21 Mart 2016 Pazartesi

3 Kasım Dünya Engelliler Günü

 

    Trafik kazası yaptıktan sonra omuriliğimin zedelenmesi sonucu paraplejik felçli olarak hayatım geri kalan bölümü omurilik felçli olarak devam ediyorum. Her yıl 3 Aralık Dünya Engelliler günü olarak kutlanıyor veya kutlayanlar olduğunu ve her şeyin sözlerde kaldığını görüyorum.

    Ben de engelli olarak yaşamaya başladığım ilk yıllarda fazla önemsediğimi söyleyemem bu konu hakkında da fazla bir bilgim yoktu. Sadece 3 Aralık Dünya engelliler günü olarak anımsardım başka bir anlamı yoktu. 

    Engelliler günü olarak kutlanan bir günün ne kadar anlamlı ve önemli olduğu konusunda bir engelli olarak kendi adıma sorgulamak gerekiyor diye düşünüyorum.Özde değil sözde kalan içi boş süslü lafları her yıl duyuyorum görüyorum sosyal medya aracılığı ile ve aynı zamanda siyasi partilerin liderleri olsun sivil toplum kuruluşları olsun bir yerlerde yada kendi odalarında ayaklarına kadar gelen engelli bireylerle resmi bir tören edasında engellilerle yan yana durup resim karelerinde olmaktan başka bir iş yapmıyorlar ve günün anlam ve önemi belirtmek için bir de kucaklaşmalar sarılmalarla eşliğinde poz veriliyor yada bazı hediyeler eşliğinde kutlanıyor.

    Onun için Bende bir engelli olarak yaşam kalitemin yükselmesi için hizmetlerin verilmesi ve bu toplumun bir başkası olduğumu gösteren adımların atılmasını gerekiyor düşünüyor ve yaşadığımız zorluklarla nasıl karşı karşıya gelip mücadele verdiğimizi ithafen bu günkü yazımda farklı bir şey yaparak otuz beş tane resim paylaştım.

    Kelimeler konuşurken anlamlarını yitiriyor veya karşınızdaki kişilerin anlama yeteneğine göre farklılık gösteriyor sonra da sizi nasıl gördüklerin ve nasıl anladıklarını kalıyor. Türkiye'deki engellilerin durumunu fiziksel ve duygusal olarak yaşadığı zorlukları anlamıyorsanız kendinize empatiden muaf tutmuş olmalısınız muhtemelen.

   Suyun serinliğini bilenler ateşe düştüklerinde suyun tadını lezzetini daha iyi anlarlar.
Bir engelli olarak ilk önce akıl sağlığımızı korumanın ne kadar önemli olduğunu bilmemiz hayatımızın ileri ki evrelerinde hayata bakış açımıza yön verebiliyor.Bütün yapacağımız işlerde veya bulunduğumuz iletişimlerde önemli bir unsur teşkil ediyor. 

    Eğer siz üretmek istiyorsanız hedefleriniz varsa yapmak istediğiniz işlerde sorumluluk sahibi olmak istiyorsanız istediğiniz zaman istediğiniz yere gitmek istiyorsanız bu değişmeyen bir altın kural olarak her daim benimsemeliyiz. 

   Travma Sonrası Stres Bozukluğu yaşamış olabiliyoruz bu durumu mümkün olduğu kadar hız bir şekilde atlatmanın yollarını bulmalıyız yoksa bir başkalarının gölgesi altında yaşamaya başlıyorsunuz.

    İyileşme ve ilerleme beklerken bu durum daha fazla olumsuz sonuçlarla neden oluyor ve önünüze aşılması zor olan bir set çekiliyor. 

    Sonra fikirleriniz düşünceleriniz istekleriniz arzularınız ehemmiyetini kaybediyor ve artık sizden de hiç icazet alınmıyor. Bu durumda enerjinizi moralinizi yaşam azminizi ele geçiriyor ve sizi her şeyden alıkoyuyor. 

    Hayat artı ilişkiler artı güven eşittir sizi siz yapan her şeyden alı konulmuş bir şekilde yaşıyorsunuz.Size Katkı Sağlayan Yine Siz Oluyorsunuz.Burada en önemli husus Sağlıklı Olmak kadar akıl sağlığımızın ve ruh halimizin aynı orantıda ilerlediğini gözlemliyoruz.

    Bu konuda aslında ilk önce atılması gereken ilk adım Sosyal Devlet olarak akıl sağlığımızın için girişimlerde bulunulmalı. Travma Sonrası Stres Bozukluğu yaşayan kişiler ve aileleri ile birlikte bilinçlendirilmeli. 

    Bunun için profesyonel bir ekip kurulmalı ve bu ekip içerisinde olacak kişiler kendi bölümlerinde özenle seçilmeli ve sadece o kişiler tedavi süreci yürütmelidirler. 

    Bu meslek grupları psikiyatri psikologlar danışmanlık yapabilecek ilişki uzmanları ve pedagog ve iletişim ve bilişim teknoloji uzmanları yer almalı son olarak da engelli ve engelli ailelerinin bilgisini ve tecrübelerine önem verilmeli diye düşünüyorum böylelikle sağlıklı geniş bir kadro kurulabilir.

   Engellilerin yapamayacakları hiç bir iş yoktur yeter ki inançlarını ve duygu durumu bozuklarını kaybetmesinler.

    3 Kasım 2015 Dünya Engelliler Gününüz kutlu olsun. Engelliler gününü bilen engellilerin ne olduğunu bilen kişilerle karşılaşmanızı sonra duygu ve düşüncelerinizi inançlarınızı doğru kararlı bir şekil yaşamanız dileğimle.











                                             













Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.