30 Mart 2016 Çarşamba

Engelli Kime Denir




  Merhaba sevgili okuyucularım,  engelsiz renkler kişisel web yolculuğuna hoş-geldiniz.

Sizle uzun zamandır yazmak istediğim ve bu güne nasip olan bir konuyu paylaşmak istiyorum, engelliler için bir şeyler yapmak isteyenlerin öncelikle engellilere nasıl davranacaklarını nasıl hitap edeceklerini bilmelerinin gerektiğini düşünüyorum.

Engelli birinin dışarı yada herhangi bir  yere gittiğinde  dik dik bakılması en rahatsız olduğu durumlardan biridir, toplum olarak engellilerden daha çok rahatsız oluyorlar ve onları geçmişten gelen kavramlarla hitap ediyorlar ve bu kavramlarda özürlü, sakat, geri zekalı, hastalıklı gibi isimler takıyorlar.

Bir bireyin kendisi olması üretken olmasına yardımcı olmak yerine toplum tarafından dışlanıyor. Devlet bu kavramları kendince bir çatı altında topluyor ve kanunda  buna engelliler diye yer verdi. 

Yani bizim adımız insan değil engelli ve ötekileştirmeye başlanılan bir durum haline geldi.. Bir insan olarak, ebeveynler tarafımızda bir isim verilmiş.

İsmimizden önce devlet bir ön isim vermeye kalkıyor. Engelli kimdir sorusuna ? Kanun nezrinde bir isim olarak bizlere sunulmaktalar.

Engelliler için bir kanun çıkarılmış çokta güzel olmuş ancak bunda bir terslik var. Yada biz derdimizi tam anlatamıyoruz ?  Yada anlamak istemiyorlar.

Bizler kendi uzuvlarımızı  istediğimiz  şekilde hareket ettiremiyor sak, başkaları tarafından dışlanmamayı hak etmiyoruz. Engelli ismini hak etmiyoruz. Çünkü bizlerin zaten kendi isimlerimiz var.

Ben  bir bireyim ve  bende  bu  Vatanda yaşıyorum aynı suyu içip aynı nimetleri paylaşıyorum devletimiz bizim  eşit yaşamamızı isteseydi bize eşit hakları sağlardı.

Yani söylemek istediğim şu bizler topluluk içinde aynı  hayatı paylaşmak istiyorsak bizi ötekileştirmekten vazgeçmeleri gerekmektedir.

Kanun  bize bir isim koymuş bizde buna saygı duyuyoruz, devletin bize eğitim verirken çevresinde engelli olmayan insanlara da engellilerle alakalı   eğitim vermesi gerek, çevremizdeki insanların bize bakış açısı kendileri gibi davranmalarını isteriz.



Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

20 yorum:

  1. Anlamak çok zor değil aslında sadece biraz empati yeterli.
    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlgi ve alakanız için teşekkür ederim , özelliklede empati yetisi az olan bir toplumda yetiştiğimiz için bazı değerlerimizin farkında değiliz . yorumunuz için teşekkürler.

      Sil
  2. İnsanımız ötekileştirmeyi bırakmayı öğrendiği zaman, toplumda herkes olması gerektiği yerde bulunur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşAllah buda olur bir gün tabii biz görürmüyüz muamma.
      yorumunuz için teşekkürler.

      Sil
  3. Belki çok ince düşünüyorum ama "Hepimiz engelli adayıyız" derken bile ayrıştırma yaptığımızı düşünüyorum. Hepimiz sözcüğünde bile engelli kardeşlerimiz dışarda kalıyor. "Sen olabilirsin" çok daha güzel. Ve evet her an ben de olabilirim. Yarın inşallah siz sağlığınıza kavuşacaksınız, ama ben, sizin hayatınızı zorlaştıran ben sizin yerinizde olabilirim. Sadece empati, biraz empati.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet hepimiz engelli adayı olmamıza rağmen toplum olarak bu konuda atılan bir adım yok.
      Yorumunuz için teşekkürler.

      Sil
  4. Aslında ülkemizde engellilerin yaşam alanları kısıtlı olsa da, kanunlarla bizlerin adı engelli olsa da fiziksel olarak sağlıklı bireylerden daha farklı haklara sahibiz.Bunlardan en önemlisi erken emeklilik. Büyük nimet ama onunda tadını kaçırdılar. Eskiden engelli her birey 15 yılda emekli olurken son yıllarda değişen kanuna göre bu değişti. Yüzdelere ve işe giriş yıllarına göre yıllar ayarlandı. Buna da şükretsek mi etmesek mi onu da bilemedim. Emeklilik için % alacağın zaman doktorlar bile başka davranıyorlar sıradan birşey için rapor alacağın zaman farklı davranıyorlar. Bu ay içerisinde bunu bizzat yaşamış birisi olarak hem kızgın hem üzgünüm. Engellilere engel koymakta sınır tanımıyorlar çoğu konuda. Derin konular bu konularda yazacak anlatacak çok şey var çok...Her zaman her konuda madur ediliyoruz özeti bu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız bazen biz engelliler buna ön ayak oluyoruz sadece toplumu suçlamamalıyız bazen bizlerde suçlunun ta kendisiyiz çünkü sessiz kalıyoruz işimize gelene , hani bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyoruz ya malesef bize dokunmasada bir gün gelip içtiğimiz suya ,aşa zehirini bırakabiliyor.
      Yorumunuz için teşekkürler.

      Sil
  5. Kişiler kendileri yaşamadıkça empati kurmayı akıllarına getirmiyor bile. Kanun çıkarmak ise dost düşman alış verişte görsün durumu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yapacak bir şey yok malesef.
      Yorumunuz için teşekkürler.

      Sil
  6. Ötekileştirmenin önüne geçemiyoruz bir türlü. Empati kuramayan insanlara, bir şeyi düşünmesini istemek anlamsız oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım geçeriz hep birlikte , el ele olarak.
      Yorumunuz için Teşekkürler.

      Sil
  7. Empati şart gerçekten, daha duyarlı oluruz inş nedi diyeyim kalemine sağlık! ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, her şey gönlünüzce olsun.

      Sil
  8. İnsanların daha duyarlı olduğu günleri görebiliriz umarım.!! Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz Didem hanım
      İnşAllah her şey daha güzel olacak...
      sevgilerimle.

      Sil
  9. Ne güzel yazmışsınız. emeğinize sağlık. Engelsiz renkli günlere ulaşmayı diliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah hep birlikte Engelsiz renkli günlere ulaşırız. Yorumunuz ve beğeniniz için teşekkür ederim.
      Saygılarımla.

      Sil
  10. Çok güzel, iyi ki blogu açmışsınız

    YanıtlaSil
  11. Gerçekten bu yorumunuz beni mutlu etti. Amacım sesimize duyurmak başka bir niyetim yok. Desteğiniz için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.