16 Nisan 2019 Salı

Sosyal Medya Hesaplarımda Söz Ağacımız Etkinliği Başlıyor


Engelsiz renkler kişisel blog yolculuğu takipçilerim,
Geçen haftanın yorum konusu Line Rider - Mountain King’dir. Bu haftanın yorum konusu ise, kişisel sosyal medya hesaplarımda söz ağacımız etkinliği başlıyor.

Benim için önemli ve anlamlı bir etkinliği geniş mecralara yaymak ve ilgili-ilgisiz herkesin bilgisine sunmaktır.

Engelsiz renkler kişisel web yolculuğu blog sayfamda uzun bir süre önce söz ağacımız etkinliğini düzenlemiştim.

Etkinlikten haberi olan veya yeni bilgisi olan okurlarım var ise, daha önce yazmış olduğum söz ağacımızın etkinliğinin makalelerini okuyabilirler.

O dönem söz ağacımız etkinliğine destek veren ve öneride bulunan Deryada Damla ve Mukaddes'çe Konuşulan Satırlar blog yazarları dostlarımı buradan bir kez daha okurlarımın huzurunda teşekkürlerimi iletiyorum.

Blog dünyasında yaşadıklarım ve gördüklerim üzerine blog sayfam üzerinde söz ağacımız etkinliğine devam ettirmek istemedim.


Blog Yazarlığından Soğumak


Sağlıklı ve verimli iletişim koşullarının yavaş yavaş yok olduğunu gördükçe hem düzenlemiş olduğum etkinlikten hem de blog yazarlığından soğumaya başladım.

Blog sayfalarının amacının para kazamaya yönelik bir mecraya dönüşmesi beni gerçekten üzdü.

Asıl beni üzen husus tema konusunda bilgisi olan yazarların niyetlerini yardım sever kisvesine bürünüp asıl amaçlarının para kazanmak oldukları gizliden gizliye saklamaları oldu.

Blog Yazarak Para Kazanmak


Ben insanların blog yazarak para kazanma isteklerini sorgulamıyorum. Sadece badem böyle bir düşünceniz var:

1. Neden her şeyi başında söylemiyorsunuz kardeşim, ben şu işi yaparsam şu para, bunu yaparsam şu para, onu yaparsam şu para diye söyleyebilirsiniz.

2. İlk başlarda söyleseniz ne kaybederdiniz ? Biz küçük işlerden para almıyoruz.

3. Fakat büyük işlerden para alıyoruz demek çok mu ? zor !

4. Bilgisi olmayan blog yazarlarının önüne küçük küçük yemler atarak yardım sever havasına bürünmenizi ne gerek var ? 

5. Şimdi gelmiş olduğunuz durum çok güzel ve keyifli mi ?

6. Blog sayfalarınız üzerinde gördüğümüz blogger yardım sayfasının yanına koymuş olduğunuz reklam sayfaları hiç birbiriyle bağdaşıyor mu ?

7. Tabi ki böyle yapan blog yazarlarının takdiri kendilerine bırakıyorum…. Eğer kendilerini bu görüntüleri yakıştırıyorlarsa benim diyecek hiçbir sözüm yok.

Blog Yazarları Neler Yapıyor ?


Bunu kimler yapıyor diye merak eden okurlarım veya yeni blog yazarlığına adım atan arkadaşlarımız bunları yapan blog yazarları genelde ücretli ve ücretsiz tema konusunda bilgisi olan ( seo, html, css kodlarını bilen, Google andsense reklamlarından veya banner reklamlarından paralar kazanmaya teşvik ediyorlar.

Hatta tanım yazısı yazmak bile parayla olmuş. Reklam sayfaları artık tam liste halinde bir restaurant menüsü gibi fiyatları belirliyorlar. 👏 )

Artık bundan sonra blog dünyasında bizim bilmediğimiz daha neler olacak veya daha neler çıkaracaklar kim bilir ?

Sanırım daha görüp duyacağımız çok şeyler var... yada altın kural devreye girecek. Her şeyi bileceksin, fakat haberin yokmuş gibi davranacaksınız.

Böylece bu işleri yapan blog yazarlarının sayısı günden güne artacak hem de bizler kendi ellerimizle onları istedikleri yere götürmüş olacağız. Bilmem farkında mısınız ? 

Bir yandan şikayet ederken diğer yandan destek veriyoruz. Bu kişilerden yardım alırken bir kere değil bin kere düşünmenizi tavsiye ederim.

Satırlarımı burada modern çağın getirdiklerine bırakıyorum. Düşünerek okumanızı dilerim.

