20 Mart 2016 Pazar

Plaj, Göl Ve Aydedenin Sırrı



     



   Arabamızı göl kenarındaki plajın kenarına çektik ve  yukarıdan gölü seyrediyoruz. Tam karşımızda gecenin karanlığı ve ışıklar altında manzara... görülmeye değer bir güzellik... ve biz yine demleniyoruz. Önümüzde ay dede... sanki onu hiç bu kadar güzel ve yakından görmemiştim. Gölün üzerine aydınlığını öylesine vurmuştu ki, parıldayan ışığı karalık ortamı bir fener gibi aydınlatıyordu. Göle yansıyan aydınlığı büyüleyiciydi... Sanki yakınımızda idi... elimizi uzatsak değecektik sanki... Rüya görüyorum sandım ve artık onun esaretine kapılmış gibi ay dede ile  konuşuyordum.

    Neler neler geçiyordu aklımdan... bir yandan da demleniyoruz. Ay dede'ye yarın çok farklı  olacak, Antalya'ya Soner'in oraya gidip geleceğim ve görülmemiş şeyler yapacağım dedim. Herkeste sessizlik çökmüştü ve kimse birbiriyle konuşmuyor idi. Sadece hafif kısık sesle müzik çalıyor idi. Saat iyice ilerlemiş idi ve biz farkında değildik... Yarın Antalya'ya gidelim diye konuşmaya başladım.


         



    Şükrü, saat 3.30 olmuş, Antalya'ya kaçta kalkıp nasıl gideriz dedi. Arabada  yatalım, sabah kalkar gideriz dedim. Yok dedi, evlere gidelim... İyi, tamam dedim. Giderken de sevdiğin kızın evinin önünden geçmek olmazdı... malum uzun zamandır evin önünden geçmiyorduk. Sonra çarşıya geldik, diğer askere gidecek arkadaşlarla karşılaştık. Ne yapıyorsunuz, bir yerlere gidelim mi derken sohbete daldık. Oradan çorbacıya gittik.

   Yarın Soner'in oraya gideceğimizden bahsettik. Çorbalarımızı içtik, biz evlere gidiyoruz dedik ama onlar biraz dolaşalım dediler. Biz evlere gidelim dedik ve onlarda gitmeseydiniz bir şeyler yapardık dediler. Bize müsaade deyip ayrıldık ve evler yakın olduğu için ben  Şükrü'yü eve bıraktım. Bizim ev Şükrü arkadaşımın evinin bir üst mahallesinde idi. Bende eve gidip uyuyacaktım yokuşun sonuna geldiğimde zihnimdeki o ses beni hayal etmediğim sırlara uçurdu.

                                 
Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.