21 Mart 2016 Pazartesi

Organ Bağışı Bir Kültür Anlayışı Olmalı


   Organ nakli bekleyen hastaların hastane köşelerinde veya dünyanın en derin kuyularını indiklerinde derinliklerinde yaşarken herkesin kendisine göre bir yaşam hikayeleri  olması sebebi ile hayat bizlere bilmediğimiz bir yerlere sürükleyebiliyor, işte o an sabırlı bir şekilde beklememiz gerektiğinde zamanla adete savaşır hale gelip mücadele azmimizi önce koşullara sonra zaman dilimine ve daha sonrasında insanlığa karşı tek bir yürek olarak sürdürmek için sessiz kalınmışlığın bir köşesinde bekleme yaparken o nokta da çaresizlikle tanışan bir ümit  dünyasında yaşayıp bir yerlerden gelebilecek umut ışığını bir çantanın içinde sunulmasını beklerken zamanın akıp gitmesini dur duramamanın sessiz çığlıklarını duyar gibiyim ve hala  organ bağışçıları ile ihtiyaç sahibi insanlar arasında kurulamayan köprüler inşa etmeye devam ediyoruz ve bunun sonucunda her yıl 10 bin insanın gerekli organ bulunamadığı için ölmesine engel olunamıyor daha acı ve daha vahim  bir durum ise, Türkiye'de 80 bin hasta organ nakli bekliyor. 

   Oysa son iki yılda sadece 3 bin 194 kişi organ bağışladı. Halbuki organ ve doku nakli, canlıdan ve kadavradan olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilebilmektedir. İlk olarak organ nakli kadavra donör (verici) yani kişinin ölümünden sonra bağış kabul edilebilecek organlar ve dokulardır. Bu organlar pankreas, deri, kalp, kalp kapakçıkları, damar, bağırsak, kulak kemikçikleri,gözün saydam tabakası, karaciğer, akciğer, böbrek, kemik dokusu, kıkırdak dokusu,  kas ve beyin zarının bir kısmı.Diğer bir organ nakli gerçekleştirme şekli ise canlı donör : Organ nakli gereken hastanın eşi veya yakın akrabaları  kan grubu, doku  vb. uyum mevcut ise organ bağışında bulunabilmektedir.Bunlar canlı donör olarak tanımlanmaktadır.Böbrek ve karaciğer canlıdan nakil yapılabilen organlardır.
Sizlere organ nakli hayat kurtarır sloganını hatırlatarak Kur'an-ı Kerim'de geçen bir ayeti paylaşmak istiyorum. "Kim bir insana hayat verirse onun tüm insanlara hayat vermişcesine sevap kazanacağı" beyan olunmaktadır.(Maide suresi,Ayet 32) 

   1979 tarih ve 2238 sayılı yasa gereği organ bağışı yapılabilmesi kanunda yerini almış fakat unutmamız gereken ve en çok dikkatli olmamız gereken şey organ bağışlarını bilinçli duyarlı bir şekilde bağışlamak kötü amelleri için kullanan kişilere birim vermeden sağlıklı bir şekilde organ bağışını gerçekleştirmek gerekir. Onun için ilk önce organ nakli nedir ? Organ nakli nasıl gerçekleşir organ bağışı yapabilmek için nerelere başvurmalıyız ve neden bu kadar önemlidir? Böyle bir hassas konuyu bir vido eşliğinde izlemek isterseniz belkide daha duyarlı ve bilinçli olabiliriz.


   3 Kasım ve 9 Kasım organ nakli haftası kutlanmaktadır bu konuda gerekli bir bilgi ve bilince toplum olarak sahip olmadığımızı düşündüğüm için sizlere madde madde yazmak yerine organ nakli hastaların sosyal olarak yaşamlarını yaşayamadıklarını ve üretemediklerini belirtilmesi, söylenmesi, konuşulması hatta tartışılması onlara destek olmak için yapacağımız her adım organ bağış bekleyen hastalar için harekete geçip hayallerini umutlarını sürdürmelerine yardımcı olabiliriz. Aslında  organ bağışından önce bir hasta olarak sonra hastanın ailesi, eşleri, dostları, yakın akrabaları, duyarlı bir birey, bir sivil toplum kuruluşların ve siyasetçilerin iş birliği ile toplum olarak konuşulmalı sorunlar karşısında ne gibi çözümler üretilmeli diye herkes kendi içinde mukayeseni yapmaya başlarsa işte o zaman yaşamlarımızda bir farklılık bir kültür oluşturmaya başlayabiliriz.