Modern Çağ:

“Kelime çok, anlam az.
Yasa çok, adalet az.
Geveze çok, konuşan az.
Yürüyen çok, ilerleyen az.
Jim Carrey

Günümüzde veya kişisel sosyal hesaplarımızda Modern Çağın getirdikleri :

Yardım severim, paramı da kazanırım.
Emek veririm, paramı alırım.
Severek yaparım, amma hem duygunu hem de paranı sömürürüz.
Hakkımı savunurum, hakkını da yerim.
Menfaatim çok, merhametim azdır.
Hem yazarım, hem de kazanırım.
Bilgim çoktur, iletişimim az.
Sevgim çoktur, saygım az.
Abdullah Tığ.

Yola devam : ♿15.04.2019 Pazartesi itibariyle,

twitter https://twitter.com/kenanevren07 kişisel sosyal medya hesaplarımdan #SözAğacımız etiketiyle paylaşımlarıma başlamış durum dayım.

Böyle bir etkinlik ilginizi çekiyor ise, sosyal medya hesaplarıma takip edebilirsiniz. 

Şimdilik söz ağacımız etkinliğini engelsiz renkler kişisel blog sayfam üzerinden devam ettirmeyi düşünmüyorum.

Lakin her hafta Salı günleri haftanın yorum konusuyla paylaşımlarım devam ettirmeye çalışacağım.

Bu içerik Engelsiz Renkler-Kişisel Web Yolculuğu tarafından hazırlanmıştır.

Devamını Oku...
Hiç yorum yok
Paylaş:

9 Nisan 2019 Salı

Line Rider-Mountain King

Snowboard Nedir ?

Engelsiz renkler kişisel blog yolculuğu okurlarım,
Her hafta geçen bir haftada yaşamış olduğum durum ve duyguları haftanın yorum konusu başlığı altında yansıtmaya özen gösteriyorum.

Ayrıca geçen haftanın yorum konusunu Miraç Kandiliniz mübarek olsun post yazıma okuyabilirsiniz.


Line Rider-Mountain King videosunu bu haftanın ve geçen 19 senenin özeti olarak haftanın yorum konusu kategorisinde yer vermek istedim. 

2000 yıllarda gençliğin baharında başlayan derin yaraların, senelere uzanıp bugüne kadar gelen bir yolculuğun görsel ve yazlı tanımı hemen anlatmaya başlayayım.

Snowboard Nedir ?


Öncelikle Snowboard nedir ? kavramını değinmek istiyorum. Snowboard kar üzerinde kayılarak yapılan bir kış sporudur.

Bir tahta üzerine iki bacağın sabitlenip karlı ve eğimli bir zeminde aşağı yönde kayarak heyecan ve eğlence katılarak vakit geçirilmesine de denir.

İnsanın hayatı bir kayak merkezine benzer mi ? Sanırım benim kisi benziyor… Farklı açıların, farklı olgular oluşturmaya başladığı zaman, sıradanlıktan uzaklaşıp farklı anlamlar kazanabiliyor.


2000 Yılında Snowbord Bindim


2000 yılı sonlarında stant düdüğüyle başlama noktasından hareket ettim. Eğlenceli, adrenalin dolu vakit geçirmek isteyen ben zemin eğimini, karın durumunu, rehber ayağımın sağ mı ? sol mu ? olacağını belirlemeden, duruş genişliği mi dikkat etmeden hazırlıklarımı tamamlamadan snowborada bindim.

İlk baştaki eğimler hızımı bir tepeden diğer tepeye düşmeden götürüyordu. Hız ilerledikçe botlarımızın gevşek olduğunu anladığınızda denge problemleri yaşıyorsunuz.

Artık heyecan ve adrenalinin yerine ters ve düz taklalar atarak bir belirsizliklere bırakıyor.

Zaten insanı en çok yorgan o belirsizlikler oluyor. Bu sefer de küçük küçük adacıklar sizin yolunuzu ve istikametinizi ters yönde gitmenize sağlıyor. 

Geri geri ters taklalar atarak o boşluğun içine düşmeye başlıyorsunuz.

Attığınız her ters takla merdiven basamaklarından inerken tekrar yolunuzu düz yöne çevirip aheste aheste ilerlemenize sağlıyor.

Birden boşluklar arasındaki mesafeler uzaklaşıyor. Lakin o boşluklardan hemen aşağıya doğru düşmüyorsunuz.


