21 Mart 2016 Pazartesi

Doktorların Yarışı Ultrason Başında



 Hayatımızı ve yaşamımızı sürdürmeye çalışırken yurdumuzun dört bir köşesinden gelen duygusal olarak sarsan üzücü haberleri almamız beni de hüzünlendirmiş ve birazda yazımı geç yazmama sebep oldu aslında benim yazacaklarım bugünkü yaşanan durumlar karşısında devede kulak misali olduğunu düşünüyorum ve buruk bir duygu içinde yazıyorum sonuç itibarı ile hayat devam ediyor onun için sorunlarımızı her platformda özgürce ifade edip sorunlarımızın ihtiyaçlarımızın giderilmesi için mücadelemizi devam ettirme sorumluluğu  için çalışmamız gerektiğin inancını taşımaktayım ve yazılarımı devam etmeden önce Şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum yazılarımı kaldığım yerden devam isterken nerede kalmıştım, neler yapmıştın, neler yaşamıştık tek tek paylaşmaya çalışayım evet ultrasonun çekileceği bölüme gelmiştik. 

   Sekreter gayet rahat  bir şekilde koltuğunda oturup bekleyebilirsiniz arada boşluk olursa sizi alırlar dedi bizde tamam dedik eniştem ve ben tekerlekli sandalye ile oturacağım geniş bir yerde oturmak için yer arayışına girdik sonra sol başta köşede bir koltuk boşaldı eniştemde beni tekerlekli sandalyemle rahatça geçip oturabileceğim yöne çevirdi hemen oraya geçtik eniştemde yanımdaki koltuğa oturdu abim ise duvarın kenarında boş bir koltuk vardı oradaki koltuğa oturdu. Saat 15.00 oldu abim bir yandan da ultrason sonucunu veren ve aynı zamanda hastaları sırasına göre içeriye alan hanımefendiye takip ediyor hanımefendi  hiç oralı olmuyor saat 15.30  eniştem ve ben tam karşımızda televizyonda haber bülteni var sesini duymadığımız haberleri seyrediyoruz haberler hakkında günlük gelişen olaylar konusunda sohbet ederken hafif hafif canımız sıkılmaya başladı artık bizde çevremizi gözlemlemeye başladık koltuklar yavaş yavaş boşalıyor ve hemen bir başka hasta oturuyor.

   Ultrason sonucunu alan hastalar hızlı bir şekilde kaçarcasına oradan uzaklaşıyor bu durum karşısında eniştem ve ben anladık ki hanımefendi hastaların sırasını takip ediyor ve kattan hastalar gelecek denmişti bu arada o hastalarda yavaş yavaş kattan sedye ile üç tane ayrı ayrı hastalar geldi sanırım kattan birde tekerlekli sandalye ile yaşlı bir amca yanında eşinin refakati eşliğinde gelmişler aslında bunda ayrı  bir konu onlar için ayrı bir yer niye tahsil edilmiyor ve kattaki hastaları sedyelerin üzerinde neden bu kadar bekletiliyor anlamış değilim bir yandan da saatin kaç olduğunu öğrenmek için televizyonun sağ alt köşesinde arada bir saat gösteriliyor saati oradan bakıyorum saat 16.00 oldu abim yanımıza geldi enişteme devamlı ben soruyorum bir daha gidip sorarsam yüz göz olacağız durduğum yerde elimde kalacaklar hepsi ben dışarıya çıkayım bir sigara içim geleyim dedi istediğiniz bir şey var mı diye sordu ben su al gelirken dedim.

