20 Mart 2016 Pazar

Bir Cümle Nasıl Bir Sevk Eder



     Sevgili dostlarım merhaba,
  Bu yazımda hastane ortamlarıyla ilk tanışma serüvenimi anlatmak istiyorum. Ambulansla hastaneye ulaşmıştık. Hastaneye girdik... içeride kuyruk vardı ve herkes sıraya girmiş idi. Sıra gelmesi saatlere bulacak idi. Bu arada, abim, eniştem ve diğer akrabalarım gelmişler. Hastamız var, durumu acil hemen bakılması gerekir diye sekretere yöneldiler. Başımda babam duruyor. Ben insan kalabalığının sıcaklığı ile ağrılar, sancılar içindeyim ve canım geçiyor. Uyuyorum... uyuyorum diyorum... ama uyumak mümkün mü kalabalık sesleri ve gürültüleri arasında... ne kadar uyuyorsam artık uyuyorum... 

  Ortalıkta hastamızın felç riski var, omurilik zedelenmiş... bu ameliyatı yapacak doktor var mı diye yankılanan sesler vardi. Doktorlarımız var ama yakın bir zamanda hiç böyle bir ameliyata girmediler deyince abimin içine sinmedi. MR'da iyi çekmiyormuş, onu da yan binadaki  tıp fakültesinde çektireceğiz deyince abim yan tarafta tıp fakültesinde ameliyat yapabilecek doktor varsa oraya sevk edin diyordu, onlar ise edemeyiz hasta buraya geldi ve biz bakmalıyız diyorlardı. Abim peki bu doktorlar hiç böyle ameliyat ettiler mi diye soruyor ama yakın bir zaman içinde yapılmadı cevabını alıyorlardı.

  Büyük teyzemin oğlu da gelmiş. Kendisi eğitimcidir ve çevresi geniştir. Sözü, nazı geçen iyi birisidir. Abimle ne oldu, neyi var, felç riski var, buradan büyük şehirlere götürelim o zaman, sevk etmiyorlar gibisinden konuşuyorlardı. Teyzemin oğlu çok soğukkanlıdır. Bir sakin ol, tamam şimdi elimizden ne gelirse yaparız. Sen bana bırak diyor idi. Abim hala Antalya ve ya Konya'ya asker sayıldığım için oralara götürelim diyordu.

  Hatta Gata'ya bile götürmeyi düşündü. Teyzemin oğlu bulunduğumuz ildeki tıp fakültesinde ameliyatın yapılabileceğini ve orada beyin cerrahının olduğunu ve hem işinin ehli olduğunu hem de tanıdığını ve halledeceğini ve abime kafasını yormaması gerektiğini diyordu. Doktora baktıralım onun yönlendirmesiyle hareket ederiz, sakin ol deyip yatıştırmaya çalışıyordu.

                                                       
                       

  Abimde, buradan sevk vermiyorlar, hiçbir sosyal güvencesi yok diyordu. Burasının başhekimini de tanıdığını ve şimdi ona durumu izah edeceğini demiş. Başhekimin odasına gitmiş ve konuşmuşlar. Başhekimle beraber yanıma geldiler ve sonra sekretere sevk etmesini söylediler. Başhekimin söylemesiyle sevkimiz gerçekleşmiş olmuştu.

                                                                        


Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

1. Söz ağacımızın panorama sayfasına vereceğiniz bir söz, yapacağınız bir yorum, paylaşacağınız bir konu, kendinize neler kattığınıza bildirir.
2. İstediğiniz her konuya öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
3. Rica ediyorum yorum yapmak için yorum yapmayın.
4. Ben takipteyim ve yorum yapıyorum size de beklerim demenize gerek yok ! zaten arif olan anlar ve gereğini yapar.
5. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
Saygılarımla.