Platon'un Güzel Sözü

Bir tazı gibi seke seke aşağı yönde ilerliyorsunuz. Platon’un dediği gibi " cesaret, nereden korkulmayacağını bilmektir. "

Lakin korkunun da ecele faydası yoktur. Yol çoktan geri geri baş aşağıya doğru gitmeye başlamıştır. Önünüzü görmeden bir meçhule doğru gidiyorsun. Şartlar değişince insanlarda değişiyor.

Her şeyi önünüze çıkan küçük küçük yapı taşlarına benzeyen cisimler belirliyor. Bir ters, bir düz, eğimli, kavisli yollar ve geriye doğru giden yine ben… Hızın mesafesi olmuş 40 derece… 42 derece…

Boşluk çağırıyor aşağıya doğru fakat sağdan soldan desteklerle düşmeyi yavaşlatıyor. Dümdüz boş bir zemine inmen için adeta eşlik ediyorlar.

O da ne küçük küçük kesit yollar seni alıp havalarda taklalar atarak savuruyor.

Hız mesafesinin yüksekliği olmuş 48 derece uçuyorsunuz hava da bir kuş misali… Maksimum hız 50 dereceye geldiğinde bu sefer aşağıya dikey değil.

Yana doğru paralel bir şekilde dönme dolap gibi 360 derece dönüyorsunuz.

Düşme hızı 70 dereceye ulaşmış… Kavisli pistlere çarparak istikametiniz belirleniyor. Yokuş aşağıya kaymaya başladığınızda birden frenlerimiz tutmaya başlıyor.

Zirvede Savrulmak


Bu sefer kayma hızı sizi en yukarıya doğru düz bir şekilde zirveye savuruyor.

Hız limitini öylesine açılıyor ki 70, 74, 80, 86 konumuna geldiğiniz de tekrar hava da taklalar atıp snowboardın ayrılıyor ve bitiş çizgisine farklı yollardan savrula savrula, dokuna dokuna son durağımızda duruyorsunuz.

İnsanın iradesinin kaderine yenebilecek güçte olduğunu o son durakta anlıyorsunuz.

Oscar Wilde


Her şeyle mücadele etmeye başlıyorsunuz. Kazanmış olduğunuz deneyimler size rehber oluyor.  Oscar Wilde şu sözleri yaşamınıza ayrı bir anlam katıyor.

Bir insanın ne kadar sizi sevdiğini: gösterdiği ilgiden, girdiği riskten ve verdiği mücadeleden belli olur.


Yola Devam : ♿Sabret Allah iyi davrananların mükafatını elbette zayi etmez. Hud Süresi 115. Ayet.

Bu içerik Engelsiz Renkler-Kişisel Web Yolculuğu tarafından hazırlanmıştır.

Devamını Oku...
2 yorum
Paylaş:

2 Nisan 2019 Salı

Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun

Lübnanlı Eymen Bitani

Engelsiz renkler kişisel web yolculuğu okurlarım,
Bir hafta önce haftanın yorum konusunu Mevlana'nın Dediği Gibi Kısmet içeriğini ele almıştım. Gerçekten de nasipten, kısmetten öte köy yok.

Bu mübarek Miraç Kandilinde Allah cümlemize hayırlı insanlarla karşılaştırsın…

Eşin, çocukların, dostların, arkadaşların vicdanlı ve merhametli kullarından olmasına nasip eylesin. 

Allah'ım her şeye bilir bilir işlersin. Rahman ve Rahim olan sensin. Bu mübarek Miraç Kandili gecesinde namazlarımızı, Yasinlerinizi, dualarımızı, hatmi şeriflerimizin, okuduğumuz Kuran-ı Kerimleri kabul ve makbul eyle.

Peygamberimizin ve Senin yolundan ayırma. Her şeyin hayırlısını ihsan eyle… Gücü, kuvveti, sabırla, akılla, imanla, inançla ihsan eyle...

Allah'ım ailecek bu hafta bize kim, ne yaşattıysa hepsini sana havale ediyorum. Miraç Kandili yüzü suyu hürmetine hanemize sağlık, huzur, mutluluk, bereket, sabır, inanç, iman ihsan eyle… Miraç kandilimizi mübarek eyle…

Engelsiz renkler kişisel web yolculuğu okurlarım, blog sayfası açıp reklam, banner, tanıtım yazısı vb. şekilde para kazanmayı hedefleyenlere yaşanmış 3 tane hikayeyi bu güzel gecenin anlam ve önemine uygun bir şekilde aktarmak istiyorum. Keyifli okumalar...

