21 Mart 2016 Pazartesi

Dün 24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlandı.



    Fedakar ve cefakar öğretmenlerimizi ne kadar değer veriyoruz veya sorulması gereken soru okul öncesindeki çocuklarımızı bir aile olarak ne kadar hazır hale getirip eğitebiliyor bir şeyler öğretebiliyoruz önce bu unsurların farkında mıyız. Öğretmenler gününü sadece 24 Kasım Öğretmenler günümü hatırlamalıyız. Dün Öğretmenler günü idi.Günleri olduğu gün değil her gün hatırlamalıyız diye düşünüyor ve onun için yazımı bir gün sonra yazma gereği hissettim. Çocuğumuzun Okula gitme çağı gelince nasıl olsa okulda her şeyi öğrenecek deyip değerli öğretmenlerimizin ellerine mi bırakıyoruz veya bir birey olarak bir aile ve bir toplum olarak ne kadar bilinçliyiz.Çocuklarımızın öğrenme süreci aile içerisinde başladığına göre her geçen gün ilgisi merakı gelişen  çocuklarımız okula başlıyorlar. 

   Okulun ilk gününden itibaren aileler çocuklarıyla veya çocuklarımızın arkadaşları ile öğretmenleri bir arada hareket edip bir bağ kurup entegre olabiliyorlar mı sadece her şeyi Öğretmenlerimize yüklemek ne kadar doğru çünkü okul hayatı bitip çalışma veya sosyal hayata atılmamız da önemli bir rol oynayan öğretmenlerimizin katkılarını yadsınamaz. Özverili çalışan farklı düzeydeki öğrencileri eğitmeyi ve öğretmeyi ilke edinen öğrencilerin yetenek ve becerilerini ortaya çıkaran sorumluluk bilincini aşılayan yapıcı  bir rol oynayıp hayata karşıda her alanda yeniliği gelişmeyi sevgiyi saygıyı kişilik olgusunun gelişiminde katkı sağlayıp bilgileri ile rehberlik edip yön veren ve en önemlisi öğrencileri ders kitaplarına hapsetmeden ve müfterata ne yazılıyorsa onu bağlı kalmadan tek yönlü bir bakış açısını benimsemeyen değerli öğretmenlerimizin yetişmesine katkıda bulunuyor muyuz veya öğretmen mesleğime sorumluluğunu bilen öğretmen mesleğinin saygınlığını icra etmek isteyen kişilerin sorunlarını belirleyip önlerindeki engelleri kaldırıp refah içinde yaşamalarını sağlıyor muyuz eğitim ve öğretime hizmet vermek için bu onurlu görevi seçen öğretmenlerimizin duygu durumları fikirleri hayata bakışları ruhları halleri ne kadar sağlıklı bir zemin hazırlanırsa yetiştirdikleri öğrencilerin kalitesi bilgisi ülkeye ve topluma faydalı birer birey olurlar.Ne yazık ki öğretmenlerimiz stres altında olup maddi ve manevi olarak yıpratılıp ek işlerle geçimlerini sağladıklarını anket sonuçlarıyla verilerinde açıkça görülmektedir.

   Benim eğitimin ve öğretim dönemimde sevgi ve saygı duyduğum ve benim öğrencilik yıllarım sırasında hayatımı yön veren sonra benim için öğretmenden ziyade bir arkadaş, bir abi, bir dostça yaklaşan ben ve arkadaşlarımla iletişime geçip bizi sevmeleri bizimle konuşmaları hem benim hemde arkadaşlarımın eğitim ve öğretim dönemimizde önemli bir yer teşkil ediyordu ve hepimiz bu durumdan mutluluk duyuyorduk.Okulda teneffüs zili çaldığı zaman sanki ben ve arkadaşlarımız hipnoz olmuşcasına kendimizi hemen öğretmenlerimizin yanında buluverir dik hipnozun etkisi devam edercesine bir gün içerisine yayılırdı sonra öğle arası zili çaldığında yemek yemeği düşünmez öğretmenlerimizle neler yaparız diye düşünürdük hemen eve gidip yemeğimizi yeyip okula geri dönerdik.Öğretmenlerimizle aktiviteler gerçekleştirirdik ve aynı şekilde son ders zili çalıp evlerimize gitmek yerine  okul çıkışlarımızda okulun bahçesinde daima öğretmenlerimizle vakit geçirip sohbet eder veya maç müsabakaları düzenlerdik.

    Benim eğitim dönemimde ilk öğretim zorunlu sekiz yıl eğitime tabi tutulmuştu.Altıncı sınıf ve yedinci sınıfa kadar  ilgim ve iletişim kurduğum bir öğretmenim yoktu.  Taki Fen Bilgisi Öğretmenim Hasan Ali İnce ve Matematik Öğretmenim Kadı Akbaş Öğretmenlerimin derslerime girinceye kadar ayrıca Ali Rıza Öğretmenimiz ve Şevket Karaca Öğretmenlerimizden her gün bir şeyler öğrenmeye başlıyorduk.İlk önce sevgiyi saygıyı sonra arkadaş olmayı paylaşmayı doğru davranışlar sergilemeyi spor yapmayı dayanışmayı birliği ve iletişim kurup beraber hareket etmeyi öğrendim. Dersleri olan ilgim ve bilgim olmasa da yavaş yavaş ilgi göstermeyi çalışmayı ve derslerimi dinlemeye başladım.Benim öğretmenleri sevgi ve saygı göstermem de vesile olmuşlardı  ve özellikle benim benden eğitimi spor öğretmeni olma istediğimin filizlenmesine sebep olmuşlardı. 

    Buradan değerli öğretmenlerim Hasan Ali İnce, Kadı Akbaş, Ali Rıza Akbay, Şefkat Karaca, Şirzat Nacak, Kadir Demiralay, Nevzat Göktaş ve diğer bütün öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü Kutlar saygı ve sevgilerimi sunar ellerinden öperim.

Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

1. Söz ağacımızın panorama sayfasına vereceğiniz bir söz, yapacağınız bir yorum, paylaşacağınız bir konu, kendinize neler kattığınıza bildirir.
2. İstediğiniz her konuya öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
3. Rica ediyorum yorum yapmak için yorum yapmayın.
4. Ben takipteyim ve yorum yapıyorum size de beklerim demenize gerek yok ! zaten arif olan anlar ve gereğini yapar.
5. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
Saygılarımla.