmış olduğum tercihlerimden, hatalarımdan ders çıkarana kadar uzanan bir yaşam şeklimi enine boyuna değerlendirmeye çalışacağım. 

Zaman zaman kulağım arka kısma kendime ait küçük küçük notlar aldığım bu düşüncelerimi sizlere aktarmaya hazır hissettiğim için böyle bir serinin başlangıcını yazmak istedim.

Hayal ürünü olmayan bir hikaye sadece gerçektleri gün yüzüne çıkarıp belki okurlarıma bir nebze de olsa katkı sağlamak, bilgilendirmek amaçlı 16 Kasım engelli treni kalkıyor içeriğini hazırladım. Lafı daha fazla uzatmadan 16 Kasım engelli treni kalıyor içeriği ile sizleri baş başa bırakayım.


16 Kasım'ı Yad etmek


16 Kasım Engelli Treni Kalıyor

16 Kasım Perşembe günü saat 04.30 ile 05.00 arasında yapmış olduğum trafik kazasının ilk yıl dönümünü kaleme almanın mutluluğu yaşıyorum.

Yıl 2000 yani milenyum yılı tabiri caizse hayatımın dönüm noktası olan bir yıldan bahsediyorum.

Bundan 16 sene evvel trafik kazası yaptığım zaman omuriliğimin zedelenmesi sonucunda iki ayağımın üstüne bir daha basamayacağı mı ve bir daha yürüyemeyeceğimi öğrenmiştim.

O zifiri karanlık bir geceden kalanlar neler ve o an gelecekte neler yaşayacağımdan neler hissedeceğimden bihaber gecenin koynunda yoluma devam ediyordum.


Engelli olarak yaşayacağım hayatın kapısı bir yerlerden aralanmış sanki beni bekliyormuş. Tamam da kapının tokmağını vurmadan bir anda içeriye girilir mi ? 


Demek ki girilebiliyormuş... Girdiğiniz kapı da ne bir tanıdık var nede bir yere çıkış var...


Görüş mesafesi yok. Hiç gitmediğim,  hiç görmediğim, hiç yaşamadığım, bir yerden içeriye buyur ediliyorsun. Bir kaç bilgi kırıntılarıyla hatırlamaya çalışıyorum. Zaman ağır canlı bir yelkovan yüreğim küt küt atıyor. 


Bu da Gelir Bu da Geçer Mualla


16 Kasım Engelli Treni Harekete Geçti

Nedense somut olan veya elle tutulup, gözle görülebilen bir olgu yok ortada... sadece an ve beyan öğrenebilinecek bir yaşam mücadelesi var. Zaman durdu. Zamansız bir dünya istasyonundan 16 Kasım engelli treni çuv cuv diye harekete geçti.

Bu yer ne bir şehir nede bir ıssız orman, uzayda bir boşluk desem ona da benzemiyor... gezegen desem en küçük bir gök taşı bile yok.

Uçsuz bucaksız zaman tüneli de kar, yağmur yağıyor, poyraz lodos sert esiyor yüreğimde...


 16 Kasım'ı Yad etmek


16 Kasım'ı Yad etmek 

Yine mevsimlerden 16 Kasım günlerden perşembe kuşluk vakti takvim yaprakları 2016 yılını gösteriyor.


Bu cendere beni yıllar önce sessizce bir girdabın içine ilmek ilmek çekiyordu. Şimdi ise 16 Kasım gününü yad ediyor, sevgiyle kucaklıyor ve okurlarımla kutluyorum. Allah'a bu farkındalık gününe idrak etmeme yardımcı olduğun için şükrediyorum.  

O zamanlar can pazarında yaşıyor aklı selim düşünüp olayları idrak edemiyordum. Çünkü hep en iyilerin peşinde koşturuyordum. En iyi doktor, en iyi hastane, en iyi oda ve en iyiler silsilesi bitmiyordu.

Durum böyle olunca kara yolu görünmüyordu yüreğimde. Önüm bir leb-i derya ne boğuluyorsun içinde nede yelken fora deyip ufuklara açıla biliyorsun.