Lübnanlı Eymen Bitani


*Lübnan'ın en zengin adamı Eymen Bistani, Beyrutu en iyi noktadan gören hakim bir tepede kendisine görkemli bir mezar yaptı, oraya gömülmeyi vasiyet etti.
*İlahi kader farklı tecelli etti, özel uçağı denize düştü. Milyonlara mal olan aramalar sonunda uçağı bulundu ama cesedine ulaşılamadı...

İngiliz Lord Teshlid


*Lord Teshlid İngiltere'nin en zengin adamlarındandı, zaman zaman devlete bile borç veriyordu.
*Malikanesinde oldukça büyük ve korunaklı bir odayı Servet kasası olarak kullanıyordu. Bir gün hazinesine girdi ve yanlışlıkla kapıyı üstüne kapattı.
*Oda çok özel inşa edildiği için, ne kadar bağırıp çağırdıysa, yardım istediyse de sesini kimseye duyuramadı. Zaman zaman eve gelmediği için, evdekiler arama ihtiyacı hissetmedi.
*Günler sonra cesedi bulunan Lord, bir şekilde parmağını kesmiş ve kanıyla şu cümleyi yazmıştı: "Dünyanın en zengin insanı, açlıktan ve susuzluktan ölüyor!"...

Dünya hayatında mal ve Servetin her şeyi çözdüğünü sananlara duyurulur...


*Şüphesiz dünyadan ayrılma duygusu İstikbal'in en vahim hadisesidir, muhtevasını tam anlamıyoruz; nerede, ne zaman ve nasıl bitecek ? 
*İnsanoğlu hayatı boyunca evden çıkar, sonra tekrar döner, ama bir gün çıkar bir daha da dönmez...
*Hayatında kimseye zulmet memeye, kimseden nefret etmemeye, kimseyi yaralamamaya, kimseden kendisini üstün görmemeye özen gösterenlere müjdeler olsun, ne güzel bir ahlaka sahipler?.. Hepimiz gidiciyiz...
*Adam taksiye bindi, şoförün Kur‘anla meşgul olduğunu görünce; ölen mi oldu diye sordu. Şoför: Evet, kalplerimiz öldü dedi.
*Hapisteki mahkum, yalnızlığını gidermek için, Kur'an istiyor.
*Hastanedeki hasta, şifa bulmak maksadı ile Kur'an istiyor.
*Kabirdeki ölü, derecelerinin yükselmesi için, Kur'an temenni ediyor.
*Biz ise; hapiste, hastanede ve kabirde değiliz ki Kur'an isteyelim.
*Kur'an ellerimizin arasında, gözlerimizin önünde, onunla irtibata geçmek için, hapse, hastaneye ve kabre düşmeyi mi bekliyoruz?!!
*Kalplerin baharı, ayıpların örtüsü, günahlarımızın bağışlanma sebebi Kur'anla hemhal olmak niyazıyla...


Yola Devam : ♿Miraç Kandiliniz Mübarek olsun… Hayırlara vesile olsun…

Bu içerik Engelsiz Renkler-Kişisel Web Yolculuğu tarafından hazırlanmıştır.

Devamını Oku...
2 yorum
Paylaş:

26 Mart 2019 Salı

Mevlana'nın Dediği Gibi Kısmet

Yeni İnsanlar Tanıdım

Engelsiz renkler kişisel web yolculuğu okurlarım,
Bir hafta önceki haftanın yorum konusu Nazım Hikmet İnsan Bağırır. Bu haftanın yorum konusu Hz.Mevla’nın dediği gibi kısmet.

Bu hafta yaşadıklarımı ve yaptıkları siz değerli okurlarıma kısaca aktarmaya çalışacağım. İlk önce yüz yüze yeni insanlar tanıdığımdan bahsetmek istiyorum.

Yeni İnsanlar Tanıdım


Yeni tanışmış olduğum bu insanlar yaşamımda önemli yerleri olacağını düşünüyorum.

Bu hafta başta abim olmak üzere ailem, dostlarımız ve yeni tanışmış olduğum insanlarla bol bol telefon görüşmelerim oldu.

Hayatımda bu kadar telefon trafiği olmadı. Aslında telefonla da fazla konuşan bir insan değilim.

Her şey nasip kısmet işi, Hz.Mevla’nın dediği gibi kısmet etmiş ise Mevla, el getirir, yel getirir, sel getirir. Kısmet etmez ise Mevla, el götürür, yel götürür, sel götürür… Umarım bu konuşmalar ve tanışmalar hayırlara vesile olur.

Sosyal Hesaplarımda Neler Yapıyorum ?


Bir yandan da blog sayfamda var olan sorun ve eksikleri gidermek için girişimlerde bulundum. 

