21 Mart 2016 Pazartesi

İki Bin On Beşin Miladı



   Bir yıl daha ekleniyor ömür çizgime 2015'in son günlerini ulaşmak üzereyken 2015'in ilk günlerinden itibaren hastanelere tedavi olmak için gittim. Tedavilerim çeşitli hastanelerde günü birlik tedavilerimle veya ayakta tedavi yöntemi ile yada randevu şeklinde oluyordu. Hastaneler de geniş kapsamlı tedavi olduğum yılların üzerinden seneler geçmişti. Fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavisi başta olmak üzere psikolog ve psikiyatri tedavilerim için profesyonel yardım aldım daha sonra devamlı enfeksiyonların oluşmasından dolayı üroloji tedavisi başladım.

   Bir taraftan da blog yazılarımı mümkün oldukça aksatmadan yazmayı çalışıyordum. Yazılarımda sade ve akıcı bir şekil de yazmaya özen göstermeye dikkat etmeye çalışsam da Teorik olarak gün ve be gün yaşadıklarınızı veya ne yaşıyorsanız onları kelama almaya yazıya dökmenin farklı bir önemi oluyor yüreğinizden gelen gönlünüzden çıkan bir çağlayan pınar akıyor ve yazıya döküldüğünde anlatmak istediğiniz şeyleri kelimeler almıyor veya kelimelere hepsi sığmıyor.

   Çok iyi yazı yazdığımı da söyleyemem sadece böyle bir girişimde bulunmak istedim. Bu şekilde engelli olan veya olmayan kişilere bir nebzede olsa faydam olabilir  mi bir yardımım dokunabilir mi fikirden yola çıkarıp engelsizrenkler.blogspot.com.tr  blog sayfasını açtım ve bu doğrultuda ileride yazılarımı derleyip toplayıp bir kitap haline getirmeyi amaçlıyorum. Bunun için kendimi bu konuda yetiştirmem gerektiğini düşünüyorum. Yazılarımın ve kelimelerimin bir farklılığı olmasını istiyorum şimdiye kadar hiç bir yerde değilmemiş ve daha önce hiç bir yerde kullanılmayan yazılmayan kelimeler olması için çalışmalarımı sürdürmeye planlıyorum.

    2016 yılı içerisinde eğer nasip olursa bu eksiklerimi gidermek istiyorum ve şimdiden bazı girişimlerde bulunmaya başladım bile zira bu yolda kat etmem gereken mesafelerin çok olduğunu farkındayım onun için sıkı bir çalışma planı ile ulaşabileceğim yapabileceğim ve gidebildiğim yere kadar gitmeyi yazmayı hedefliyorum. Sonra blog yazılarımı yazmaya devam eder miyim veya bir başka kitap yazma ihtiyacı bir daha duyar mıyım bilmiyorum. 

    Bir yıl içerisinde beni yalnız bırakmayan ve blog yazılarımı okuyan okuyucularımı da teşekkür ederim. Blog yazılarımın vesile olması sebebi ile ilk defa tanışma ve konuşma imkanları bulduğum kişilerin beni  gerek facebook aracılığı ile gerekse cep telefonu aracılığı ile tebriklerini beğenilerini ve desteklerini iletip samimi ve içten bir şekilde değerlendirmelerde bulunan değerli engelli arkadaşlarıma teşekkür ederim.

   2015 yılı benim için bir çok ilklerin yılı olmuştur ilk olarak yeni arkadaşlar tanıdım uzun seneler evvel görüşmediğim konuşmadığım arkadaşlarımla konuşma görüşme imkanları buldum.

  • Uzun yürüme cihazımla tekrar ayağa kalkıp paralel barda ve walkerla (yürüteç) yürümeye başladım.
  • Hayatım boyunca bilgisayar başında hiç yazmadığım kadar yazıp hiç okumadığım kadar her gün kitap okuyarak kitap okuma alışkanlığını kazandım.
  • Klavyede on parmakla yazı yazmaya başladım.
  • Sosyal aktiviteleri kendi başıma değil de ailemle ve çevremde değer verdiğim saygı duyduğum insanlarla birlikte aktiviteler düzenledim.
  • Göl manzarası seyretmek için Cafe Evren'e çay içmeye gittim.
  • Elma bahçelerine gidip güneşin güzelliğini sıcaklığını hissettim.
  • Toprağın kokusunu aldım. Yeşilin doğasını seyrettim.
  • Kuzenlerimin düğünlerine gidip bu özel günlerine yanlarında oldum. Mutluluklarını paylaştım.
  • Hastanede hasta ziyaretlerine gittiğimde zihnimde geçmişin bir mükayesini canlandı.
  • Ben de bir zamanlar hastanede yatış yapmıştım ve hala hastane koridorlarında tedavilerimi sürdürebilmek için mücadele verdiğim düşünüyorum.
  • Yirmili yaşım sonunda yaşadığım durum otuz beşli yaşlarımın sonuna kadar devam etti. Şimdiye kadar ömür sermayemden geçen her bir gün gürültülü ve aynı zamanda sessiz bir şekilde gönül deryasından akıp gitti.
  • Takvim yapraklarından her gün bir sayfa daha koparılırken sadece o gün yaşanmış ve bitmiş olmuyor sizin şirazeniz de  kayıyor ama sen bunu idrak edemiyorsun.

   Aslında bunu en iyi hastanede yoğun bakım ünitelerinde yatan hastalar ve onların başında bekleyen onları gece ve gündüz hizmet eden kişilerin yaşadığını nasıl bir mücadelenin içinde olup sabrın, şükrün, adaletin ve merhametin nasıl sınıfta kaldığını da görmek mümkün oluyordu.