   Diye düşünüyorum bir engelli olarak bir duyarlı bir kişi olarak ve organ nakli bekleyen bir hastaya hasta yakınının mecburiyetten dolayı değil de bir kültürün simgesi olarak organ bağışı yapmanın zorunluluktan ve mecburiyetlerin ortadan kalkmasına imkan sağlayarak her zaman ve hangi koşulda olursa daha hızlı bir şekilde hayatların yaşamasını sağlayabiliriz böylelikle son olarak sizlere çok etkilendiğim ve bu yazımı yazmama sebep olan ve belki de nedemek istediğimi daha iyi anlatabilmek adına okumuş olduğum bir alıntıyı paylaşmak istiyorum .


  Araba mezara indirilir ve fotoğraflar çekilirken bir anda töreni durduruyor ve şu muhteşem konuşmayı yapıyor:'Milyonluk Arabamı Öbür Dünyada da Sürmek İçin Mezara Gömeceğim' Diyor Ama Aslında Amacı Bambaşka.
   
 Thane Chiquinho Scarpa, Brezilyalı zengin bir işadamı. Sosyal medyada yaptığı ilginç bir duyuruyla geniş kitlelerce tanınır hale geliyor. Scarpa, duyurusunda milyon Dolarlık Bentley arabasını bir mezar açıp gömeceğini belirtiyor. Mısır firavunlarına özendiğini, öbür dünyada da Bentley'ini kullanabilmek için böyle yaptığını söylüyor.
 Bunun için tarih de veriyor ve medyayı malikanesine davet ediyor. Hatta bununla da yetinmeyip bizzat mezar kazdığı fotoğrafları da sosyal medyada paylaşıyor.

  Tahmin edeceğiniz gibi bu adama sosyal medyadan oldukça sert ve olumsuz tepkiler geliyor. Birçokları tarafından deli olmakla itham edilen Scarpa'ya arabasını hayır kurumlarına bağışlaması için de çağrıda bulunuluyor.

 Scarpa bu eleştirilerden hiç etkilenmiyor ve baskılara rağmen töreni iptal etmiyor.Söylediği günde kalabalık bir gazeteci grubunun eşliğinde araba mezara indirilir ve fotoğraflar çekilirken bir anda töreni durduruyor ve şu muhteşem konuşmayı yapıyor:Milyon Dolarlık Bentley'imi gömeceğimi söylediğim için beni kınadınız.

  Halbuki birçok insan benim bu arabamdan çok değerli bir şeyi sürekli toprağa gömüyorlar. Kalpler, karaciğerler, akciğerler, gözler ve böbrekler toprağa gömülüyor. Bu aptalca. Dışarıda organ nakli bekleyen o kadar çok insan varken bu sağlıklı organları gömüyoruz. Bu dünyadaki en büyük israf. Bentley'im bununla karşılaştırıldığında hiç bir şey. 

  Bir organdan daha değerli hiç bir şey yok, çünkü insan hayatından daha değerli bir şey yok. Burada organlarımı bağışladığımı şu an resmen açıklıyorum.

   
   Peki bu "çılgınca" şey bir işe yarıyor mu? Bir ay içinde organ bağışları tam tamına %31,5 artıyor! Bu çılgın adamı alkışlıyoruz.


Kaynak ‪#‎OrganBağışıHaftası‬ (3-9 Kasım)


Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

1. Söz ağacımızın panorama sayfasına vereceğiniz bir söz, yapacağınız bir yorum, paylaşacağınız bir konu, kendinize neler kattığınıza bildirir.
2. İstediğiniz her konuya öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
3. Rica ediyorum yorum yapmak için yorum yapmayın.
4. Ben takipteyim ve yorum yapıyorum size de beklerim demenize gerek yok ! zaten arif olan anlar ve gereğini yapar.
5. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
Saygılarımla.