Ufak tefek sıkıntılar küçük dokunuşlarla halledebileceğimi düşünüyorum.

Ayrıca blog sayfamın temasını uzun zaman önce yenilemek istiyordum. Lakin blog sayfama uzun zaman içerik eklediğimden dolayı blog dünyasından da uzak kaldım.

Blog temam için birkaç tane tema beğendim. İlerleyen haftalarda yeni temamı blog sayfam üzerinde görebileceğinizi ümit ediyorum.

Sosyal medya hesaplarımı mümkün oldukça paylaşımlar yapmaya çalıştım. İnstagram da ilk defa yazılı ve görsel paylaşım yaptım.

Beni takip eden ve benim takip ettiğim dostlarımla yorumlarda bulundum. Her zaman olmasa da aralıklarla takip ve paylaşımlar yapmaya çalışacağım.

Sosyal medya hesaplarımda bu aralar en çok sevdiğim şey Twitter da tweetle atarak paylaşımlar bulunmak oluyor.

Hiç tanımadığım insanların beni takip etmeye başladılar. Az da olsa beğenilerde bulunuyorlar. Sağ olsunlar var olsunlar…

Facebook ve blog sayfam paylaşımlarım normal seyrinde devam ediyor.

Youtube şimdilik kepek kapattım. Fırına odun atıp ekmek pişirmesi ayrı zaman ve emek istiyor.


Bu hafta kısaca yaşadığım durum ve oluşumları kısaca aktarmaya çalıştım.

Yola Devam : ♿Aralıklarla da olsa sosyal medya hesaplarımda yapmış olacağım paylaşımlar dikkatinize çekiyor ise sağ üst köşedeki sosyal medya hesaplarımdan takibe alabilirsiniz.

Bu içerik Engelsiz Renkler-Kişisel Web Yolculuğu tarafından hazırlanmıştır.

Devamını Oku...
4 yorum
Paylaş:

19 Mart 2019 Salı

Nazım Hikmet İnsan Bağırır

Blogger

Engelsiz renkler kişisel web yolculuğu okurlarım,
Geçen haftanın yorum konusu sosyal hesaplarımda aktif olmazamanı geldiğinden bahsetmiştim.

Bu haftanın yorum konusu ise Nazım Hikmet'in şiirinden bir dörtlüğe ele alıp paylaşmak istedim. Nazım Hikmetin ilk dörtlük şiiri:
Siz hiç sarrafın bağırdığını duydunuz mu ? Kıymetli malı olan bağırmaz.
Eskici bağırır, antikacı bağırmaz.
Popçu bağırır, klasik müzikçi bağırmaz.
Simitçi bağırır, sarraf bağırmaz…

Evet bugünün internet dünyasında Nazım Hikmet'e İnsan Bağırır dememiz gerekiyor. O kadar çok sosyal medya hesapları var ki hangi bulvar da at koştursan demenize gerekiyor. 

Hepsine ayrı zaman ayırıp, emek harcamak her baba yiğidin harca değil. Ama bunları yapabilenler insanlar da tabi ki yok değildir.

Onlara helal olsun demeden geçemeyeceğim. Enerjilerine, emeklerine, bilgilerine sağlık.

Blogger


İlk önce blogger'dan başlamak istiyorum. Kendi adıma söylemem gerekirse blogger da blog tutmayı hiçbir sosyal hesabın yerine tutmuyor. 

Hele birde araştırmayı, okumayı veya yazmayı çok seviyor iseniz tam size göre olabilir. Bunların yanında bağırmasını iyi bilmeniz gerekiyor.

Her konuya, her duruma bodoslama atlayıp kendi gündeminizi kendiniz yaratmanız en kötü koşularda bile size bir sıfır öne geçiriyor.

Bu şekilde yapmazsanız bilgi birikiminiz boş bir hedef veya hayalden öteye gidemez.


Facebook


Facebook hesabınızı görsel ve yazılı olarak paylaşımlar yapabiliyoruz. Öznel olarak belki de size bir şeyler katabilir.

Ben şimdiye kadar öznel olarak blog yazılarımı paylaşmaya özen gösterdim. Ses getirmek yada hedeflerinize ortak olacak kişilerle bir grup oluşturup daha geniş kitlelere ulaşmak için bağırmak şart.


Twitter


Twitter kullanılması hakkında şimdiye kadar fazla bir bilgim yoktu. Orada sadece blog yazılarımı paylaşıp çıkıyordum. Son bir haftadır en çok kullandığım ve işleyişi hakkında biraz bilgi sahibi olunca hoşuma gitti.