  Ziyarete gelen ve hizmet eden kişilere bakıldığında gökyüzündeki bir yıldız kadar net gözlemlenebiliyordu tabi ki bunu herkes için söylemek doğru değil. Hastanede yatarken takvim yaprağındaki sayfaları unuttuğum oluyordu.

  Gece ve gündüz dönüşümü gerçekleşirken yaşamımın görüş açısında bulunan özel odanın içerisindeki tavanda asılı duran ışıkla aydınlanıyordu. Sanki zamanın ve mekanın donduğu bir dönemi yaşıyor bir soluk alıp vermekle tekrar yaşam devam ediyordu.

  Onun için diyorum ziyaretle hizmet çok farklı şeyler bunu anlamak için sadece nefesin bir anda nasıl soluksuz kalabildiğini görmek onu hissetmek için sadece oraya gidip on on beş dakikada anlamanın mümkün olmadığını düşünüyorum.

   Hastaneye hasta ziyareti bulunmak önemli hastaların başında refakat etmek onlarla sabahlamak onlarla birlikte gecelemek o atmosferi solumak yaşamak daha çok önem taşıdığını söyleyebilirim ve hastalara hizmette bulunursak  böylelikle yaşamış olduğumuz hayatın  sağlığımızın ne kadar önemli olduğunu zamanımızın ne kadar değerli olduğu belkide anlamamız için bir vesile olacaktır.

    Sizlere anlatmak istediğim 2015 senesinin ilk günlerinden itibaren yaşamım değişiklerle geçişlerle ve ilklerle başlamıştı. Hayatım dönüm noktalarından önemli bir yılı idi. Kendi kendime bir karar almıştım doğru adımlar atıp acele etmeden hayatımı devam ettirip yaşamımı kaliteli ve verimli bir şekilde sürdürmekti.

   Son noktayı koymadan önce geçmişteki hatalarımı zihnimden geçirdim ve aynı hataları tekrarlamamak için daha önceleri verdiğim kararlar kadar hızlı sert ve kesin olmamasını dikkat etmeye çalıştım. Tam bir pamuk ipliğe bağlı bir yıl yaşıyordum. Tam koptu dediğim anda yumuşak ince ip esnekliğini ve sağlamlığını koruyordu.

   Bu arada duygusal olarak zaman zaman streslenmelerim  ve sinirlenmelerim de oluyordu. Doğal olarak yıpranıyordum. Ne kadar yıpransamda benim için bir kişinin benim hakkımda karar vermesinden daha fazla yıpranamazdım. 
   
   Bir kişinin sizi düşünmesi bir şeyler yapması size yol göstermesi çok güzel. Lakin bu durum devamlı tekerrür etmesi halinde bazı sıkıntılar meydana geliyordu. Bu gibi durumlarda müdahalenin kararında ve zamanında olmadığı gerekir. Zaman zaman o kişiye bağımlı olarak yaşamak sizin özgürlük anlayışınıza ters düşebiliyor.

  Hayat devam ediyor bazı şeyleri siz ne kadar isterseniz de zamanı gelmediği zaman olmuyor. Herkes duygularını özgürce yaşamalı dün dünde kalıyor. Bir gün hüzünlü, bir gün mutlu, bir gün öfkeli bu hayatın içerinde ben böyle yaşıyor olabilirim insanın doğası gereği buda çok normal.

  Ayrıca ülkemizin şartlarını koşullarına göz önüne aldığımızda ülkemizin dört bir yerinden gelen Şehid haberleri duyduğumda benim yaşadıklarım devede kulak bile değil insanların yaşadıkları yanında.

  Kim olursa olsun bir yerden bir ölüm haberi almak insanın duygusal yoğunluğunu artırıyor. Ben de böyle bir haberi yılın son aylarına yaklaşırken sabahın 06.30'da yanı başımdaki duran ev telefonun zilinin çalmasıyla Halamın vefat haberini öğrendim.

    Uzun yıllar sonra yılın son ayında  Cafe Evren'i bir başkasına devrettik ve hayat hala devam ediyor. Ne mekanın, ne zamanın, ne de günlerin, ne haftaların, ne ayların, ne de yılların önemi oluyor. Ömür  dediğin akıp gidiyor. İnsan yaşayıp, görüp, öğreniyor zamanı geldi mi çekip gidiyor bu diyardan, gerisi sadece teferruat. 

   Allah nasip ederse 2016 yılını yaşamamıza bir gün kaldı. Öncelikle ülkemiz için hayırlı uğurlu bereketli olmasını birlik ve beraberliğimizin artmasını istiyorum. Savaşların terörün sona ermesine vesile olacağı bir yılını olmasını dilerim.

   Dünya Aleminde sulh ortamının oluşması savaşların ve terörün bitmesi herkesin özlük haklarına dokunulmadan adaletli, demokratik, özğür mürehbet bir şekilde yaşayıp sağlıklı, bereketli, inançlı, kazasız, belasız, huzurlu, mutlu bir yılın olması dilerim. 

   2016 benim için üç kelime ile söylersem mutlulukla, yeniliklerle ve mucizeler yaşayabileceğim bir yılın olacağını hissettiğim bir yıl olarak söyleyebilirim. Tabi ki Takdir Allah'ım o ne dilerse onu verir. Allah'ım önce sağlık, huzur, mutluluk, bereket ve inançlı olmayı nasip eyle.



Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

1. Söz ağacımızın panorama sayfasına vereceğiniz bir söz, yapacağınız bir yorum, paylaşacağınız bir konu, kendinize neler kattığınıza bildirir.
2. İstediğiniz her konuya öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
3. Rica ediyorum yorum yapmak için yorum yapmayın.
4. Ben takipteyim ve yorum yapıyorum size de beklerim demenize gerek yok ! zaten arif olan anlar ve gereğini yapar.
5. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
Saygılarımla.