20 Mart 2016 Pazar

Bayramı Yaşamak İçin Her Gün Paylaşmak Gerek




 Bir şeker bayramına daha tatlısıyla, acısıyla, sevgisiyle, bereketiyle, hoşgörüsüyle ulaştık. Kimi zaman cömert olup yardımı ihtiyacı olan kişilere yardıma koştuk. Kimi zaman üzüldük kimi zaman bir başkasına üzdük. Belki kendimiz için belki de hiç tanımadığımız kişiler adına. Yeni tanımış olduğumuz kişilerin yaşamış olduğu olumsuzluklara ortak olduk.

  Öncelikle üç aylar boyunca ve özellikle ramazan ayı boyunca oruçlar tutuldu, hatimler indirildi, Yasinler okundu. Namazlar kılındı. dualar yapıldı herkesin yapmış olduğu duaları Allah kabul etsin.

 Ramazan ayında kendi nefsimize kontrol etmeye çalışırken olumsuz düşüncelerden davranışlardan konuşmalarda kaçınmışızdır. Kalbi kırılmış olan kişiler bazı sebeplerden dolayı aralarına soğukluk girmiş küsüşmüş olabilirler. Kendi kabuklarını çekilip kendi iç dünyalarıyla baş başa kalmak tabutları içerisinde yaşayanlar olabilir.

  Önemli olan kendi kalıpların içerisinde yaşamak değil. Kabuğunu kırıp kendisiyle  barışmış olan hoş görü içerisinde bulunan ve çevresindeki kişileri arayan soran helallik isteyen ilk adımı atan kişilere ne mutlu.

 Peki bayram gelmiş hoş gelmiş diyenler sadece kendilerine mi gelmiştir? Tabi ki de hayır. Kendilerine gelmiş zannedenler her zaman kendilerine için yaşayanlar çevresinde olup bitenleri fark edebiliyorlar mı? Başta anne, babalarına, yakın akrabalarına, eşlerine, dostlarına ziyaretlerde bulunuyorlar mı? Telefonla arayıp bayramlarını kutlayıp güzel temennilerde bulunabiliyor muyuz?

 Hal hatır sormak gönüllerine almak sen benim için özelsin değerlisin mesajını verebiliyor muyuz ?Sevgisini, şefkatini karşı tarafta bulunan kişilere aktara bilenlere ne mutlu. Böyle olan insanlara bende yürekten sevgilerimi yolluyorum. Yaşamları boyunca böyle kalmalarını güzel ilişkilerini her daim devam ettirmeleri dileğimle.

 Trafik kazası yaptığım zaman ramazan ayına girmemize on gün vardı. Hastanede yatış sürem ameliyatımın gerçekleşmesiyle devam etti. Şeker bayramı yaklaşmasıyla hastaneden çıkışım verilmişti. 10 günlük bayram tatili ardından tedavilerimi devam ettirmek için çeşitli hastanelerde yatmış olsam da engelli olarak o yılki ramazan ayını ve şeker bayramında yaşadıklarımı unutmam mümkün değil.

  Onun için ne zaman şeker bayramı olsa her zaman hastanede yattığımı hatırlar düşünürüm. Şu an kim bilir kimler tedavileri için hastanede yatıyorlardır? Hastasının başlarında bulunan refakat eden kişiler kimlerdir? Bir an önce hastasını sağlığını kavuşturma çabası içerisinde olan hekimlerimiz, doktorlarımız, hemşirelerimiz ve diğer hizmet veren görevliler vardır?

  Herkes bayram yaparken tatil yaparken hastanede hizmet verenler, hastalar, hasta yakınları bu duyguyu bu sevgiyi bu yardımlaşmadan ve bu paylaşımlarını içsel bir duygu içerinde ne kadar yaşarlar?

 Hiç düşündük mü? Biraz buruk biraz bu duygudan yoksun yaşadıklarını. Öncelikte hastanede  hasta olarak yatan kişilere acil şifalar dilerim. Her daim sağlıklı yaşamalarını temenni ederim. Hastasının başında kalan onlar için gecesini gündüzüne katan uykusuzluktan göz kapağı kapanacak gibi görünen ayakta kalmaktan yorulmuş olan değerli vicdan sahibi sevgi ve şefkatlerini bir an bile esirgemeyen refakatçilerine de Allah'tan güç kuvvet ve işlerinde kolaylıklar dilerim.

  Doktorluğun ve hekimliğini bilen adalet duygusunu, vicdan duygusunu kendisine ilke edinen hastalarının üzerinde titreyen sevgiyi şefkati yardımı hastalarından esirgemeyen değerli doktor. hekim ve diğer iş arkadaşlarının şeker bayramlarını kutlarım.

  Engelsizrenkler.blogspot.com okuyucularımın aracığı ile yazmış olduğum blog yazılarımı onlara hitaben yazıyorum. Şeker bayramınız mutlu kutlu olsun. Hep beraber nice sağlık, mutlu, huzurlu bayramlar olsun...

 Bütün İslam aleminin şeker bayramını en içten duygularımla kutlarım. Önce Allah'tan sağlık, barış, huzur, sevgi, şefkat, dayanışma, paylaşma, hoşgörü, adalet ve vicdan duygularını kaybetmemelerini dilerim.

  Kazançlarının helalinden kazanmalarını sofralarından bereketin hiç eksik olmadığı bir yaşamlarının olmasını temenni ederim. Herkesin önümüzdeki ramazan ayını şeker bayramının feyzini, bereketini, mutluluğunu yaşamalarını ve sağlıklı bir şekilde ulaşılması dileğimle... Her şey gönlünüzce göre olması umuduyla hoş çakalın.









Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.