Blog sayfamda düzenlemiş olduğum birkaç etkinlikleri twitter ile geliştirmek ve düzenlemek istiyorum.

Twitter’ı bir haftadadır aktif olarak kullanmam sonucunda takipçilerim ve beğenilerim iki kat artı. Twitter bağırmanın beşiği bağırabildiğin gibi bağırın…

İnstagram


İnstagram da ilk hesap açtığım zaman deneme amaçlı bir tane video ekledim. Hala bu konumumu sürdürüyorum.

Bilgisayar üzerinden paylaşımlar yapamamak benim için sıkıntı oluyor. Bu yüzden ne blog yazılarımı nede başka bir şey paylaşım yapıyorum. 

İnstagram ile ilgili de fazla bir bilgim yok. Etkinliklerim twitter'dan sonra  instagramda da düzenlemek istiyorum.

İnstagram da bağırmak için şartların uygun olması gerekiyor. Önce bağırmasını öğrenmek gerekiyor.

Youtube


Youtube blog sayfam da düzenlediğim slayt sunumlarım için kullanıyorum veya nasıl aktif olarak kullanırım şimdilik bir soru işareti olarak zihnimde duruyor.

Şu an da ekmeğini yeni fırına veren bir fırıncı gibi sürdürmeye çalışıyorum. Youtube bağırmak için fırına odunu çok atmak lazım.


Özel Hayatın Sosyal Medyaya Etkisi



Sosyal medya hesaplarınızda aktif olmak için toplu olarak bağırmayı iyi bilmek gerekir. Tabi özel hayatınız, zamanınız, bakış açınız ve sorumluluklarınızı bilmeniz önemli hususların başında geliyor.

Özel hayatınız yoğun ve yorucu ise sosyal medya da aktif olmak işinizi zorlaştırıyor. Hobi olarak başlamış olabilir veya kendinize bir hedef belirleyip o yönde hareket edebilirsiniz.

Ama süreç uzadıkça hobiniz, hedefiniz bir meşakkat haline geliyor. Kendinizle meşk ediyor ve kendinizi avutuyorsunuz.

Sosyal medya hayatınıza giriyor ve hayatında hiçbir şey yapmayacakların en uğrak noktası oluyor.

Tıpkı benim gibi hayatında yapabileceğim tek şeyin sosyal medya meşakkatine ayak uydurmak…

Yola Devam ♿: Nazım Hikmet bu dünyada herkes bir iz bırakmak istiyor. Kimi bağıra bağıra, kimi sessiz sedasız, kimi ise yalnız başına iz bırakıyor.

Sosyal medya da sorumluluklarımızdan ziyada  bağımlılığımız artıyor...
Bu içerik Engelsiz Renkler-Kişisel Web Yolculuğu tarafından hazırlanmıştır.

Devamını Oku...
7 yorum
Paylaş:

12 Mart 2019 Salı

Sosyal Hesaplarımda Aktif Olma Zamanı Geldi

İnternet Çağına Çıktığım İlk Yolculuk

Engelsiz renkler kişisel web yolculuğu okurlarım,
Haftanın yorum kategorisine hoş geldiniz. Bu haftanın yorumu sosyal hesaplarımda aktif olma zamanı geldiği başlığı altında siz değerli okurlarıma düşüncelerimi aktarmaya çalışacağım.

İnternet Çağına Çıktığım İlk Yolculuk


19 Ocak 2015 Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunu blog sayfamı açtıktan kısa bir süre sonra arka arkaya diğer sosyal hesaplarımı da açmış. Farkında olmadan hem kişisel hem de internet çağında bir sosyal yolculuğa çıkmışım.

Şimdiye kadar bütün sosyal hesaplarımın da sadece blogger'da yaşmış olduğum post yazılarım paylaşmak sureti ile kullandım.

Gerçi blog dünyasında da fazla aktif olan bir kullanıcı değildim. Son bir haftayı da saymazsam uzun bir zaman önce blog okumayı da bırakmıştım.

Gerek kişisel gerekse blog sayfam üzerinden amaçlamış olduğum hedefleri tek tek okuyarak, yazarak, araştırarak, ve öğrendiklerimi uygulayarak ulaştığımı belirtmek istiyorum.

Bloggerda 0 bilgisizliğin sonuçları nelerdir ? Post yazımı okursanız sanırım bu düşünce mi daha iyi ifade etmiş olurum.

Blogger da engelsiz renkler kişisel web yolculuğu blog sayfam üzerinden paylaşmış olduğum bilgi ve tecrübelerimin samimi, içten ve doğru olmasına her zaman titizlikle özen gösterdim.

