8 Eylül 2016 Perşembe

8 Eylül Dünya Fizyoterapistler Günü Kutlu Olsun

 Dün dünya DMD günüydü.(Kas erimesi) Bugün ise, Fizyoterapistler günü, yarında farkın dalık günü, birleşme, kaynaşma günü olmasını dilerim. Dünle bugün arasında çok bir fark yok aslında. Bir elmanın yarısını tamamlayan bir olgudan bahsetmek istiyorum. Fiziksel olarak bir tedavi almak isteyen bir hasta topluluğu en çok kimle iletişime geçer dersiniz fizyoterapistle derim. Evet  bugün 8 Eylül Fizyoterapistler günü olarak dünyada yer almıştır. Peki hastaların veya fizyoterapistlerin gönüllerinde neden buruk bir yer edinmiştir der iseniz. Sizlere bir bilgi yarışmasında sorulan bir soruya işaret ederek göstermek istiyorum. Bazı kişiler bu meslekten haberleri bile yok sanırım.





   Fizyoterapistlere gereken imkanlar sağlanmadığını düşünüyorum. Birde bunun yerine uzaktan bir eğitim gibi bir saçmalığın ortaya atılması beni şaşırttı. Fizyoterapistlere huzuru, mutluluğu ve olanakları sunmalıyız ki, bir hastayla verimli bir şekilde çalışsın. O hasta ve ailesi de bu tedaviden mutlu olsun içleri rahat etsin değil mi ne dersiniz. Aralarında oluşan vefa ve ahde vefa duyguları gelişsin. Samimiyet ve güven duymaları sağlansın. Bunu yapmak çok zor olmasa gerek.

             


   Durum böyle olunca da iyi eğitim alan bir fizyoterapist bile olsa mesleğini icra etmekte zorlanıyor. Bir de fizyoterapist olmuş fakat kendini yetiştiremeyen kişiler bulunmakta. Bunun yanında bir de bu mesleğe gönül verenlerin haklarını yiyen sahtekarlar kendilerine fizyoterapist olarak tanıtmaktalar. Kendilerine fizyoterapist olarak tanıtan kişiler engelli ve engelli ailelerinin haklarını, duygularını sömürmeye çalışıyorlar. Duygusal olarak zaten yıpranmış engelli ve engelli aileleri bir de böyle kişilerden hem kendilerini hem de engelli olan bireyden korumak durumundalar. Böyle kişilere dikkat etmeli ve gerekli mercilere şikayetlerini bildirmelerini söyleyebilirim.

             


   Bu konu ince, hassas bir olay olduğu için derinlemesine konuşulması, tartışılması, araştırması gerektiğini düşünüyorum.  Değerli Fizyoterapist Banu Göktaş Ablacığıma, Osman Uysal Abime, Berna Cankuru,  Erkan Alp Abime, Şule ablacığıma, Ceylan Abime ve bütün Fizyoterapislerin Dünya 8 Eylül Fizyoterapistler günlerini kutluyorum. Umarın yapılması gereken bütün adımlar atılır. Yarınlar hepimizin için huzurlu olur inşallah.
Saygılarımla.

                                           

Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

10 yorum:

  1. Abdullah.Canım benim.Yayınını görmemle yüzüme yayılan gülüşümü görmeni isterdim.Şükürler olsun.Nasılsın oğlum?Neden uzak kaldın demiyorum, halden anlamak lazım.Böyle bir gün olduğunu biliyordum.Aslında bir şeyler yazmak da istedim.Herkes çektiğini bilir değil mi oğlum.Didem kızım da *İçimden Geldiği Gibi* adında bir blog açmış.Şanssızlık olmuş blogu kapanmış.Sizleri seviyor ve hep düşünüyorum.Bunu bil Abdullah.
    Değindiğin çook önemli bir konu.Ben de bugünlerde fizik tedaviye başlıyorum dizlerimden, belim ve boynumdan.Fizyoterapistlerin koşullarının iyileştirilmesi hastaların güvenli tedavileri için özellikle iyileştirilmesi lazım tabii.Çok haklısın.Seni, tekrar buralarda görmek ümidiyle gözlerinden öpüyorum oğlum.Sevgi ve selamlarımla:)

    YanıtlaSil
  2. Ece Teyzeciğim teşekkür ederim. Evet biraz uzak kaldım. Blogum ilk öncelik sıralarından biraz gerilerde kaldı. Umarım daha fazla sizleri bekletmem. Size hangustan mesaj yollamıştım. Yanıt gelmeyince ben de işiniz var sandım. Didem için üzüldüm. Umarım her şey gönlüne göre olur. Fizyoterapistler olanakları iyileştirilmeli ve verimliliklerini artırmaları için çalışmalar yapılmalı diye düşünüyorum. Ece Teyzem çok geçmiş olsun kendinize dikkat edin. Allah'a emanet olun.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  3. Fizyoterapi ile tedavi edilebilecek nice hastalar ya ameliyat masalarına peşkeş çekiliyor, ya tedavisi yok, böyle yaşayacaksın diye boş veriliyor ya da şu yaşa gelince tedavi olacaksın denilip gönderiliyor. Kıymeti bilinmeyen, üvey evlat yerine konulan bir alan fizyoterapi. Böyle bir farkındalık günü olması çok güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada rant oluşturup peşkeş çekenler için alternatif bir kapı haline geliyor. Umarım üvey evlat muamelesinden bir önce çıkarılır. Yorumunuz tam yerinde olmuş teşekkür ederim calimero.
      Saygılarımla.

      Sil
  4. Fizyoterapistlerin günü kutlu olsun . Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hak ettiklerini alarak mutlu ortamlarda mesleklerine icra etmelerine dilerim önümüzdeki yıllarda.
      Saygılarımla.

      Sil
  5. Hassas ve önemli bir konu olmuş.Paylaşım için teşekkür ederim.Takipteyim bende bloguma beklerim.Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  6. Ben teşekkür ederim okuduğunuz ve takipte olduğunuz için. İnşallah ben de gelirim. Konu gerçekten önemli aynı zamanda duygusal benim için.
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
  7. Ne kadar önemli bir meslek aslında, sadece teknik olarak yaptıkları iş değil aynı zamanda umut olmaları... Aslında bu ve benzeri mesleklerde insan faktörü cok önemli, dediğiniz gibi samimi, Hastanın derdini paylaşabilecek, ona psikolojik desteği de verebilecek uzmanlar olması.... Böyle güzel hassasiyetlere, mesleklere dikkat çektiğiniz için teşekkürler

    YanıtlaSil
  8. Asıl ben teşekkür ederim. Bu konu hakkındaki yorumunuz beni sevindirdi. Evet fizyoterapist artı fizik tedavi ve rehabilitasyon artı psikoloji eşittir. İyileşme sürecinin hızlanması.

    YanıtlaSil


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.