   Eniştem ayağa kalktı normal sıra neyse onu takip eden hanımefendinin yanına gitti hanımefendiye engelli olduğumu söylüyor uzun zamandır oturduğu için yoruldu bekleye bekleye de canı sıkıldı dese de eniştem hanımefendi beni görmesine rağmen hiç oralı olmuyor eniştem ve abimin kaç defa dediklerini bilmiyorum ama engelli kendisi hastanede öncelikleri var demelerine rağmen hep aynı cevapı aldılar yoğunuz yapabileceğimiz bir şey yok bir yandan da  ultrasonu çektiren ve daha sonra sonucunu alan hastalar burunlarından soluya soluya gidiyor saat 16.45 oldu etrafıma bir baktım koltuklarda boşalmış sadece abim eniştem ben ve iki kişi vardı onlarda bizden önceki  sıra da olan kişiler oldukları için oturuyorlarmış onlarda ultrason çektirmek için hanımefendinin çağrısı üzere içeriye girdiler.Koskoca oturma yerinde abim eniştem ve ben kaldık neyseki sıra bize geldiğinde hiç kimse koltukların üzerinde oturmuyordu en son bizi almış biz bekledik diye bizi başından savamadığı için yani on beş dakika daha erken çıkamayacağı için bize surat asıyor.

   Bizim ultrason çektiremediğimiz ve bize en son aldığına şahit olduktan sonra o kişiye ve diğer yetkililere şöyle demek istiyorum bizim surat asıp laf söyleyeceğimize karşılık olarak böyle bir muameleye maruz kaldık ben de diyorum  hani engellilere hastanelerde öncelik vardı hani sıra beklemeyen kuyruklar olmayacaktı illa birilerine minnet edip ricada mı bulunacağız illa bir yerlerden telefonla açtırıp işimizi mi gördüreceğiz mesai bitmesine beklemeden çıkmak isteyen çalışanlar varken nasıl olacak tedavide ilerleme teşhis ve tanı konup tedavi edebilecek böyle çalışma sistemine doktorlar, hocalar ,hekimler katılırlarsa ne tedavi kalır ortada nede sağlıklı bir ortam sağlanır hastalar beklemede kalırsa sıra kuyruklarında bir arpa yol alamayız.Ben ultrasonu ilk defa çektiriyor değilim ilk defa hastaneye de geliyor değilim bu kadar çok uzun süre kaldığımı ve duyarsız bir şekilde muamele gördüğümüzü hatırlamıyorum sadece bir ultrason için beklemek yorucu ve üzücüydü.

   Ultrasonu nasıl çektirdiğimi anlatayım küçük kısa bir koridor var abim benim arkamda tekerlekli sandalyeyle yavaş yavaş ilerliyoruz bize ne yol gösteren nede hangi odaya gireceğimiz hakkında hala hanımefendi tarafında söylenmedi ultrason odaları yan yana bulunmakta ve her bir kapının üzerinde numaraları var bütün odalar sağda ben ise tekerlekli sandalyeden geçerken bakıyorum hangi odada ultrason çekineceğiz derken abim bizim yerimiz neresi diye yüksek sesle sordu odaları yönlendiren hanımefendiye beş numaralı odaya girin doktur bey gelir dedi. 

   Abim ben ve eniştem beş numaralı oda nerede diye durduk rakamları bakarak ilerlemeye başladık bir de baktık beş tane oda varmış ve hepsinde ultrason cihazları var işin ilginci ise ilerleyen dakikalarda abim ben eniştem beş numaralı odaya girdik beş dakika sonra doktor geldi yatağı geçmemi söyledi abim dedi kendisi parapleji biz eniştemle atlatırız siz hangi yöne doğru yatmasını istiyorsanız biz tekerlekli sandalyeden yatağa yatırırız  doktor başı cihazın oraya gelecek şekilde yatırabilirsiniz dedi neyse ki yatağa geçtim yüzü koyun yatıyorum doktor abim ve enişteme siz çıkabilirsiniz deyince abim eniştem ve ben şaşırdık abim hayırdır doktor bey neden çıkıyoruz bir sorun mu var dedi üzerine açacağız hasta rahatsız olur diye söylüyorum dedi bende şaşkın şaşkın bakıyorum bir anda bir gülmek geldi :) yok doktor bey abimgiller kalabilir dedim benim için sorun yok 16 senedir bir fiil beni abim bakıyor her şeyimle bu zamana kadar abim ilgilendi diyorum doktor beyde ben babanızdan rahatsız olursunuz diye söyledim bende kendisi abim oluyor diyorum:)
tamam ozaman kalabilirler dedi.