4 Yılda Yaşadığım Gel Gitler


Zamanın su gibi akıp gittiği son 4 yılda hem kişisel hem de engelsiz renkler blog sayfamda birçok git geller yaşadım.

Hala daha bazı şeyler yaşıyor olsam da amaçlarımı ve hedeflerimden hiçbir zaman vazgeçmedim. 

Eksik olan yarım kalan ne varsa, koşullar oluştukça yada yeri ve zamanı geldikçe tamamlamaya, uygulamaya devam ediyorum.

Hedeflerimin Geldiği Nokta


Daha dün gibi hatırlıyorum hedeflerim ve amaçlarımın yolunda ilk adımımı attığım zaman bu noktaya kadar ulaşmanın çetrefilli, sıkıntılı ve uzun bir zaman alacağına çoktan farkındaydım. 

İnanarak, çalışarak, araştırarak ve güzel insanlardan destek alarak bu noktaya geldiğimi düşünüyorum.

Bilgilerinizi Yazma Yöntemiyle Paylaşmak 


Kişisel bir blog sayfası açıp düşünce ve bilgi birikimlerinizi okurlarınıza yazma yöntemi ile aktarmak gerçekten göründüğü gibi kolay bir şey değil.

Kitap okumayı, blog okumayı, araştırmayı, sorgulamayı ve empati kurmayı seven yada kişisel bir blog yazan insanların ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklarını ümit ediyorum.

Hedefleriniz Çıtasını Yeni Bilgiler Yükseltiyor


Birde hedefleriniz ve araştırmalarınız aynı doğrultuda ilerliyorsa hedeflerinize yeni bilgiler ister istemez giriyor. Yeni bilgiler ise hedeflerinizin bir kat daha çıtasını yükseltip bir basamak daha çıkmanızı sağlıyor.

Zaman içerisindeki istekleriniz ve çabalarınız sonucunda nur topu gibi bir hedefiniz daha oluyor.

Deneyimlediğim Bir Örneği Verecek Olursam


En son deneyimlemiş olduğum bir örneği verecek olursam; son yazılarımı takip eden okuyucularımın da bileceği üzerine post yazılarım da slayt sunum videoları hazırlamaya başladım.

Slayt sunum videolarını hazırladıktan sonra engelsiz renkler blog sayfama yüklemek istediğimde maalesef hazırlamış olduğum sunumu boyutlarından dolayı yükleyemedim.

Youtube Kanalı Açma Hikayem


Ne yapmam gerektiği konusunda bir araştırma yaptığım sonucunda zaten bir Google hesabı açtığınızda otomatik olarak bir youtube kanalı açabiliyor muşsunuz.

Ben de Google arama motoruna youtube aratıp giriş yaptım. Youtube gerekli işlemlerim yaptıktan sonra bir youtube kanalı açmış oldum.

Youtube hazırladığımız veya çektiğimiz videoları küçük boyut haline otomatik olarak getiriyormuş. Benim kisi de kime nasip kime kısmet olayına döndü.

Blog sayfalarımda sunum yapayım derken hiç aklımda hayalinde olmayan bir youtube kanalım oldu.

Şimdilik youtube kanalı hakkında fazla bir şeyler bilmesem de blog sayfama yükleyeceğim sunumlar için kolaylık sağladığı için memnunum.

Bakalım youtube yolculuğum nereye kadar devam edecek veya ilerleyen bu süreçlerde nasıl bir şekil alacak… Zamanın neler getirip, neler götüreceğini bekleyip, görmek lazım…

Sosyal Hesaplarımda Aktif Olmaya Hedefliyorum


Aslında aynı durumlar başta blog sayfam ve twitter, facebook, instagram hesaplarım içinde söz konusu olacağı benziyor.

Demem o ki, artık önümüzdeki süresince sosyal hesaplarımda daha aktif olmaya özen gösterip, güzel içerikler ve paylaşımlar yapmaya hedefliyorum.

Sosyal Hesapların Gizli Kuralları


Lakin bu sosyal ortamın gizliden gizliye bir gizli anlaşması mı var desem yoksa bir kuralı mı var desem bilemiyorum.

Takibe takip, yoruma yorum, paylaşmaya paylaşım, okumaya okuma düşünce kalıpları olan bir ortamda benim bu hedeflerimin ne kadarını gerçekleştirebilirim onuda bilemiyorum.

Bunlardan daha önemlisi maddiyatın ön plana alınması, manevi kelimelerin, duyguların ve hislerin göz artı edilmesi benim için biraz sıkıntılı olacağa benziyor.

