21 Mart 2016 Pazartesi

Engelsiz Renkler Neden Yorumsuz Ve Doyumsuz


Sevgili blog okurlarım merhaba,

Engelsiz renkler kişisel web yolculuğu yorumsuz ve doyumsuz olarak yoluna devam ediyor. On dört Şubat sevgililer günününe neden on dört soru sordum.

Öncelikle bir engelli olarak evlenme isteğimin olması idi. Benim gibi engelli olup evlenmek isteyen arkadaşların yorumlarını fikirlerini, tavsiyelerini paylaşmalarını istememdi.

Engelli olup evlilik yapmış olan kişilerin yaşamış oldukları herhangi bir sorun veya bir problem yaşadılar mı ? 

Her hangi bir zorluk yaşamışlarsa nasıl aştılar ?

Evlendikten sonra hayatları nasıl değişti ve mutlulukları katlanarak artımı ?

Aile olmak kutsal bir kurumdur. Bu düşünceden hareket ederek evlilik artı aile artı toplum eşittir engelliye saygı temalı bir yazı yazmıştım.

Buda  anlayışla, sevgiyle, pek tabi ki  bir de insan olmakla alakalıdır sadece...

Bu sorular zaman içerisinde zihnimi kemiriyordu.

Bende on dört şubat sevgililer gününe on dört soru sormak istedim.

Blog sayfamı ziyaret edip yazılarımı okuyan değerli okuyucularımın yorumlar kısmında düşüncelerini belirtmelerini istemiştim.

Ne yazık ki yorumlar kısmında bir tane bile yoruma yer verilmemiş olduğunu gördüm. Halbuki katılımı bol olan bir yazı okuyucusuna ulaşmıştı.

Sevincim ve mutluluğum kaymaklı ekmek kadayıfı tadın da olmuştu. Yorumlar kısmını bakınca bu lezzet yalancı ekmek kadayıf tatlısı haline dönüştü :)

Blog sayfamı ziyaret edip yazılarımı okuyan okurlarımı çok teşekkür ediyorum şükranlarımı sunuyorum. Bu güzel kalpleri onlara hediye ediyorum. Bir gün değil her gün sevgililer günü olarak yaşamalarını temenni ediyorum.


                                           
Belkide yorumlar kısmında düşüncelerini belirtmek istememiş olabilirler onlara da saygı duyuyorum. 

Onun için blogum da en kısa zaman da bir anket düzenleyeceğim. Umarım katılımı bol olun bir anket olur.

Kişisel blog yazmanın iletişimi güçlendirmesi yerine daha çok güçleştiriyor.

Bir de buna engelli olarak ele alıp kendi hayatınızda yaşamış olduklarınızı paylaşma isteğiniz yetersiz kalıyor veya okuyucu tarafından kabul görmüyor.

Kişisel blog yazmanın gerçekten emek ve sabır isteyen bir iş olduğunu görüyorum yaşıyorum.

Aslında zamanın çok kısıtlı siz bu yazımı okurken ben hastanede olabilirim. Bir saat sonra hastaneye gidip bir tomografi filimi çektireceğim.

Blogger öğrenme süre zarfı içerisinde haftada bir gün yani salı günleri yazı yazacağıma söz vermiştim.

Onun için bugün bu sözümü yerine getirmek istedim. Belki hastaneye gittiğimizde yatış yapılabilir. Bir ameliyat olabilirim.

Blogger öğrenmiş olduktan sonra daha fazla yazı yazmayı düşünüyordum. Sağlık sorunumun gerçekleşmiş olması umarım yazı yazma tutkuma etkilemez.

Tomografi filimi olumlu çıkar her hangi bir komplikasyon oluşmamıştır. Hastanede yatış yapmadan bir ameliyat operasyonu geçirmeden evime dönerim inşallah.

Sağlıcakla kalın Hoş çakalın.


Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

1. Söz ağacımızın panorama sayfasına vereceğiniz bir söz, yapacağınız bir yorum, paylaşacağınız bir konu, kendinize neler kattığınıza bildirir.
2. İstediğiniz her konuya öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
3. Rica ediyorum yorum yapmak için yorum yapmayın.
4. Ben takipteyim ve yorum yapıyorum size de beklerim demenize gerek yok ! zaten arif olan anlar ve gereğini yapar.
5. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
Saygılarımla.