   Doktor abime siz eşofmanı biraz aşağı çekin ben birazdan gelirim dedi abim olur dedi abim hemen doktorun dediğini yaptı eniştem ve abim doktora haber vermek için odadan dışarıya çıktılar kapıya da üzerime kapattılar doktor gelecek diye bekliyoruz . Bende öyle yorulmuşum ki gözlerimi yumdum herhalde havanın çok sıcak olması ve benimde uzun yıllardır yazın dışarı çıkmamış olmam ayn zamanda bu kadar güneşin altında dolaşmış olmam birde sabah saat 07.15  kalkıp erken saatlerde arabayla yolculuk yapmış olmam üzerine de bu kadar uzun süre beklemenin etkisiyle yattığım yer tahtadan yatak olsa bile yattığım tahtaların sertliğini hissetsem bile sanki o üzerine sermiş oldukları çok ince puf örtüyle örtülü yatak bana kuş tüyünde yatıyormuşum gibi geliyordu biraz geçtikten sonra belimin kollarımın ağrısını hissetmeye başladım birde tahtadan yapılmış yatak bana daha çok rahatsızlık ve ağrı vermeye başladı dakikalar geçiyordu bende kendimden geçiyorum her şeye rağmen o küçük havasız odanın içerisinde olamak ve cihazın sesinin normal bir şekilde çalışması bile bana hoş geliyor ve içeride hafif bir loş ışık olmasına rağmen ne gözlerime açacak halim nede konuşacak halim vardı. Kendimden öylesine geçmişim ki bir yandan da dinlendiğim için seviniyorum bekleye bekleye hiç halim kalmamış bu arada doktorda gitti gelmedi abimler gitti gelmedi on  dakika rahat olmuştur.

   Kendi kendime düşünüyorum beni düşündükleri için mi gelmiyorlar yoksa otel demiyim ama burası otel değil ki yoksa biz gerçekten hastane yerine otele mi geldik tabi ki hayır bu arada kulağıma kapının sesi geldi kapı açıldı sağ kolumla gözümü ve yüzümü kapatmışım abimler ve doktor bey geldi abim beni hafif dokunarak sanki kendine gel toparlan der gibi dokundu bende kolumun altından gözlerime açabildiğim kadar kısık bir şekilde açmaya çalışıyorum sonra doktorun ve abim konuşma sesleri kulaklarıma gelmeye başlayınca bende kendime gelmeye başladım yavaş yavaş eniştem dışarı çıkmış bende kendime geldiğim sıralarda daha dinç ve sakin hissetmeye başladım bir on dakikaya yakın bir süre dinlenmek bana iyi gelmiş olmalı bende doktorla  sohbete katılmaya başladım sohbet ilerledikçe benim durumum hakkında konuşmayı sürdürmeye başladık konu benden açılmışken ben de engellilere hastaneler öncelik verilmiyor muydu neden bu kadar bekletildik ve en sona kaldık dedim.

   Siz durumunuzu sarışın bir bayan vardı ona söyleseydiniz dedi kaç defa söyledik bilmiyorum yoğunuz dedi hep bizi geçiştirdi dedim doktorda biraz mahcup bir şekilde gerçekten yoğunuz bu aralar demesine karşılık kendisininde benim uzun süredir dışarıda beklediğimin hakkında bir bilgisi yok sanırım bir yandan da ultrason çekmeye devam ediyor tam emin olamadığı bir şey görmüş biraz bekleyin ben kıdemli doktoruma bir sorayım dedi. Kapının oraya gitti biraz yüksek  sesle kıdemli doktora ismiyle seslendi buna karşılık bir haber veya bir ses gelmedi sonra cep telefonu ile kıdemli doktoru ulaştı sonra durumumu anlattı tam emin olamadığım bir durum var gelip bir bakar mısınız dedi telefonu kapattı. 

