30 Eylül 2016 Cuma

Leyleği Havada Gördük


  28.09.2016 günlerden çarşamba güneşli ve sıcak bir gündü. Leyleği hava gördük. Nasıl mı ? Bugün benim rutin işlerimin günü. Sabah erken kalmak istedim. Göz kapaklarım ve uyku halim uyumamı söylüyordu. Neyse çabam sonucunda uyandım. Sondamı aldım. Kahvaltı ve diğer işlerimi yaptıktan sonra abim de uyandı. Abimle rutin işlerimize yapmaya başladık. Leyleği hava da gördüm deyimi tam bu noktada oluşmaya başladı. İşimizin tam ortasında babama arı sokmuş. Evimizin önündeki asma ağacından üzüm topluyormuş. Arı kardeş gelmiş babanın ensesinin dört parmak aşağısından iğnesini sokup gitmiş.



  Babam o can havli ile benim odama geldi. Abim hemen buz koydu. Sonra duşa girmek için hazırlıklarımız başlattık. Babam Yatağımın yönünü düz çevireyim dedi. Yatağımın tekerliğinin vidası ortadan ikiye ayrılıp çat diye kırıldı.:) Deprem oluyor sandım. Yatağımda yüzün koyun yatıyordum. Sol tarafın bir anda ağır bastı. Tahterevalliye binersiniz ya o misal. Bir kaç saniye bir boşluk hissedersiniz. Yukarıdan aşağıya iner tak diye bir ses gelir. Bir anda  ne olduğunu anlayamazsınız.
aynen öyle oldu. Yatağımın sol tarafı taban tahtasının üzerinde duruyor. Sol başımda bulunan tekerleğin vidası kırılınca benim yatak askıda kaldı.

  Vidanın yarısı somunun içerisin de kalmış.:) Abim ve babam içerideki kırılan vidayı boşa çıkarmaya çalışsalar da başarılı olamadılar. Abim beni önce tekerlikli sandalyeme oturttu. Sonra da mutfağa götürdü. Güneş pencerenin önünde ısısını mutfağa vermiş. Sanki beni davet ediyordu. Sıcaklığıyla hoş geldin diyordu. Yönüm desin açım dasın ısıtayım. Kaynaşalım dostluğumuzu tazeleyelim der gibiydi. Böylelikle duşa girmeden önce güneş banyosu yapmış oldum. Beni ısıttı ruhumu aydınlattı. 

 Mutfakta öğle yemeğimizi annemle beraber yedik. "Abim benim odamdan seslendi." "Bu iş İspir elle contayı kesmeden olmayacak dedi."" Bir de punda yapılıp kaynak olması gerekiyor dedi."" İkili koltuğa çekip yatağını oraya hazırlayıp sonra duşa girelim dedi.""Olur abi dedim." Leylek misali bir oradan bir oraya kondum durdum.:) Manuel sandalyemden banyo sandalyeme geçtim. Duştan sonra da ikili koltuğa yüzü koyun uzandım. Abimin nöbet saati yavaş yavaş yaklaşmaya başlıyordu. İşine gidecekti. Abimde duşunu aldı. Saçlarını kuruturken abimin cep telefonu çaldı. Arayan Demirçi Deli Selim. Zamanlaması harika ilaç gibi geldi.

  Abim Selim abiyi aramadan o aradı. Abimin Selim abiyle başka bir işleri de vardı. "Kardeş o işi bitirdim diye abime haber veriyor."" Abim başka bir işin var mı bir yere gidecek misin diye sordu." Yok kardeş demiş."" Hemen bizim eve gel ufak bir iş var onu yapalım o zaman dedi." Sağ olsun Deli Selim Abim beş dakika içerisinde geldi. İspir elle kesti. Contayı kaynak yaptı. Yatağımın diğer tekerleklerinde o sayede kontrol etmiş olduk. Selim abiyi görmeyeli bir asır geçti neredeyse. İki hasbıhal ettik.

  Selim abiyle işini bitirdikten sonra eline sağlık deyip vedalaştık. Gelelim odamın ortamına her yer her yerde. Toparlanma ve temizlik zamanı başladı. Odamdaki koltuk ve halıları solana çıkarmıştık. "Abim  odam ayağa kalkmışken anneme  yazlık halıları kaldıracağız mı diye sordu."" Annem de odama kışlık halıları serelim dedi." Yazlık halıların yerine kışlık halılar serildi.Yatağım hazırlandı. 

  İkili koltuktan yatağıma babamla abimin kolları arasında geçtim. Yatağıma yüzü koyun uzandım. Abim havalı yatağımın motorunun düğmesine bastı. Makina çalışmıyor. Fişleri çıkardık. Onu denedik bunu denedik makinadan tık ses yok. Hakkı rahmetine kavuştu anlaşılan. Neyse abim makinayı elektrikçiye bir gösteririm dedi. Olursa artık ne ala.:)


   Leyleği hava da gördük deyimi bu kadar olur değil mi okuyucularım dostlarım. Abim ve babamın eşliğinde son bir kez daha yataktan tekerlekli sandalyeye transfer oldum. Benim yedekte her daim havalı yatağım ve motoru bulunur. Havalı yatağıma abimgiller yatağıma serdiler. Tekrar tekerlikli sandalyemden  bir, iki, üç söyleyerek yatağıma transfer oldum.

  Ailecek bu gün hissemize düşen kıssayı  böyle yaşadık. Ne yapalım. Bugünlerimize de şükür. Bakalım bir sonra ki yazımda bunlardan neler çıkarmışım hep beraber okuyup öğrenelim. 
      Sağlıkla kalın, hoş çakalın, saygılarımla.


                                                     

Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

4 yorum:

  1. Bazen herşey üst üste gelir denir ya, sizinki de öyle olmuş Abdullah Bey. Allah beterinden saklasın. Her şerde bir hayır vardır elbette. Ama gerçekten leyleği havada görmüşsünüz.Allah sağlık versin. Hicri yılbaşınız mübarek olsun şimdiden.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet her şey üst üste geldi. Sağlık olsun. Bardağın dolu tarafından bakıyorum bende. Vardır bunda da bir hikmet. Leyleği havada gördük aynen öyle oldu.:)Amin.Allah cümlemize sağlık versin.Sizinde Hicri yılbaşınız mübarek olsun. Allah her şeye gönlünüze göre versin.
      Saygılarımla.

      Sil
  2. O leylek var ya o leylek, kanadını iyice germiş anlaşılan :D

    YanıtlaSil


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.