Kanat takıp uçmayı hayal ediyorsun kanatsız uçamıyorsun. Girdap almış seni içine ne yukarı fırlatıyor ne de seni aşağıya çekip sonsuzluğa gitmene izin veriyor.


" Her şeye rağmen girdabın en derin yosun tutmuş sularından nasıl gün güzüne çıkabilirim diye kendince planlar yapıyorsun. " "Kendi umut ışığında yanıp tutuşuyorsun tıp bile çaresiz kalıyor bu noktada. "


" Sen ne yapabilirsin ki diye kafanda her şeyi çılgınca kuruyorsun. "

" Doktor beyin önerdiği yöntem ise çok manidar eline bir iğne al ve iğne ucu ile çukur kazmaya başla belki tekrardan yürürsün. " " Allah'tan umut kesilmek " " Tanım kısa yol uzun. "


" İçimden ne ala ne ala Mualla 😃diye söylemek istiyorum. " Ama kendimi tutuyorum. " " Tut tut nereye kadar. " 😌

Bu çukurun derinliği belirsiz senin çalışma şekline sabrına, gücüne, moral motivasyonuna bağlı. Hem çalış hemde çalıştığın saat kadar bir ödeme yapman isteniyor.

Ah Mualla ah... 😃Hayat dediğimiz bu olsa gerek... Tıpkı yaprağın dalından kopup rüzgara teslim olmuş misali rüzgar seni nereye savurur nereye götürürse kendini o noktada buluyorsun.🍃
Bu da Gelir Bu da Geçer Mualla

Bu da Gelir Bu da Geçer Mualla


" Devlet Baba sen her şeyi kendi cebinden karşılayacaksın diyor. " " Bizde eyvallah diyoruz. " Nedeni, niçini ve ne zamanını hiç sormaksızın. Çünkü zaman kıymetli gözünüze ne para ne pul hiç bir şey gözükmüyor. Hemen, şimdi, vakit kaybetmeden yola çıkmak gerekiyor.


Düşüyorsun bilmediğin yollara gidiyorsun Konya Selçuk Tıp Fakültesi Hastanesinin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon merkezine yakıyorsun yüreğinde bir umut ışığı... Belki bir daha ayağa kalkıp tekrar yürüme sansın olabilir diyorsun. Git git demesi kolay sayın doktor bey...

Fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezine de gittik. Orada yavaş yavaş önüme görmeye başladım ve ilk adımımı paralel barda postarajeller eşliğinde dik durabildim. 


Paralel bar ucu bucağı görünmeyen bir leb-i derya küçük küçük denizler üzerinde yürümeye hayal etmeye devam edeceksin.

İlerleyen zaman içerisinde bekle, sabretmek, şükret üçlüsü hayatın adı tadı oluyor. Böylece 15 yıl fener alayı gibi geldi geçti sevgili okurlarım. 


Hayatta neler bitmedi ki... Neler geçmedi ki... Bu da geçer 16 Kasım engelli treninden... sevgili okurlarım değil mi ?

Yola Devam : Artık kendime diyorum ki, Engelleri aşta gel ! yaşadıklarını yazda gel ! Kırılmaya, kızmaya, kırmaya bırak, direkt boş hatalarından ders çıkar y
aşanmış ve yaşanacak hayata dair ne varsa yoluna devam et... 

Engelleri aşta gel diğer post yazılarımı oku da gel ilgi duyan bütün sevgili okurlarım. İlk deva 16 Kasım engelli günümü siz sevgili okurlarım ile kutladığım için mutlu ve huzurluyum... 


Yorumlarınız ile bu mutluluğa ortak olmak isterseniz emrinize amadeyim.

Bir sonraki 16 Kasım engelli treni kalkıyor post yazımda  görüşmek üzere.

Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Özelden veya blog sayfalarında sormuş olduğum ve yapmış olduğum yorumlara cevap vermeyenlere yada gelişi güzel cevap verenlere ben de dikkate almıyorum.

4. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.