   Biz de kaldığımız sohbete devam etmeye başladık bir yandan da bizde endişelenmeye başladık önemli bir şey mi var diye abim sordu beni muayene eden doktor yok kıdemli doktor gelsin bir baksın sonra ona göre değerlendirme yaparız dedi. Artık hem bekleyip hemde sohbet ediyoruz muayene eden doktor iyi ki çıkmamış deyince bende kaç tane doktor var ki diye sorma gereği duydum aslında iki buçuk tane dedi nasıl oluyor da iki buçuk tane doktor var tam diyecektim kapıdan içeriye iki tane genç doktor içeriye girdiler o sırada anladım neden iki buçuk tane olduklarını çünkü hepsi genç beni muayene eden doktor bir üstüne kıdemli olarak tarif ettiğine göre diğer gelen doktor biraz daha tecrübesiz neyse sizlere şimdi ultrason cihazın önünde doktorlar arası sandalye oturup kalkma yarışması anımsatan olayı anlatayım bir doktor oturuyor sandalyeye diğeri doktor cihazın başında beklemede kalıyor sanki başka bir doktor sıra bende der gibi dur birde ben bakayım sırayla oturup kalkıyorlar bir yandan da teşhis koyamıyorlar ve konuşmalar devam ediyor kendi aralarında tıp dilinde bir şeyler söyledikten sonra olumsuz bir durumun olmadığı ve her şeyin normal seyrinde gerçekleştiğini hakkında karar verdiler. Biraz daha tecrübesi az olduğunu düşündüğüm doktor hanım ben cihazdan yazar çıktısını veririm dedi diğer doktorlar tam o zaman deyip bize geçmiş olsun dileklerin de bulunarak odadan çıktılar.

   Bizimle kalan doktor hanım hemen cihazın başına geçti sonucu yazdı sonucu abime verdi bizde teşekkür edip bir an önce Taylan Beye sonucu gösterelim diye hızlı bir şekilde koridorlarda ilerliyoruz saat olmuş 17.20 abime de Taylan Bey sonuç çıktığında baş hekimlikteki odama gelin çıkmazsam orada olurum demiş Taylan Beyin hastaneden ayrılmış olma ihtimaline göz önüne aldığımızda bir daha gelmemiz gerekebilir diye jet hızıyla ilerledik taki merdivenler benim önüme çıkıncaya kadar abim ve eniştem merdivenlerden yukarı çııktı bende merdiven kenarındaki boşlukta bekliyorum. 

   Abim ve eniştem Taylan Beye ultrason sonuçlarını göstermişler ve Taylan Beyde bir sorun bir problem yok ayrıca herhangi bir ilaç kullanmasına da gerek yok demiş sonra vedalaşıp abimler odadan ayrılmışlar sonra benim yanıma geldiler.Eniştem ve abim ve ben artık işlerimizi bitirmiş arabanın olduğu yere doğru gitmek için harekete geçtik dışarıda öyle bir sıcak var ki eserle birlikte alev püskürüyor kapının oraya gelmemizle geriye doğru dönmemiz bir oldu abimle ben tekrar içeriye girdik eniştem de o zaman arabaya almaya gitti. Hastanede klima olduğu için içerisi serindi dışarıdaki bunaltıcı sıcaklıktan bir habersiz dışarıya çıkma teşebbüsünde bulunmuştuk ve sonra eniştem geldi arabayı önce beni bindirdiler abimler de arabaya bindiler arabanın içerisi de  sıcaklıktan nasibini almış içeri de oturabilene aşk olsun böyle bir yorucu günün ardından bu şekilde yolculuğumuz evimize kadar devam etti.
   




Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

1 yorum:

  1. Abdullah oğlum. Çok üzüldüm inan:((Yarın yola çıkacağım, birazdan uyumam gerekiyor. Ama senden hastahanenin adını istesem?Eğer sakıncalı görüyorsan gmailime yaz.İyi ve sağlıklı bir gece diliyor, gözlerinden öpüyorum yavrum. Ece teyzen...hangoutsuna gmailimi yazıyorum.Yarın bakacağım cevabına.

    YanıtlaSil

1. Söz ağacımızın panorama sayfasına vereceğiniz bir söz, yapacağınız bir yorum, paylaşacağınız bir konu, kendinize neler kattığınıza bildirir.
2. İstediğiniz her konuya öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
3. Rica ediyorum yorum yapmak için yorum yapmayın.
4. Ben takipteyim ve yorum yapıyorum size de beklerim demenize gerek yok ! zaten arif olan anlar ve gereğini yapar.
5. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
Saygılarımla.