Yola Devam : ♿Sanırım benim kendi düşünce kalıplarından sıyrılıp kendi kabuklarımı kırıp sosyal hesaplarımda daha aktif olmayı öğrenmem gerekiyor.


Bu içerik Engelsiz Renkler-Kişisel Web Yolculuğu tarafından hazırlanmıştır.

Devamını Oku...
4 yorum
Paylaş:

5 Mart 2019 Salı

Evde Seyyar Sandık Uygulaması Sunumu

Evde Seyyar Sandık Uygulanması Koşulları

Engelsiz renkler kişisel web yolculuğu okurlarım,
Bu gün günlerden Salı bir kez daha haftanın yorumu ev sahipliğinde birlikteyiz… Geçen haftanın yorumu beyin fırtınası sunumdur.

Bu haftanın yorum konusunu evde seyyar sandık uygulaması sunumunu olarak paylaşmak istedim.

24 Haziran 2018 yılı itibariyle ilk defa evde seyyar sandık uygulaması genel seçimlerle birlikte hayatımıza girmiş oldu.

Önümüzde 31 Mart 2019 yerel seçimlerle bu uygulama devam edecek.

Evde Seyyar Sandık Uygulanması Koşulları


Yaşlı, engelli veya hastalığı sebebiyle yatağa bağımlı olan yurttaşlarımız başvurabilecek.

Bu şekilde seçmen olan vatandaşlarımız veya yakınları durumlarını belirten bir sağlık raporu ile il seçim kurulu başkanlığına veya ilçe seçim kurulu başkanlıklarına başvurabilecekler.

Evde oy kullanmak için seyyar sandık kurulu talep formunu doldurmaları gerekmektedir.

Herhangi bir durum sebebiyle sandığa gidemeyen seçmenlerimiz için düşünülmüş güzel bir uygulama…

Düşünce olarak güzel ama uygulamada her zamanki gibi eksikler bulunmaktadır. Seyyar sandık eve geliyor zorluklar, engeller koşular ve görüntü kirliliklerin büyük bir bölümü ortadan kalkacağı hedeflenmiş olabilir.

Lakin yaşamda gideceğimiz yönü belirleyen büyük seçimler olabilir. Fakat bizi oraya götürenler ise yaptığımız küçük küçük seçimlerdir.

Belki yasa olarak karar verilirken bu küçük ayrıntı gözden de kaçmış olabilir. Bu yasanın tekrar gözden geçirilip genişletilmesi ve hiç bir mağduriyetin oluşmaması hedeflenmelidir.

Neden böyle düşünüyorum çünkü il veya ilçe merkezinde ikamet ediyorsanız seçmen olarak da prosedürleri yerine getirmiş iseniz. 


Eve gelen oy sandığında seçmenlerin sadece büyük şehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi/heyet üyeliği, il genel meclisi üyeliği seçimleri için oy kullanabilecekleri yasaca ifade ediliyor.

Ancak muhtar, ihtiyar meclisi/heyeti üyeliği seçimleri için oy kullanmayacaklarını üzülerek belirtmek istiyorum.

Oysa seyyar sandık eve geliyor diye televizyonlarda ve sosyal medyada defalarca ifade edildi.

Yaşlı, engelli veya hastalığı sebebiyle evde oy kullanmak isteyen seçmenlerimize bu küçük konu hakkında bahsedilmedi.

İçerik konusunda bilgisi olmayan seçmenlerimiz için ayrı bir parantez açıp aktarmak istedim. Umarım faydalı olmuşumdur.

Bu ülkeden yaşayan sorumlu bir yurttaş ve seçmen olarak kendimi böyle bir uygulamadan muaf tuttum. Hiçbir yere müracaatta bulunmadım.

Nasip olursa eğer 31 Mart günü kendi imkanlarımız ile özgürce oy sandığına gidip mahalle muhtarlığı içinde oyumu kullanıp geleceğim.



Evde Seyyar Sandığı Uygulaması Sunumu İçeriği

  • Eğlenceli fon müziği John Deley And The 41 Players eşliğinde başlıyor.
  • Seçim ile ilgili 34 tane görsel ve alıntı sözler var.
  • İki tane açılış ve kapanış sunum kapak resimleri var.
  • Evde seyyar sandığı uygulaması sunumu 4.54 saniye sürüyor.
Yola devam : ♿Hayatımız yaptığımız tercihlerin toplamıdır.
Bu içerik Engelsiz Renkler-Kişisel Web Yolculuğu tarafından hazırlanmıştır.

Devamını Oku...
2 yorum
Paylaş: